Thin client konusuna seneler önce kafaya takmıştım. O zamanlar, müşteri portföyü oldukça iyi olan bir arkadaşıma konuyu açtım, ancak “Türkiye’de tutmuyor” dedi. Kısmen haklı olduğunu düşünüyorum.

Aradan seneler geçti, ilk thin client uygulamasını “fabrıga” dediğim çalışma odamda, Pardus üzerinde gerçekleştirdim. Doğrusunu isterseniz, performansı beni bile hayrete düşürdü.

Thin client, ya da ince istemcilerin, çok büyük avantajları var. Türkiye’de birkaç firma, thin client işine girmiş durumda, ancak seçtikleri donanım nedeniyle, çözümleri hala biraz pahalı kaçıyor. Genelde Mini ITX tabanlı Via anakart kullanan ince istemci modelleri bunlar, birçoğu doğal olarak Linux tabanlı. Ancak doğrusunu isterseniz, Via tabanlı anakartlar thin client uygulamaları için fazla pahalı ve sofistike. Kah talep yetersizliğinden, kah alternatif mimariler hakkındaki bilgi yetersizliğinden dolayı, x86 dışındaki mimarilere yönelmeye cesaret edemediklerini düşünüyorum. Sonuç olarak, 150$’ın altında sunulabilecek alternatifler varken, müşterilerine 350-450 dolar marjındaki ürünlerle gidiyorlar.

İnce istemcilerin yaygınlaşmasının önünde bazı sorunlar var:

1.350-450 dolar arası bir ince istemci ile müşteriye gittiğiniz vakit, bir maliyet avantajı kalmıyor. Zira bu fiyata bir masaüstü bilgisayar da almak mümkün.

2.Şirket bünyesinde, IT departmanında çalışan insanlar bu tip projelere köstek oluyorlar; çünkü hemen hepsi Microsoft geçmişine sahip ve birçoğu thin client’ın nasıl çalıştığından bile habersiz. Oysa kısa bir eğitimin ardından, IT çalışanları ince istemci uygulamalarının nasıl iş yüklerini en az %80 hafifleteceğini öğrenip, şirkette de vazgeçilmez adam konumuna gelebilirler.

3.Thin client ithalatı yapan şirket sayısı çok az ve bunlar ya mevcut entegratörler, ya da küçük şirketler. Sun gibi devler de uzun zamandır RAY gibi mimarilerle bu işin içindeler ama KOBİ sınıfına giren çapta şirketlerle çalıştıklarını sanmıyorum. Doğal olarak, Thin Client pazarda yeterince tanınmıyor ve büyük ithalatçılar, daha fazla donanım geliri elde edebilmek adına, thin client’ların yaygınlaşmasını istemiyor.

4.Thin client’ın bilinirliği çok düşük; bunun da nedeni basit: Bilgisayar sektörü ve bilgisayar dergileri, Microsoft-donanım ithalatçısı ekseninde kurulu. Blog yazarları ve sitelerin de bu konuda belli bir ağırlık kazanması sözkonusu değil; zira ince istemciler bizim gibi bir ya da iki bilgisayarla çalışan insanları ilgilendirmiyor.

5.Sunucu tarafında genelde Linux çalıştığı için, bu hem thin client satın alacak şirketi, hem de onun IT departmanını tedirgin ediyor; Windows kullandığınız vakitte thin client mimarisi daha pahalıya geliyor.

6.Genel olarak, Türkiye’de ABD tarzı kıyasıya bir rekabet ortamı yok; dolayısıyla şirketler için yazılım lisanlarından ya de elektrik giderlerinden tasarruf etmek gibi bir kaygı pek yok.

7.İnsan gücü son derece ucuz olduğu ve Linux deneyimli IT elemanları az olduğu için, şirketler “eski sistem” devam etmeyi daha akıllıca buluyorlar. Oysa thin client’ın en kayda değer avantajı, bakım ve yedekleme gibi işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, bu işlere harcanan zaman, para ve işgücünün son derece büyük oranda azaltılabilmesine olanak tanıması.