su maymunuSu maymunu akvaryumcular bilir, ama bu isimle değil: Su maymunu, esasen Artemia Salina’nın bir türüdür ve komiktir ama, tescilli bir markadır.

Ama bu su maymunu, o su maymunu değil!

Son zamanlarda bir su maymunu çılgınlığıdır gidiyor! Bu su maymunu dedikleri şeyin bizim Artemia Salina ile alakası yok. Bunlar, suda şişen renkli toplar.

Suda şişen bu renkli topları canlı zannedenler olduğunu akvaryum.com forumlarında öğrendim. Hayır; canlı olmadıkları gibi, sizi de canınızdan edebilirler! Bu renkli topların oldukça kanserojen oldukları söyleniyor. Çocukların ilgisini çok daha fazla çektiğinden, bu tip şeyleri çocuklarınıza kesinlikle almaya yeltenmeyin. Muhteviyatı nedir bilmiyorum; açıklanmıyorda.

Bu renkli toplar hakkında gerekli açıklama ve uyarıyı yaptıktan sonra, gelelim gerçek su maymunlarına!

Dediğim gibi, sea monkey bir tür Artemia. Hibrid bir canlı olduğu söyleniyor; yani bildiğimiz Artemia Salina’dan laboratuar ortamında üretilmiş. Deniz atını andırıyor, geri yüzebiliyor, suda gerçekten maymunluk(!) yapıyor. Aile kurdukları, hatta aile arasında kavga ettikleri söyleniyor (test kabında İtalyan ya da Türk kanı kalmış olmalı!).

Gerçek su maymununu Türkiye’de görmedim, satıldığından da emin değilim. Hatta Southpark’ın bir bölümünde bundan esinlenildiğini görmüştüm. Gerçekten de, Pakmaya gibi bir poşette satılıyor ve akvaryuma atıp çıkmalarını bekliyorsunuz. Artemia çıkaranların yabancı olmadıkları bir şekilde yumurtadan çıkıyorlar. Kilosu 1.000 YTL (eskilerin dedikleri gibi 1 milyar!) den fazla olabilen Artemia Salina’dan bile daha pahalılar; ufacık paketin ABD fiyatı 7 dolar civarı.

Esasen bu bir mini tuzlu su karidesi. Artemia Salina nadiren 1 santim olabilirken, sea monkey 2-2.5 santim olabiliyormuş. 2 sene yaşadıkları söyleniyor ama Artemia tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, bu minik şeyleri yaşatmak bahçe havuzunda Discus üretmekten daha zor olmalı.

Eğer çocuğunuza su-bişeysi alacaksanız, sea monkey iyi bir seçim olur. Ama diğer su maymunundan, yani suda 400 kat şişebilen, boyalı, misketimsi, ne idüğü belirsiz şeylerden uzak durun!

Sihirli su topları diye de satılan bu tuhaf şeyleri satın alanlardan bazıları hastalanmış ve Sağlık Bakanlığı bu ürünlerin ithalatını yasaklatmış. Ben de Zaman gazetesinin yalancısıyım.

24 saatten az bir sürede, dış filtreyle ilgili yaşanabilecek balık kazalarının herhalde tümünü yaşadım!

Yorucu gün, 200 litrelik canlı doğuran tankındaki Tetratec’in, adeti olduğu üzere, bolca sakal yosunu üretmiş olduğunu farketmemle başladı. Giriş hortumu yosunla kaplıydı. Önce hortumu söküp harbi çektim(!). -Bunun için kabloya bağlı bir elyaf kullanabilirsiniz, en azından benim yöntemim bu.

1.metreden kısa hortumdan, sadece 1 ay önce temizlendiği halde bir bardak dolusu yosun çıktı. Debi temizlikten önce korkunçtu; çıkış hortumundan su sadece damlıyordu. Temizlikten sonra aklıma bir sivrilik geldi: eğer hortumun ucunu boş bırakır, yani süzgeci takmaz isem, debi coşardı. Gerçekten de, süzgeci iptal ederek taktığım giriş hortumu parmağımı bile emmeyi başardı ve çıkış hortumu şelale gibi suyu fıskırtmaya başladı. Balıkların oldukça büyük olduğu için, bu hortumdan geçemeyeceklerini düşünerek keyfim arttı.

Lakin, 1 saat geçmeden, çıkış hortumunun sesinin kesildiğini farkettim. Su filan gelmiyordu. Akvaryumda 6.hislerden kaynaklanan bir eksik farkedip, hemen filtrenin bulunduğu dolabın kapağını açtım. Maalesef, dişi molilerden biri, C130, su giriş hortumunun musluk kısmında sıkışmış ve ölmüştü.

Manzara gerçekten sinir bozucuydu. Her balığın üstünde gavurların slime coat dedikleri -bizimkiler ne der bilmiyorum- bir koruyucu,yağlı tabaka vardır. Zaten huylu biri olduğum için balığa dokunırken midem kalktı. Peçeteyle zar zor sıkıştığı yerden çıkardım. Bu sefer filtreyi çalıştırmadan önce, süzgecin borusundan söktüğüm süzgeci direk hortuma sıkıca taktım. Yapabiliyorsanız tavsiye ederim; zira debiyi gerçekten çok artırıyor.


01062008080.jpg

Lakin, altıncı hissim tekrar eksik balık olduğunu söylüyordu. Hakkaten de, dişi Veliferalardan biri, sayımda çıkmadı. Bu sefer, filtreyi banyoya götürüp söktüm ve aşağıdaki manzarayla karşılaştım!


31052008079.jpg

Dişi Velifera ve bir de yavru. Velifera hala yaşıyor, ancak feci derecede ürkmüş ve biraz yüzgeç hasarı var. Eğer 48 saati atlatabilirse yaşar; yani durumu biraz kritik. Bu gibi konularda riske girmemekte fayda var; aptallığımdan dolayı ölüme sebep olduğum için gerçekten çok kızgınım kendime…

Filtrede yavru yakalayınca, yavru akvaryumunda gözüme az görünen yavrular belki de filtre içindeler diye düşündüm. Bu akvaryumdaki filtrede süzgeç vardı; ancak daha önce de yavru kaçmıştı. Artık sudaki aşırı dalgalanma sorununu çözdüğümden, yavru kaçmış olduğunu pek düşünmedim.

Gelgelelim, daha kapağı kaldırınca, en üst sepette bir ölü, bir de canlı yavruyla karşılaştım. Sepetleri kaldırdıkça, 18 yavru yakaladım! 1 ölü, 18 diri.


31052008076.jpg

Eşeği sağlam kazığa bağlayayım diyerek, yavru akvaryumundaki süzgece bir elek geçirdim. Aslında, bu dip süpürgesinden çıkan ve orada bırakın işe yaramayı, pisliği çamura dönüştüren torbaydı. Ama burada işe yaradı. Üstelik, emişi de güçleştirmiyor.


01062008082.jpg

Akvaryum bitkileri de normal bitkilerden farklı değiller; fotosentez yapıyorlar. Sonuç olarak, akvaryumda sağlıklı bitki yetiştirmeniz -ya da bitkilerin ölmemesi için!- oksijen, karbondioksit, ışık ve çeşitli minerallere ihtiyaç var.

İşin en zor kısmı, akvaryumun içine CO2 eklemek. Sevindirici derecede, Türkiye’deki akvaryum forumlarının kalitesi son derece iyi. Özellikle akvaryum.com akvaryumkulubu.org forumlarında bahsettiğim DIY sistemlerden örnekler bulunuyor.

Karbondioksiti kimyasal tepkimeyle şişe içinde ürettikten sonra akvaryuma veriyoruz. Dolayısıyla sistem son derece basit. Tek sorun, CO2′nin su içinde zor çözünmesi ve genelde şişe-hortum bağlantısından gaz kaçağı olması.

Kaçakları önlemek amacıyla, malzeme seçimine dikkat ettim. Seçtiğim malzemeler, kolay ve ucuz malzemeler. Şişe kapağına taktığımız su püskürtme memesini, otomobil yedek parçası satan yerlerde 1-2 YTL’ye bulabilirsiniz. Bunu seçmemin nedeni, gaz çıkışının kısıtlı ve hortumu sağlam ve gaz geçirmez şekilde kapağa sabitleyecek kadar geniş yüzey alanına sahip olması.

Hortumu kapağı delip direk şişe içine saldıktan sonra silikonla izole etmeyi denemeyin bile. İlk zamanlarda gaz kaçağı olmasa dahi, silikonun zamanla deforme olup kaçak yapacağına garanti veririm! Üstelik, her seferinde silikonu söküp tekrar silikon çekmek pek de akıllıca değil!

Not: Karbondioksiti akvaryum içinde eritmek kolay değil. Gazı mümkün olduğunca çok suyla temas ettirip, küçük kabarcıklar halinde vermeniz gerekli. Ben tersini yapıp, ters bir enjektör yerleştirdim. Dolayısıyla, son derece verimsiz çalışıyor. Sadece, enjektör altında kalan iri kabarcık uzun süre suyla temas ediyor ama tekrar söylüyorum, bu verimli değil. Bol şeker ve maya kullanarak fazla kabarcık çıkmasını sağlıyorum. İleride adam gibi bir reaktör yapacağım; ancak sizde benim gibi bir anda gaza gelip çok sayıda bitki aldıysanız ve aceleniz varsa, bu yöntemle 1 saat içinde akvaryuma Co2 vermeye başlayabiliyorsunuz.


diy co2 sistemi malzemeler

YAPIM:

1.Şişe kapağını ve içindeki mavi izolasyon malzemesini ortadan delin. Ben matkap kullandım; ama ısıtılmış çivi, ahşap vidası gibi malzemeler de işe yarayacaktır.


kapagi_del.jpg

2.Su püskürtücü memeyi deliğe alıştırın. Delik ne kadar darsa o kadar iyi.

3.Alıştırma işleminden sonra, kapak içindeki izolasyonu çıkarın ve hem içten, hem dıştan zımparalayın. Delik yüzeyleri ve içinde çapak kalmamalı.Zımparanız yoksa, dikkatlice maket bıçağı ile de çapakları alabilirsiniz. Hatta, törpü bile iş görebilir.


kapaga_oturt1.jpg

 

 

4.İzolasyonu yerine takın.
5.Su püskürtücü memeyi yerine fotograftaki gibi oturdun. Kapağın içinden, meme ile gelen contayı takın ve memeyi yerine vidalayın. Bu işlem sırasında nazik olun! Fazla sert sıkarsanız kapak deforme olacaktır. Çok sert sıkmak zorunda değilsiniz.


kapaga_oturt3.jpg

6.Bu işlemin ardından kapağı şişeye takın, hortumu geçirin ve şiddetle üfleyin. Kaçak yoksa iyi; varsa yeni kapakla sıfırdan başlayacaksınız!

Üflerken çok zorlanmanız sıfır kaçak olduğunu göstermez! Düzgün çalıştıysanız kaçak olmayacaktır, ama içinizde bir miktar şüphe kalması iyidir(!)

7.Burası keyfe keder adım. Çift bileşenli macun yapıştırıcı ile kapağı kapladım. Bunun nedeni, asla yerinden oynamayacağından emin olduğum memeyi daha da garantiye almak ve kapağı uzun yıllar kullanmak(!). Yapmak zorunda değilsiniz.

macunlama1.jpg

macunlama2.jpg

8.Hortumu sıkıca yerine takın; üşenmeden dibine kadar oturtun. Hortumu yamuk kesmeyin; bir tarafı dibe inerken öbür taraf fazla açıkta kalırsa gaz kaçağı olabilir.

9.Şişeyi koyacağınız yere gidip prova yapın ve hortumu ne çok uzun, ne çok kısa gelecek şekilde kesin; tabi akvaryumda enjektörü koyacağımız yeri de hesaba katarak!


montaj1.jpg

Senelerdir birçok hobimle alakalı DIY (Do-it-yourself / Kendin yap) projeler yaptım. Gerçek şu ki, çoğu amatör için bu tip projeler çok vakit alır ve birşeyi hazır satın almaktan çok daha pahalıya gelebilir. Örneğin, 15 YTL’lik reaktörü 1 YTL’lik malzeme ile yapabilirsiniz ama, şarjlı matkap, çift bileşenli yapıştırıcı, matkaplar, Dremel ve uçları gibi malzemeleri edinmek için harcadığınız parayı hesaba yazmazsınız(!). İlk projelerimden külliyen zarar ettiğimi çok iyi hatırlarım; ama elimde çok sayıda alet edevat kaldı ve seneler sonra nihayet gerçek anlamda tasarruf etmeye başladım(!)

*Herhangi bir DIY projede yaptığınız işe özenin, ama sadece gerektiği kadar! Sonuçta burada yaptığınız şey, kafanızı boşaltmak ve basitte olsa yaptığınız şeye bakıp keyif almak. Çocuğunuz varsa bu tip projelere özendirin; zaman içinde daha komplike projelerle uğraştıkça ister istemez bir mühendis bakış açısına sahip olacaktır.

*Projelerinizin zaman içinde nasıl çalıştığını, eksiklerini gözleyin ve gerçekten ihtiyaç duyduğunuz birşeyse geliştirin.

* ve elbette, basit ya da zor, aptalca veya dahice diye düşünmeden paylaşın! Projeniz çok basit olsa bile, kullandığınız bir malzeme çok daha karmaşık bir proje geliştiren birine ilham kaynağı olabilir. Zira, DIY ile uğraşan birinin en büyük sıkıntılarından biri nerede ne malzeme kullanacağı ve bunu nereden bulacağıdır.