Dış filtre kazaları
24 saatten az bir sürede, dış filtreyle ilgili yaşanabilecek balık kazalarının herhalde tümünü yaşadım!
Yorucu gün, 200 litrelik canlı doğuran tankındaki Tetratec’in, adeti olduğu üzere, bolca sakal yosunu üretmiş olduğunu farketmemle başladı. Giriş hortumu yosunla kaplıydı. Önce hortumu söküp harbi çektim(!). -Bunun için kabloya bağlı bir elyaf kullanabilirsiniz, en azından benim yöntemim bu.
1.metreden kısa hortumdan, sadece 1 ay önce temizlendiği halde bir bardak dolusu yosun çıktı. Debi temizlikten önce korkunçtu; çıkış hortumundan su sadece damlıyordu. Temizlikten sonra aklıma bir sivrilik geldi: eğer hortumun ucunu boş bırakır, yani süzgeci takmaz isem, debi coşardı. Gerçekten de, süzgeci iptal ederek taktığım giriş hortumu parmağımı bile emmeyi başardı ve çıkış hortumu şelale gibi suyu fıskırtmaya başladı. Balıkların oldukça büyük olduğu için, bu hortumdan geçemeyeceklerini düşünerek keyfim arttı.
Lakin, 1 saat geçmeden, çıkış hortumunun sesinin kesildiğini farkettim. Su filan gelmiyordu. Akvaryumda 6.hislerden kaynaklanan bir eksik farkedip, hemen filtrenin bulunduğu dolabın kapağını açtım. Maalesef, dişi molilerden biri, C130, su giriş hortumunun musluk kısmında sıkışmış ve ölmüştü.
Manzara gerçekten sinir bozucuydu. Her balığın üstünde gavurların slime coat dedikleri -bizimkiler ne der bilmiyorum- bir koruyucu,yağlı tabaka vardır. Zaten huylu biri olduğum için balığa dokunırken midem kalktı. Peçeteyle zar zor sıkıştığı yerden çıkardım. Bu sefer filtreyi çalıştırmadan önce, süzgecin borusundan söktüğüm süzgeci direk hortuma sıkıca taktım. Yapabiliyorsanız tavsiye ederim; zira debiyi gerçekten çok artırıyor.

Lakin, altıncı hissim tekrar eksik balık olduğunu söylüyordu. Hakkaten de, dişi Veliferalardan biri, sayımda çıkmadı. Bu sefer, filtreyi banyoya götürüp söktüm ve aşağıdaki manzarayla karşılaştım!

Dişi Velifera ve bir de yavru. Velifera hala yaşıyor, ancak feci derecede ürkmüş ve biraz yüzgeç hasarı var. Eğer 48 saati atlatabilirse yaşar; yani durumu biraz kritik. Bu gibi konularda riske girmemekte fayda var; aptallığımdan dolayı ölüme sebep olduğum için gerçekten çok kızgınım kendime…
Filtrede yavru yakalayınca, yavru akvaryumunda gözüme az görünen yavrular belki de filtre içindeler diye düşündüm. Bu akvaryumdaki filtrede süzgeç vardı; ancak daha önce de yavru kaçmıştı. Artık sudaki aşırı dalgalanma sorununu çözdüğümden, yavru kaçmış olduğunu pek düşünmedim.
Gelgelelim, daha kapağı kaldırınca, en üst sepette bir ölü, bir de canlı yavruyla karşılaştım. Sepetleri kaldırdıkça, 18 yavru yakaladım! 1 ölü, 18 diri.

Eşeği sağlam kazığa bağlayayım diyerek, yavru akvaryumundaki süzgece bir elek geçirdim. Aslında, bu dip süpürgesinden çıkan ve orada bırakın işe yaramayı, pisliği çamura dönüştüren torbaydı. Ama burada işe yaradı. Üstelik, emişi de güçleştirmiyor.
