Futile Computing
Az önce kıçımdan uydurdum. Trusted Computing (Microsoft’a güven; o bilgilerini kime vereceğine senin yerine en iyi şekilde karar verir!), Distributed Computing (daha masaüstü makinamı idare edemiyorum, ama sorunlarımı paylaşmayı severim!) ve sonu “Computing” ile biten tüm fiyasko terimlerden sonra, birinin böyle birşey uydurması farz olmuştu.
Kabul edelim; bilgisayarlar çoğumuzun işine yaramıyor. Bu sektör, aleni para tuzağı: örnek mi? Dev veritabanları kurmak için milyon dolarlar harcıyorsunuz; sonra o yığınların arasında kayboluyorsunuz. Burada devreye Clementine gibi data mining uygulamaları giriyor ve fuzuli veri yığınları arasında, umarım-bu-işinize-yarar tarzında, işinize yarayacağını iddia ettiği verileri ayıklıyor.
“Best effort delivery” kavramını duymuş muydunuz? Kaçıncı OSI katmanı hatırlamıyorum; eğer UDP gibi verinin karşıya ulaştığından haberiniz olmayan aktarım protokolleri kullanıyorsanız, protokol “ben elimden geleni yaparım” diyor. Fazlası yok! Bu “best effort” (elimden gelenin en iyisi diye çevirmek hoşuma gidiyor) kavramı o kadar tuttu ki bir ara, her yazılımın içine bir şekilde girdi. Ne de olsa, garantisi olmayan tek meta yazılım!