Solaris/OpenSolaris oyuncak mı?

OpenSolaris oyuncak mı?Sun’dan gelen Solaris DVD’si zarfında duruyor; geçen haftaki boş bir günde, işletim sistemi deneme hakkımı Mac OS X ile kullandım. BSD tabanlı Mac OS X ile çok akıcı konuşamadım; onboard Attansic L1′in Mac OS X sürücüsü olmadığını keşfedince, fazla kurcalamanın bir anlamı kalmadı. 40 GB’lık SATA diski yerinden söküp kutusuna koydum. Yedekte bir 80 GB ise Solaris 10 için bekliyor.

Solaris, dolasıyla OpenSolaris, sürücü desteği konusunda zayıf. Bunu değiştirmek, Sun’ın öncelikli hedefleri arasında. Debian’dan Ian Murdoch’ın transferiyle, çok büyük ihtimalle apt-* ve dpkg gibi muhteşem Debian araçları da, yakın zamanda Solaris saflarına katılacaklar.

Aslında sürücü desteği vahim düzeyde değil; nitekim kurulum bile diyemeceğim çok hızlı bir kurulum işleminin ardından, Nvidia GPU’lu laptop’a Nvidia’nın Orijinal sürücülerini kurmuş ve çalıştırmıştım; bu sürücülerin kalitesi konusunda Bir şey söyleyecek kadar uzun kullanmadım ama, en azından fonksiyonellik olarak GNU/Linux sürücülerinden farksızdı.

Gelgelelim, Intel dışındaki chipsetlerde, özellikle SATA sürücüleri konusunda sorun yaşamanız her zaman olası. Hele hele, Marvell ya da Realtek dışında bir ethernet kontrolörü varsa, işiniz cidden zor olabilir.

Solaris’i özellikle ZFS’i denemek için kurmak istiyorum; ZFS, Sun’ın iddia ettiği gibi gerçekten de dünyanın en gelişmiş dosya sistemi. Shell üzerinden gayet anlaşılır birkaç komutla, çok karmaşık RAID kombinasyonlarındaki disk “çiftliklerinden”, grup ve kullanıcı bazında disk alanları tahsis edebiliyorsunuz. Hatta, değişik disklerden parça parça alanlar toplayarak, bunları mantıksal olarak tek bir diskmiş gibi gösterebilmeniz mümkün, hatta basit.

Veri bütünlüğünü kontrol etmek için 256 bitlik checksum kullanıyor ZFS. Bir arkadaşımın yaptığı demoda, performansında olağanüstü olduğunu gördüm. Bir DVD imajını bir ZFS bölümünden alıp yeni oluşturduğu (tek satır!) bir mantıksal disk bölümüne kopyalaması kelimenin tam anlamıyla “göz açıp kapama” süresinde bitti. Makinada 10.000 devirlik Western Digital Raptor’lar RAID konfigürasyonu ile dizili olduğundan(!) sonuçlar pek adil gelmeyebilir; ama bilgisayar başında 20 seneden fazla zaman geçirmiş ve Plan 9′dan GEOS’a kadar “tuhaf” işletim sistemleri görmüş biri olarak, bunun Windows ya da GNU/Linux ile mümkün olmayacağını kestirebilirim.

Bir de akla zarar veri kurtarma özelliği var. Bunun demosunu bir ZFS videosunda gördüm; “zorlayarak” bozulan dosyaların raporu konsola düşüyor ve ZFS deamon’ı bu dosyaları otomatik olarak düzeltiyor. Üstelik bu işlem sanki doğal bir süreçmiş gibi oluveriyor.

Bu arada, ZFS, GNU/Linux’a da aktarılmakta. Şu aşamada tam bir fiyasko olduğu söyleniyor, hatta kimilerine göre gerçek bir “ZFS”, Linux kerneli ile mümkün değil. Bundan şüpheliyim; ama çok zaman alabilir. Bildiğim kadarıyla, tek 128 bit dosya sistemi ZFS; daha GFFS’e bakmadım.

Gelgelelim, komik şekilde, ZFS, grup ve kullanıcı bazında kotaları desteklemiyor. En azından benim gördüğüm bu. Kotaları zone bazında verebiliyorsunuz. Zone’lar, container altında oluşturulan alt disk bölümleri. Bir yaklaşım olarak, belli bir grup ya da kullanıcıya belli bir zone’u atayarak kota oluşturulabilir; ama burada şöyle bir kısıtlama oluyor: bir zone’u paylaştırmak zorunda kaldığınızda kota işe yaramadığı gibi, birden fazla zone’u tek bir kullanıcı ya da gruba verdiğinizde işler çapraşık bir hal alıyor.

Bunun dışında Solaris, Logical Domains gibi etkili virtualization “numaralarıyla” geliyor.

Teknik açıdan bakarsak, Solaris, sahip olabileceğiniz en gelişmiş sunucu işletim sistemi.

Gerçekte ise, datacenter’ların bile çok azının ihtiyaç duyabileceği özellik ve performansa sahip. Bu performans ve son derece gelişmiş bazı özellikler için ödemeniz gereken bedel ise bir hayli yüksek: sorun, fiyatın yüksek olması değil, ödeyeceğiniz bedelin belirsiz olması! Çünkü Solaris, daima “pek ulaşılamayan” yerlerde çalışan bir sistem oldu; ABD ordusu gibi! O yüzden, gazeteye ilan verdiğinizde, bol sayıda (dolayısıyla ucuz!) Solaris sistem yöneticisi bulmanız mümkün değil.

Şu sıralar Sun, OpenSolaris’i yaygınlaştırmak istiyor. Bedava bir işletim sistemini yaygınlaştırmak için para ve zaman harcamalarının nedeni, bence sunucular için en ideal işlemci olan ve yakın zamanda 16 çekirdeğe terfi edecek Sun SPARC’ı yüklü miktarda satmak istemeleri. Solaris, doğal olarak, en iyi SPARC işlemciler üzerinde çalışıyor.

Eğer yeterince desteklenirse, zaman içinde GNU/Linux’un yerini alması kaçınılmaz. Bence bu sayede, taşlar da tam yerine oturmaya başlar: GNU/Linux, en çok işe yarayacağı embedded sistemler ve basit sunucular üzerinde tek başına at koştururken, OpenSolaris ideal sunucu işletim sistemi haline gelir. Çok uzun vadede bile, Windows’un masaüstü hakimiyetinin kırılacağını sanmıyorum; ta ki web tabanlı işletim sistemi gerçek olana kadar.




Siz de birşey söyleyin!