Windows iyi bir işletim sistemidir

Şaşıran var mı?

Şaşıracak bir şey yok. 1 yılı aşan süredir sadece Linux kullanıyorum, daha geçen hafta Dreamweaver kullanabilmek için makinelerden birine Windows kurdum. Linux kullanmamın nedenleri farklı; uzun zamandır yeteneklerimin paslanmaya başladığını düşünüyordum ve Linux sayesinde tekrar neyin nasıl çalıştığını toparlama fırsatı buldum. Sadece GUI üzerinde çalışıyorsanız, bir süre sonra bilgisayarın nasıl çalıştığını unutmanız doğaldır. Linux’la tanışıklığım ise 10 seneyi aşmıştır. Bazı dönemler, 2-3 aylık sürelerle kesintisiz Linux kullandığım ya da en azından bir Linux server’ı köşede tuttuğum olmuştur, o da ayrı mesele.

Çok kısa bir süre Mac de kullandım ve açıkçası hoşuma gitmedi; ne at ne eşek…Paris Hilton tarzı bir sistem.

Evet; Windows öyle enayi bir sistem değildir, aksini iddia eden buyursun. Ama “orası delik burası gedik, efenim hafıza yönetimi kötü, Linux da virüs yok” gibi ezber laflarla gelmeyin, popüler tabirle ezberinizi bozarım! Eğer Microsoft, kolay kullanılan bir işletim sistemi sloganıyla yola çıkmasaydı, çoğunuz bilgisayar kullanamayacaktınız. İspatı basit; takın bir Solaris 8 CD’si başlayın kurmaya…Ya da, birkaç bin dolar bayılıp Mac alacak, üstüne de dantel örtü koyacaktınız.

KDE‘nin Windows Explorer’ı taklit ettiği açıktır, GNOME‘da az çok Mac OS klonudur. UNIX‘cileri biliriz; onların vicdanına kalsak bugün Motif ya da CDE kulla(namı)yor olurduk.

Windows, masaüstünde kullanmak için 10 olmasa bile, 8 numara bir sistemdir. İşin klavye mouse kullanmakla sınırlı ise, bunu en iyi yapan masaüstü, Windows Explorer‘dır. Becerip Playstation almak yerine, her seferinde oyun oynamak için yüzlerce doları ekran kartına, Ram’e, ona buna veriyorsan, güzel de oyun oynarsın; başka da bir numarası yoktur.

Lakin, Windows sadece x86 işlemcilerde, koca koca makinelerde çalışmayı sever. Benim gibi 8 saniyede açılan embedded bir alet yapıp, sınırsız bant genişliğinle ve Ttnet’in sana verdiği uyduruk 256k hatla Internet’i hard diske indirmek derdindeysen, Windows sana gelmez.

Windows’un orasına burasına parmak atamazsın; ancak her ay dergilerin 20 sayfa ziyan ettiği “registry’Nin gizemleri” başlıklı apartma yazılardaki teknikleri uygular, sevindirik olursun. Siemens SX1 telefonuna Symbian dışında sistem kurmak istersen imdada Linux yetişir, ben cam güzeliyim dersen gidip Windows Mobile ile gelen telefon alacaksın.

Zaman zaman benim gibi otu boku kontrol etme manyaklığına sürükleniyorsan Windows sana gelmez. Terörden ürken vatandaş misali, donuna kadar aranmayı sineye çekeceksin, Windows’a geçeceksin. “Price of freedom is vigilance” diyorsan ayrı.

Ama Linux’u alıp Windows’un “yan sanayi” mantığıyla kullanıyorsan at bilgisayarı gitsin. Ondan sonra Google’a arkadaşınmış gibi “linux altında tek tıklamayla nasıl program kurulur” diye sorarsın, o da seni artık porno siteye mi gönderir, kumar sitelerine mi aktarır, orasını bilemem.

Grafik tasarım yapıyorsan, ama adam gibi yapıyorsan, maalesef Windows’a (ya da Mac’e) mecbursun. Dreamweaver, Fireworks, Photoshop olmadan işin zor. Gimp ve NVU var demeyin, onları da fena kullanmam; zamanında video filan bile hazırladık. Basit işlerle uğraşıyorsan işini görür, ama 5000 dolarlık işi NVU ve Gimp ile yapamazsın. Gimp‘in potansiyeli büyük o ayrı; ama geliştiricileri bu kafayla giderse Gimp‘den bir cacık olmaz.

Ama tipik kullanıcının olayı belli: MSN ve Internet Explorer. O zaman sana Pentium 3 ve Puppy Linux bile 3 numara büyük gelir, hard diske bile ihtiyacın yok. Devlet daireleri içinde aynısı geçerli.

Nitekim Asus uyandı, 200 dolara laptop satacak.

Bu kadar tantanayı neden yaptın diyeceksiniz, nedeni şu: 2 satır bilgisi olmayan adamın ona buna küfür ederek Linux bayraktarlığı yapması canımı sıkıyor ve Linux’u “cidden” kullananları gerzek çocuk durumuna indirgiyor. Linux’un ve Windows’un kendine göre avantajları var ve ikisi de çok iyi sistemler filan değiller.

Bir kere, hem Hitler takılıp hem de Linux’u savunmayacaksın. GNU felsefesini iyice anlamadan ağzını açmayacaksın.

Neden karşıyız Microsoft’a? ABD şirketi olduğu için mi? (eskiden çok seviyordunuz, şimdi %9 seviyormuşunuz; okuduk istatistikleri!) Zengin olduğu için mi? (Olabilir; biz millet olarak herkes fakir olsun sürünsün isteriz; zengin olunca da herkesi ezeriz!) Hayır; Microsoft’u sevmiyoruz çünkü tekelci ve gelişmelerin önünü kesmeye çalışıyor. Yasakçı filan yani. Pardon; siz yasakçı zihniyetlere o kadar karşı değildiniz, onu unuttuk!




11 yorum “Windows iyi bir işletim sistemidir”

  1. ras0ir :

    Tem 20, 07 at 5:50 pm

    Ya en başlarda güzel sloganlar vardı, ayar verir nitelikte.
    Mesela microsoft sitesinde where do you want to go today yazardı, linuxla ilgili bir sitede, where do you want to go tomorrow.

    daha sonra olay fuckmicrosoft’a döndü. linuxu özgürlük için kullanan kaç insan var allah aşkına?
    eşe dosta akrabaya hava atmak için bakın ben linux kurdum, “h4ck3r pwn3d” tarzında l33t çocuk ayağına yatmanın ne anlamı kaldı. Nerede kaldı özgür yazılımın ruhu?

    Öte yandan kde’nin windows explorerı taklit etmekten ziyade, kullanıcıyı önce alıştırma gibi bir özelliği var. Ha beğenmedinmi görünümü, aç KDE control centerı, düzenle istediğin gibi, öyle 6000 satır registry kodu değiştirmeye kalsaydı işimiz ohooo. Özgür yazılım bana özgürleştirmeyi, gerçek anlamda kişiselleştirmeyi sunuyor. Windowsdaki gibi 2 glass efekti uygulanınca “vay be adamların grafikler” süper nidalarıyla uçmuyorum.
    Aynı şeyi gimp için de söylüyorum, beğenmiyormusunuz? Düzenleyin kodlayın bilginiz varsa, ya da bilene danışın, özgür yazılım size bu imkanı sunmadımı? Çok da güzel sundu. Aynı şeyi adobe’dan istesem ne olur acaba?

    Windows’a çamur atma gereğinde bulunmuyorum, zira windows ile linuxun karşılaştırılmasını saçma buluyorum. Personal Computer diyorsunuz, ama içindeki işletim sistemi hiç de personal değil.. Ne anladım ki ben bundan..

  2. Emexci :

    Tem 21, 07 at 3:53 am

    diger isletim sistemlerinin kötü olmasi windows’u otomatik olarak iyi yapmiyor öyle degilmi?

    mavi ekranlardan biktim, tek söylemek istedigim bu… ama baska alternatif yok bunu hepimiz biliyoruz…

  3. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 4:12 am

    İyi de sorun kodları düzenlemek kısmında. Bu öyle kolay bir iş değil; artı ben grafik tasarımcıysam kodlarla ne işim olur? Tamam özgürlük filan ama 2 senede Gimp’i işime yarar hale getirip çalışmaya ancak başlayabileceksem, o iki senede nasıl özgür olacağım?

  4. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 4:19 am

    Sadece hiçbir işletim sistemi yeteri kadar iyi değil demek istedim. Böyle bakarsanız, Windows masaüstünde iyi bir sistem. Mac OS da, Linux da öyle. Ama hepsi sistemleri fazlasıyla sömürüyor, verimli değiller. Ben mavi ekranı senede 5 defa görmem Windows altında mesela. Mesela bu konuda en iyisi Mac, çünkü donanım sabit, sistem sabit, uyumluluk çok kolay sağlanabiliyor. Ama kapalı bir kutu, gereksiz derecede pahalı, özellikle Türkiye’de dünyanın 1.5 katı fiyatı (koç sağolsun)

  5. ras0ir :

    Tem 21, 07 at 4:49 am

    Tamam özgürlük filan ama 2 senede Gimp’i işime yarar hale getirip çalışmaya ancak başlayabileceksem, o iki senede nasıl özgür olacağım?

    Demek ki hiçbirşey mükemmel değil, ben gidip gimp photoshop’ı döver demiyorum, sizinde bu konudaki hassasiyetinizi biliyorum. Ancak şu varki, insanlar bunu yavaş yavaş çözmeye başlayıp ihtiyaçları doğrultusunda geliştiriyor.
    Kısıtlamaların başladığı yerde programlama başlar. Haksız mıyım? Neden alternatif bir program yazarsınız? Mevcut olan ihtiyacınızı görmediği için..
    Gimp sadece bir örnek, sponsorluklar ve bağışlarla olan bu, ama bu gelişmeyecek anlamına gelmiyor. Verelim gimp geliştiricilerine 1 senelik kazancını, sadece gimpi geliştir diye, bakın ortaya neler çıkıyor.
    Geçmiş yıllarda aynı olayı Perl vakfı yaptı, geliştiricisinin birini tam zamanlı çalıştırdı ve perl bugün tam stabilite kazanan bir dil oldu.

    Yavaş yavaş gelişmelere adapte olduktan sonra gerçek anlamda özgürlüğü yaşıyor olursunuz hiç merak etmeyin. Ha işinizi görmedimi? Buyrun photoshop elinizde, kullanın.

  6. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 7:35 am

    Bende aslında bunu demeye çalışıyorum dolaylı yoldan. Bugün 20 Photoshop lisansı parasını bir adama verseniz, oturup Gimp’i bayağı adam eder. 200 lisans parası verin, oldukça Photoshop benzeri yeteneklere sahip bir program elde edersiniz. Ama yapan yok. Neden yok, çünkü piyasa hödükten geçilmiyor. Bunlarla uğraşan adamları çoluk çocuk sanıyorlar. Mesela Gimp web tabanlı olarak çalışabiliyor, bu muazzam bir özellik. Orwell’in dediğine benzer birşey söyleyebilirz; demişki Hıristiyanlığa zarar verenlerle sosyalizme zarar verenler birbirine çok benzer, her ikisinde de bu adamlar camianın içindedir. Bizde en faşist kafalı adam tutup özgür yazılımı savunmaya kalkıyor ama argümanlar şunlar:

    1-özgür yazılım beleş
    2-kendi malımız (%1′ini yazsa, al hepsi senin malın olsun diyeceğim)
    3.kaynak kodu açık,güvenli (Türkçe anlamayan adamlar söylüyor, kodu okuyup anlayacak, “haaa güvenliymiş bu” diyecek)
    4.adam yazılımı nefret duvarı haline getirmiş,zannediyorki Türkçe “beleş” programları Müslüman Türkler yazmış. Gavur diye ona buna tükürük püskürtüyor, “beleş” kullandığı yazılımı yazanlar onlar haberi yok
    5.Kendi içlerinde “çete” ve “ümmet” kuran adamlar “özgür yazılım” diyor, halka açık listelerinde, forumlarında ona buna küfür ediyorlar, üç kuruşluk bilgileriyle yeni gelenlere akılları sıra üstünlük sağlıyorlar,”özgür aha” diyorlar.
    6.Kendi felsefesiz ve bilgisiz tarikatları içinde şeyhler ve dervişleri var, bunlardan el alan müridleri ona buna tükürük fışkırtıyor. Kimse de akıl edip “sourceforge’da kaç Türk projesi var?” diye sormuyor, soranıda uzaklaştırıyorlar.

  7. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 7:40 am

    Ekleme; dünyada da bir dönem böyleydi. Adamlar baktı bu iş olmuyor, biz bu kopukları temizleyelim dediler. Eskiden özellikle Debian listeleri filan at pazarı gibiydi, şimdi efendi efendi tartışıyorlar. Bizde de böyle bir reform olacak ama reformu yapabilecek adamlar örgütlü değiller. Örgütlenme konusunda da çok ciddi sıkıntılar var. Önce kafa yapısını bir değiştirmek, güncellemek gerek; bu alanda yaşanan sıkıntılarla hukuktan tutun kadın-erkek ilişkilerine kadar yaşadığımız tüm sıkıntıların kaynağı aynı.

  8. ras0ir :

    Tem 21, 07 at 10:03 am

    İşte bu konuda zaten aynı düşünüyoruz, eleştirmeye geldiğinde eleştirilecek o kadar şey varki.

    Yeryüzündeki tek dağıtımın pardus olduğunu sananlardan mı dem vurayım, bir şey bilmediği halde aptalca savunanlardan mı bilmiyorum.
    3 ay önce pardus’a bunlardan bişey olmaz bu nasıl distro vs diyenler bugün bloglarından dünyaya pardus tanıtımı yapıyor.
    Anlatması gerekenler mi anlatmıyor yoksa hemen benimsemeye daha doğrusu üstüne çökmeye çok mu hazırız.
    Tuhaftır ki, 2 saat önce windows kullanıp 2 saat sonra pardus’a geçip oh özgürleştim, dur sövmeye başlayayım düşüncesi özgür yazılıma ne kadar katkıda bulunur ki? İlla linux kurup “hehe olm sen hala windo”ze” mi kullanıyosun yazık sana linux baba” diyen bir insana ne gördünki ulan neresi baba demekten alamıyorum kendimi.
    Acaba bu arkadaşlar, birileri bunları kandırıp “rm -rf /*” yaptırdığında aynı kararlılıkla savunabileceklermi? Microsoft’a küfür edecekler mi? Sanmıyorum..

    Tartışma listeleri konusuna hiç girmek istemezdim ama gireyim madem lafı açıldı.. Listelere üye olduğunuzda gelen ilk e-postayı kaç kişi okuyor allah aşkına? Buna rağmen, gelen postaya cevap yazmak yerine başına RE: yazıp yeniden yazanlar var. Hadi tamam belki bilmiyordur diyeceksiniz ama, kurallar listesinde bu pek açık şekilde yazıyor.

  9. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 10:25 am

    pardus ayrı bir mevzu. Pozitif Linux’u çıkardım diye bazı sivribiberler beni “vatan haini” ilan etmişler:) Pardus milli işletim sistemi ya, ben bölücülük yapmışım.

    Irak’ta böyle paldır küldür “özgürleşmişti”; şimdi birbirlerine “rm -rf *” çekmekle meşguller:)

    Listeler konusu çoktan Internet’in diplerine gömüldü, kimse artık kullanmak istemiyor ama bizde hala pek bir popüler. Forumdan bile kötü bir sistem, israrla vazgeçmiyorlar.

    Maalesef birçok blogcu 3-5 hit için olmadık soytarılıklar yapabiliyor. Yarın MS (onlar M$ yazar, kendileri paragöz değil çünkü MS gibi) banner koyana 1$ versin, heryerde MS bannerı görürsünüz.

    Açıkçası ben bu özgür yazılım işinden soğudum, özellikle elimde iki büyük ve yarılanmış çeviri işi vardı, yarım bıraktım. Onlar atıp tutmaya, küçük mastürbasyon faaliyetlerine devam etsinler, biz her şekilde para kazanmayı biliyoruz nasıl olsa.

    Yorumlarınız için teşekkür ederim, insan bu kadar konuşup bir tık olmayınca delleniyor biraz. Yazdığım fasa fiso yazılara yorum yağıyor, bunlar öenmsiz konu olduğu için kimse iplemiyor. Bakıyorum, hala google’da “barış akarsunun son durumu nedir” yazıp gelen var.

  10. ras0ir :

    Tem 21, 07 at 11:54 am

    Özgür yazılım işinden soğumanıza üzüldüm açıkçası, bir kaç soytarı yüzünden işinizi yarım bırakmanız gerçekten çok üzücü.

    Halbuki soytarılar bir gün ciddileştiklerinde, farkınıza varıp, kahretsin diyebilecek. Bu ülkede magazin bir gün elbet ölecek ve ciddi konular tartışılmaya başlayacak. O zamana kadar sabrınızı taşırmamanızı önerebilirim ancak.

    “barış akarsunun son durumu nedir” ise google fiyaskosu. Açsınlar answers.google.com’u tekrar, ilk yazan ben olacağım “hakkın rahmetine kavuştu” diye.

    Listeler mevzuunda size katılamıyorum, çünkü e-postaya hala önem veriyorum, en azından listelerde birbirinin kopyası yazılar olmuyor, ama forum ve türevi yerlerde aynı içeriğin milyonlarca kez kopyala yapıştıra maruz kaldığını gözlemleyebiliyorum. En azından joomla ile ilgili yazdığım bir yazının toplam 100+ forumda aynen yer alması çok düşündürüyor beni..(halbuki ben yazımın sonuna benden izinsiz hiçbiryerde yayımlanamaz ibaresi koymuştum, kim sallarki?) Birbirinin klonu forumlarda aynı bilgi için saatlerimi harcayacağıma, listede e-posta yardımıyla birşeyler yapmak daha cazip geliyor bana.

    Bu kadar uzun yorum yapmam sıkıcı geliyor olabilir, bu yüzden kusura bakmayın ama eleştirmeye müsait o kadar çok konu var ki, kendimi tutamayıp yazdıkça yazıyorum.
    Saygılar,

  11. Barış Atasoy :

    Tem 21, 07 at 1:41 pm

    Yok,uzun yorumları okuyup mutlaka cevap veriyorum. Hoşuma da gidiyor, bir nevi “e-dertleşme”:) (Bu lafı kullanıp edertlesme.net filan gibi bir site açarlarsa şaşırmam!)

    Açıkçası sanki 1.5 seneden beri bu işlerin içindeymiş gibi görünüyorum, ama bunun uzun bir evveliyatı var. O zamanlar hala insanlarla birarda birşeyler yapabileceğime inanacak kadar salaktım; sonra tecrübe kazanıp bireysel işleri öne çıkardım. Türkiye’de bir işe ne kadar çok insan el atarsa, o işin bitme olasılığı o kadar düşüyor.

    Benim ömrüm vefa etmez dediklerinizi görmeye, bana göre 2 kuşak daha geçmesi gerek. Ha, 2 kuşak sonrakilerin daha da beter olması muhtemeldir.


Siz de birşey söyleyin!