Visual Basic şeytan icadıdır!
Bilgisayarla ilgili yapmadığım iş kalmadı diyebilirim; web tasarımından tutun yazılım geliştirmeye, ağ kurmaktan bilgisayar toplamaya kadar. Açıkçası, programcılık dışında hiçbirinden büyük zevk filan almadım.
Ne yazıkki, zevkli projeler alma şansım olmadı. Ticareti genel olarak sevmem; hele hele ticari program gördüm mü tüylerim diken diken olur. Ticaret yaptığım zamanlarda da “bakkal defteri” tutmakla ünlüyümdür; SMS”i bile bilgisayara bağladığım cep telefonu ve kendi yazdığım programlarla atan biri için, bu çoğu insana oldukça “tuhaf” gelir.
Windows altında Visual Basic ile program geliştirmek, bir programcının başına gelebilecek en tehlikeli şey. Gerçekten çok çaba göstermeme rağmen, VB”nin sağladığı “şeytani” rahatlıktan kurtulmak kolay olmuyor.
Visual Basic kullanmak, şeytanla anlaşma yapmaya benziyor: Başta müthiş rahat ediyorsunuz. şimdiye kadar gördüğüm en iyi RAD ortamı. “Sen kod filan yazma, şuralara tıkla, ben gerisini hallederim” diyor. Fakat birkaç ay sonunda gerçekçi bir değerlendirme yaptığınızda, programcılıkla ilgili bildiğiniz herşeyi unutmaya başladığınızı görmeye başlıyorsunuz; üstelik VB”ye alışan birisi için başka bir platformda -mesela Linux- program yazmak neredeyse imkansız.
Yine de, VB modern dünyanın vazgeçilemez araçlarından biri. Tek sorun, “düzeyli bir ilişki kurabilmek”! Onun sizi esir almasına fırsat vermemelisiniz. Bu yüzden, fırsat buldukça başka dil ve platformlarda basit, kısa programlar yazarım. VB beni köreltmesin diye..
Microsoft”un tarihinde eğer “doğru” bir iş varsa, o da Visual Basic”tir. Eğer Redmond”lı devin bugünkü servetini Windows”a bağlıyorsanız, size olaylara çok yüzeysel baktığınızı söylerim..
Microsoft, ilk GUI”yi yazan şirket değildir; hatta masaüstü ortamı konusunda son derece geç kalmıştır. Apple ve Amiga, Microsoft”tan uzun yıllar önce, Windows”tan daha iyi masaüstleriyle çıktılar kullanıcıların karşısına..Hala bile, Windows en şık ve kullanışlı işletim sistemi değil. Sıfırdan başlayan bir kullanıcı alın, günde ikişer saat Mac OS,Linux ve Windows kullansın. Size söyleyeceği, şunun gibi Bir şey olacaktır: “Mac OS, kolay kullanılıyor, çok şık ve sade. Keza GNOME da öyle. KDE ve Windows”u kıyaslamam gerekirse, KDE daha şık ve gelişmiş olmasına rağmen, karmaşık olduğu için sanırım Windows XP”yi seçerdim”
Windows”un başarısı, dolaylı yoldan Visual Basic”e bağlı. Üok sayıda “normal” kullanıcı bile, VB ile çok kullanışlı,becerikli ve iyi görünen programlar yazdı ve dağıttı. Üstelik, kısa sürede bu bir yarış haline geldi. Microsoft, VB”yi iyice cilalayarak ticari yazılım geliştiricilerin önüne getirdi. Bu araçla çok basit bir şekilde, hızla geniş ticari yazılımlar üretmek mümkündü. Kısacası VB, “görünmez kahraman” olmasına rağmen, belki bilgisayar tarihinin en büyük pazarlama fikriydi. Üstelik, VB”yi öğrenmek göreceli olarak kolay olduğundan, C ve C++ kullanıcısı olan bazı fanatikler bile isteyerek ya da istemeyerek VB”ye dönmek zorunda kaldılar. Günümüzde yazılım geliştiriyorsanız ve alanınız ticari yazılımlar gibi sofistike olmayan bir alansa, tek değeriniz rakiplerinizden daha hızlı (dolayısıyla ucuz!) olabilmektir.
Hızla artan yazılım desteği sayesinde, Windows rakiplerinden hızla koptu. İnsanlar çoğu zaman en gelişmiş işletim sistemini,teknolojiyi istemezler. Aslında gerçek dünyada, çoğumuz “az değişim” isteriz. İnsan psikolojisi, devrim değil, evrim görmek ister. Cep telefonu tarihine bakın: Ericsson, yıllarca kötü tasarımlı,ergonomik olmayan telefonlar üretti ve müthiş sattı. Çünkü bir sonraki modele geçtiğinde, menüyü yeni baştan öğrenmek zorunda kalmıyordu. Tuşları büyüktü. Kullanımı basitti,menülerde çok kullanılan fonksiyonlar dışında gelişmiş ayarlara, az kullanılan bazı özelliklere yer yoktu.Üstelik gece bir arkadaşınızda kalmak zorundaysanız, “şarj aleti” taşımak zorunda değildiniz; çünkü her evde mutlaka bir Ericsson vardı!
Yıllar sonra Nokia, benzer özellikleri biraz farklı bir şekilde uygulayarak başarıyı yakaladı: artık herkeste Nokia vardı ve yeni bir Nokia aldığınızda kendinizi evinizde gibi hissediyordunuz. Bir Nokia telefonun, Symbian kullanmıyorsa, menü yapısı 10 sene önceki modelle hemen hemen aynıdır. Nokia, Ericsson”a göre basit 1-2 fark yarattı: kullanıcıların telefonu “kurcalamaktan” hoşlandıklarını farketti. Kullanımı basit tutmaya devam ederek, telefonu “kurcalamaktan” hoşlanan kullanıcılar için “menülere gizlenen” birsürü ek fonksiyon eklediler. Sık sık model çıkardılar; hatta çoğu telefon aynı teknik altyapıyı kullanıyor olmasına rağmen, bir-iki ufak değişiklikle bambaşka bir modelmiş hissini veriyordu. Değişen kapaklar iyi bir fikirdi; çoğu Nokia sahibi aslında kapak filan değiştirmediği halde, bu ayrıntıya sahip olmak ilgilerini çekiyordu. Herkes az ya da çok farklı olmak, ya da fark yaratabileceği ihtimalini korumak ister. Nokia bunu iyi kullandı.
Windows da bunları yapan ender yazılım şirketlerinden biri. Ama Microsoft artık Ericsson gibi davranmaya başladı ve yeni bir “Nokia” tarafından tehdit ediliyor:Linux. Üstelik Linux da, Windows gibi en iyi alternatif değil. Sadece popüler,sıkı bir program arşivine sahip. Linux yeni bir moda. Bazıları için yeni bir felsefenin başrol oyuncusu,bazıları için ben farklıyım demenin bir yolu.
Artık Linux”unda VB gibi gerçek bir şeytan oyuncağı var. Aslında uzun süredir vardı ama nihayet kendini hissettirmeye başladı. Takip etmeye devam edin. Tahminlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz. Belki bir,belki iki hafta sonra ondan uzun uzun bahsetmeye başlayacağım.
zinarali :
Nis 23, 07 at 1:36 pmBen bir tahminde bulunmak istiyorum.
Python’u mu kastettiniz?
admin :
Nis 23, 07 at 9:00 pmHayır. Gambas.
zinarali :
Nis 24, 07 at 11:26 amGambas
Şimdi araştırmaya başlıyorum.Ne olduğunu merak ettim.
Ayrıca sizin Gambas ile ilgili yazınızı merak ile bekleyeceğim.
admin :
Nis 25, 07 at 3:41 pmGambas ile ilgili yazı yazmayı şu an için düşünmüyorum; ama yeni yapılanmamız dahilinde bazı ek çalışmalar olacak. Bunlardan biri de, danışmanlık hizmeti. Danışmanlık hizmeti dahilinde, ticari olarak Gambas gibi uygulamalara destek vermeyi planlıyoruz. Ancak bunun için, öncelikle Linux kurulu makinaların talep edilir duruma gelmesi gerekli. Bu yüzden, Pozitif Linux’u çıkardık. Bunlar uzun soluklu projeler ve katılımın az olması nedeniyle işler oldukça yavaş yürüyor. Ayrıca bazı konularda fazlasıyla titizleniyorum; Pozitif Linux gibi. Pozitif Linux’u çıkarırken kendimin de günlük kullanacağım kalitede bir Linux hedeflemiştim; şu an bu satırları Pozitif Linux üzerinden yazıyorum.