Irak Ulusal Egemenlik Bayramı

from_iraqEvvelsi gün, Irak’taki ABD askerleri kışlalarına çekildiler. Herhalde tam olarak ne olduğunu kavrayamayan basın, haberi ABD ordusu Irak’tan çekilmiş “kıvamında” verdi.

Irak devleti de durumu basın gibi algılamış olmalı ki, o günü “Ulusal Egemenlik Günü” ilan etti.

Demekki, Irak devleti, ABD’yi işgalci güç olarak kabul ediyor. Öyle olmasa, Saddam’ın idam edildiği günü Ulusal Egemenlik Günü ilan ederlerdi.

Eğer ABD’yi işgalci güç sayıyorlarsa,ki öyle, bu kararı vermekte “fazla hızlı” davrandıkları da ortada.

Oysa, ABD’nin Irak elçisi, bir diplomat için bile çok fazla açık bir üslupla “bundan sonra başınızın çaresine bakın” dedi. Burada “başının çaresine bakmak”, elbette bir bağımsızlık anlamında değil. Irak’ta artık iç terörü Irak polisinin üzerine yıktılar. ABD askerinin şehirlerden çekilmesiyle önümüzdeki günlerde terör zirve yapacak.

Bu arada, Irak petrolünü almak için hiçbir batılı şirket teklif vermedi. Çeşitli gerekçelerle Irak petrolünün kendileri için cazip olmadığını söylüyorlar.

Amaç, Irak’ı daha da büyük bir kaosa düşürüp, petrolü hepten ölü fiyattan almak gibi görünüyor.

Obama’nın değişim dediği şey bu olmalı!

Bu İranlı çocukların derdi ne?

ahmadinejaad2td3İran’da seçimlerden bu yana kan gövdeyi götürüyor.

Bize okutulan şu: Ahmedinejat, aslında sandıkta Musevi’yi yenemedi. Halk, “büyük devrimci lider” Musevi’yi istiyor. Musevi gelirse, herşey çok güzel olacak.

Son aldığım haberlere göre -Çölaşan’ın MİT’den uçurulan minik kuşları(!) değil, İranlıların bloglarından,yabancı basından takip ediyorum- 120 kadar İran’lı profesör istifa etti, 40 kadarı da içeride. Binlerce insan gösteri yapıyor. Gösterilerin Tahran’da olduğuna da dikkat çekelim; yani İran’ın yobaz kesimi değil, aksine entelektüel seviyesi çok yüksek insanlar bunlar. Çoğu, Humeyni’nin kafasını götüremediği insanlar ya da onların çocukları, torunları…

Şimdi bu adamların Ayetullah’lar gitmeden Musevi’nin gelmesiyle birşeylerin değişeceğine inandıklarını söylersek, ahmak durumuna düşeriz.

Yani artık şunu anlayalım; adamlar seçim bahanesiyle aslında Ayetullahları, şeriatı protesto ediyor.

Bunca insan, saatler içinde gayet organize bir şekilde sokaklara döküldü. Buradan şu çıkar: İran’da şeriata karşı gizli bir örgütlenme var.

Öyle olmasa, İran’da seçimden önce SMS servisleri “iptal olmaz”, Twitter gibi sitelerin erişimi durdurulmazdı.

Binlerce insanın, “Ramiz koş gel haydi, bizim Musevi’nin oylarını hiç ediyorlar” SMS’leriyle mi biraraya geldiğini sanıyorsunuz?

Türkiye’de mitingler aylarca öncesinden, medyanın gazına rağmen bunun onda biri kadar katılımcı toplayamazken, İran halkı sarık ve cüppeli adam “ılıman Şeriat” getiremeyecek diye mi sokağa döküldü?  Üstelik buradaki mitinglerde polis fiske bile vurmuyor -aksi halde laik-şeriatçı savaşı çıkardı- ama orada adamı sokak ortasında öldürüyorlar.

Eh, bunun Ahmedinejat-Musevi çekişmesi olmadığı ortada. Nasıl bu kadar hızlı örgütlendiklerini çözene de ödül var.

Internet Terimleri Sözlüğü

Internet bir Türk icadı olduğu halde, ABD’de yaratılan bazı ünvan ve terimlerin ülkemizde yeterince anlaşılmadığını fark ederek naçizane bir sözlük çalışması yapmaya karar verdim.

Vakit az olduğundan dolayı sadece aklıma gelen bazı terimleri açıklamakla yetineceğim.

Girişimci: Henüz bir sitesi olmayan, en iyi ihtimalle bedava bir blog hizmetinden blog edinmiş ya da forumlardan yardım alarak kendi WP blogunu oluşturmuş kişi. Henüz “giriştim” aşamasındaki girişimci sayısı çok azdır; çoğu “girişeceğim inşallah” aşamasındadır. Girişimciler, Internet’ten kazanılan anormal rakamları telaffuz ettikleri halde, aralarında bu işten para kazanan birine rastlamak neredeyse imkansızdır.

Vizyoner, Innovasyonist: Kendi kendini Internet konusunda otorite ilan eden kimse. Bu ilan genelde Twitter’dan yapılır ve iki şahit hazır bulunarak methiye düzerler.

Web Developer: Forumdan yardım alarak Wordpress kurabilecek bilgi düzeyinde olan kimse.

Twitter: Sizin dilinizi anlamayan kişileri listenize eklemeye yarayan, 140 karakterle sınırlı ve sadece yazılan ama okunmayan micro blog hizmeti, zaman öldürgeci.

Forum: Crack ve Warez paylaşılan, rep vermemenin “emeğe saygı” sloganıyla kınandığı bir sosyal linç ortamı.

Web Standartları: Bütün camianın tabu kabilinden kabul ettiği, ancak bu kurallara uymanın ayıp ve günah sayıldığı standartlar öbeği.

Media Planner: Sitelerin Flash ve Javascript reklamlarla tarayıcıları göçürme potansiyelini test ederek bu sitelere reklam sağlayan kimse, Internet değnekçisi.

Sosyal Ağ: İnsanların birbirlerine erotik ve faşizan fotograflarını sergilediği, din, ırk ve dil temelli nefret grupları yaratmaya yarayan, tuhaf videoların paylaşılıp insanların birirlerine Mor Pokemon gibi tuhaf hediyeler gönderdikleri bir tür arena.

Hedef Kitle: Atlantis’de yaşadıklarına inanılan halk.

ABD, Fransa ve Türkiye’de laiklik

EiffelTowerLaiklik konusunda sık sık birşeyler karalıyorum. İddiam hep aynı: Türkiye Cumhuriyeti laik değildir. Bunu iyice bir anlayalım, sonra birşey yapılacaksa ne yapılması gerektiğini düşünürüz.

Dünya tarihinde laikliği ilk getiren ABD anayasasıdır. Gariptir ki, ABD anayasasında direk olarak “laik,laiklik” kelimeleri geçmez:

Congress shall make no law respecting an establishment of religion, or prohibiting the free exercise thereof; or abridging the freedom of speech, or of the press; or the right of the people peaceably to assemble, and to petition the Government for a redress of grievances.

İkinci virgüle kadar al sana laiklik tanımı: Kongre, bir dini kayıracak ya da yasaklayacak hiçbir yasa yapamaz.

Antrparantez, Avrupa’da bile ateistleri yakmak için can attıkları bir dönemde, ABD, ateistliği hak olarak görmüştür.

Bizde ise, sanırım şimdi kalktı, 82 anayasasında devletten bahsederken, son satırda “dini İslam’dır” yazıyordu.

Devlet namaz kılıyor, Ramazan’da sahura kalkıyor. Bir de Diyanet İşleri Başkanlığı var. Bakanlığı bile olmayan kurum, kimi bakanlıktan daha çok bütçeye sahip. Üstelik cami bile yapmıyor.

“Laik” Türkiye’de cemevleri ibadethane kapsamında değil.

“Laik” Türkiye’de Şaman da olsan, Yahudi de olsan mecburen din dersine giriyor, Müslüman dualarından sözlü oluyorsun.

Bu durum bize Fransa’dan kalma diye düşünüyorum; çünkü cumhuriyeti kuran kadrolar da Fransız devrimi ve devleti etkisi altında kalmışlardı. Aslında o dönemin en baskın kültürel ve siyasal gücüydü Fransa; bu durumu doğal karşılamak gerek.

Mesela, savcıyla hakimin yanyana oturması “orjinalliği” de Fransa’dan alınmadır, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Herhalde giyotine gönderecek çok adam olduğundan, savcıyı hakim yanına oturttular ki mahkemeler hızlı yürüsün. Bunlar da zaten dümenden mahkemelerdi; bizim darbe zamanlarında kurulan, sivillleri “şekil şartını yerine getirmek” üzere usulen yargılayıp muhakkak suçlu bulan mahkemeler gibi.

Sanmayın imam hatip fenomeni sadece bizde var, Fransız nüfusun %30′u Katolik okullarından mezundur! Galatasaraylılara sorun nasıl olur Katolik mektebi anlatsınlar (Saint Benoit’lılara filan da sorsanız olur!) Hoş bizdeki imam hatipler Kenan Evren ve darbe arkadaşları icadı, o da ayrı. Jakoben Fransız devlet görüşü ise herhalde dinin göbeğini kaşıyan ayıya bırakılmayacak kadar hassas bir konu olduğunu farketmişti de ondan bu okulları açtı.

Eskiden nufüs kağıdındaki din hanesine karşıydım ama şimdi çok da mantıksız gelmiyor; en azından orada yazan dine göre gömülüorsunuz ölünce. Kimsesiz biriyseniz bu gerekli. Ama sanırım hala “sofistike” isteklerde bulunamıyorsunuz; örneğin orada İslam yazıyorsa yakılmanızı talep etme gibi bir durumunuz yok.

Sonra bu ABD, “allahsız ve gomonist” Ruslara karşı halkı fiştiklemek için anayasayı deliyor. Sanırım tam da 1940′da, ufak ufak kertmeye başlıyorlar. Yani, ihale kapamayan medya ağzıyla söyleyeyim, “laiklik elden gitmeye başlıyor”.

Yakın ABD tarihinde -gerçi 300 senelik tarihi olmayan ABD’nin bütün tarihi bize göre yakın kalır- sapık tarikatlar, zibidi mesihlerin toplu intiharları filan gibi türlü çeşitli rezalet bol miktarda mevcuttur.

Yani devlet, dini ne zaman ayarlamaya kalksa bu işten maraz doğmuştur.

Bugün Fransa’da bizden çok çarşaflı var. İnsanların kıyafetine karışmak haddimize değil ama olay kıyafetle kalmıyor; kendi aralarında bir şeriat düzeni yaşıyorlar. Fransa müdahale edince de Paris gettolarında polisle islamcılar çatışıyor. Elbette sapık katolikler filan da vardır ama oturup incelemek gerek.

Bizde de herifler Sivas’ta 36 kişiyi diri diri yaktı, ne oldu? Emniyet müdürü filan içeri mi girdi? Vali hapiste mi şimdi? Adamlar yandıklarıyla kaldı, ha tabi birde “bu adamları rahat bırakırsan hepimizi yakarlar” türünden bir dogmaya sahip olduk.

Demekki “sözde değil, özde laiklik” lazım değil mi ağalar?

Hürriyet’in Örnek Gazetecilik Başarısı

-Avustralyalı bilimadamları kanserli hücreyi kansersiz hücreden ayıran bir bakteri yarattı. Oluşturulan bir başka bakteri de sadece ayrılan kanserli hücreyi hedef alıp yok ediyor.
-Honduras’da darbe oldu
-İngiltere, İran elçilik personelinin bırakılması için İran’ı sert şekilde uyardı.
-Global ısınma yüzünden New Orleans 2100 yılına kadar sular altında kalacak
-Obama yeni çevre yasasını kabul etmedi; karbon emisyonu hedeflerini tutturamayan ülkelere zarar verebilir dedi.
-İran polisi 3000 göstericiye gaz ve cop kullandı

Bunlar günün önemli haberlerinden aklıma gelen bazı başlıklar. Elbette Türk basınından değil, haber ajanslarından topladım.

Şimdi Hurriyet’in Internet sitesine göz atalım, bakalım neler var:

-’Hıyarlı baba’ aşık.
-Neşteri abartınca
-Bikiniye böyle sığdılar
-Avea’dan Paso tarifesi
-Uyuyan bekçiye eşekli ceza
-Karı koca tatilde (Tersten yazsanız daha bir ilgi çekerdi)

Yukarıdaki haberlerin hiçbiri Hürriyet web sitesinin ana sayfasında yok. Hürrriyet’e göre, bikiniye sığan memelerin sırrı, kanserin tedavisinde çığır açan tedavi yönteminden daha önemli.

Hıyarlı baba aşık olduğu için artık İran’da kim vurduya giden insanlar bizi ilgilendirmiyor.

İngiltere, elçilik mevzusunu bahane edip, ABD’yi de yanına alarak -daha açık ifadeyle, ABD’nin dümeniyle- İran’a saldırabilir; ama önemi yok, sağolsun Avea’nın Paso tarifesi. Kıçımızın dibinde savaş varken paso geyik yaparız anasını satayım..

Honduras’ta darbe olmuş,bunu da bilmenin bir anlamı yok. Oysa Hürriyet’in “hayat bilgisi” tarzı haberi var; eğer bekçi olup uyursan sana eşekli ceza verirler. Allah korusun:)

Daha diyecek laf yok. İnanmayan olur diye ekran görüntülerini de koyuyorum.

hurriyet

FireStats icon Powered by FireStats