8 çekirdekli işlemciler Windows’a uyar mı? AMD ve Intel farklı mı düşünüyor, yoksa Intel Linux’a mı sokuluyor?

intel xeonIntel ilk kez çift çekirdekli işlemciyi duyurduğunda herhalde ilk uykusu kaçanlar “ciddi” programcılar oldular. Özellikle de, Adobe, şimdi Adobe’un olan Macromedia, oyun programcıları, vesaire. Çünkü özellikle sistem programcıları bilirler ki, tek bir CPU ile çok sayıda CPU ile anlaşmak arasında ciddi farklar vardır. Keyfe keder threading teknikleri, birden çok işlemciyle birlikte hayatın acı gerçeği haline gelirler. Üstelik, gerçekten etkin çalışan bir program yazabilmek için sürekli çekirdek yüklerini izlemek, görev paylaştırmak zorunda kalırsınız.

Gerçek şu ki, Windows ikinci çekirdeğe bile pek hazır değildi. Microsoft’un sunucu geçmişine bakacak olursak, UNIX tabanlı tüm sistemlerden (Linux, SUN Solaris, her türlü UNIX türevi) çok daha yeni olduğunu görürüz.

Yıllar önce, çok işlemcili masaüstü makineleri fanteziden ibaretti. Öte yandan, çok ama çok uzun yıllardır, UNIX tabanlı çalışan sistemler için bu sıradan bir olaydı.sgi mips Çünkü UNIX’in (ya da türevlerinin) olduğu yerde yüksek işlem gücü gerektiren uygulamalar vardı. Nitekim, aslında SGI’ın,SCO’nun her an batacak durumda olması, Sun’ın da fena halde silkelenmiş olması işte bu işlemci devriminden kaynaklanıyor. Eskiden Sun ve SGI gibi üreticiler, özel ve çok işlemcili, ölçeklenebilir masaüstü ve sunucu sistemlerini mutlu mesut savunma sanayine, Hollywood’a, araştırma merkezlerine satar ve keyiflerine bakarlardı. x86′lar çekirdek artırmaya başlayınca durum değişti. Bu işlemcilerin arkasında AMD ve Intel gibi devler vardı; evet, mimarileri çok harika filan değildi ama kaba kuvvetle işi çözüyorlardı, ucuzdular ve insanlar x86 üzerinde program geliştirmeye bayılıyordu. Sonrasını zaten biliyoruz.

Kabul edelim; Windows’un çoklu işlemci desteği mükemmel olmasa da çok yol aldı. Bunun sıkıntısını hep çekecekler, çünkü UNIX’in aksine, Windows “bilgisayara dair herşeyin aslında ağın bir parçası olduğu bir işletim sistemi” değil. Sun Sparc ve SGI MIPS programcıları çok uzun yıllardır programlarını çoklu işlemci ortamına göre optimize ediyorlar, daha doğrusu optimize etmiyorlar, çünkü “gerçek bu”.

AMD, geçenlerde 8 çekirdekli işlemcilerle ilgilenmediklerini, çünkü 4 çekirdekten sonra programların diğer çekirdeklerden bir fayda sağlamadıklarını söyledi. Bu kısmen de olsa doğru. Doğru olan kısmı şu; 8 çekirdek için optimize edilen -hatta 4 çekirdek için bile- bir Wİndows uygulaması yok. Öte yandan, AMD maddi olarak yeterince güçlü değil ve herkes biliyor ki, 8 çekirdekli işlemciyi Intel’den ucuza tasarlaması ve üretmesi mucizelere bağlı. Intel’in fabrika gücünün yarısına bile sahip değiller.

ntel de 8 çekirdeğin fazla bir numarası olmayacağını anlamış olacakki, bu sıralar mevcut Core Duo işlemcilerin saat hızını artırmakla meşgul. Elbette sekiz çekirdek gereksiz filan diyemeyiz; ama elektrik tüketimi (ve fiyat)başına işlem gücünün dramatik şekilde düştüğü ortada.

sgi tezro

Bu noktada Linux, hatta (OPen) Solaris, çok güçlü oyuncular haline gelebilirler çünkü Intel 8 çekirdekli işlemciyi piyasaya sürdüğünde, en etkin ikilinin bunlar olacağı ortada. Bununla birlikte, masaüstü kullanıcısı da 8sun niagara t1 çekirdeğin ekonomik bir çözüm olmadığını anlamayacak kadar saf değil. Intel’in şu anki üretim teknolojisi ile, 250 watt’dan az harcayan bir 8 çekirdekli işlemci çıkarması mümkün görünmüyor. (Çok ciddi bir cache optimizasyonu yapmadığı sürece). Sorun, sunucu üreticilerinin 8 çekirdeğe nasıl bakacağı: bence böyle bir ihtiyaç yok. Elbette var; ama Internet patlamasının olduğu yıllardaki gibi, süperbilgisayar gücündeki sunucular peynir ekmek gibi satılmıyor. Kısacası, bu bir pazarlama hatası olur. Demekki, tüketimi ve fiyatı fazla önemsemeyen, “otaku” sahibi masaüstü kullanıcısını işin içine çekmek gerek.

Peki bu nasıl olur? Kafamdaki cevap çok karmaşık. Microsoft’a tek bir darbe vurma şansım olsa, “DirectX” derdim. Bu da uzun ve riskli bir yol: SGI’ın elinden tutup Open GL’i yeterince kolay kullanılır hale getireceksiniz, SDL’i yaygınlaştırıp basitleştireceksiniz, belki satmayan Playstation 3′ün sahibi Sony ile anlaşıp Playstation 3 SDK’sını açacaksınız, oyun geliştiricilere önemli maddi avantaj sağlayacaksınız. Sonuç? Cross platform oyunlar. Geriye tek iş kalır; zaten Linux dünyasına girmeye hevesli ama acık tereddütlü olan Adobe’u ikna etmek. Sonra, HP,Dell,IBM (Yeni Lenovo) başta olmak üzere, hiçbir üretici Windows yüklü makina satmaya yanaşmaz ve bir sabah uyandığımızda neredeyse tüm bilgisayarlarda, eskiden olduğu gibi UNIX türevlerinin çalıştığını görürüz.

Biraz “hayalperestçe” gelebilir, ama bundan 20 yıl önce de, tam dediğim şeyi Microsoft yapmıştı.




Siz de birşey söyleyin!