Lepistes,Molly,Plati,Velifera,Kılıçkuyruk gibi canlıdoğuranlar ve doğum problemi
Her balığı severim ama canlıdoğuranların benim için ayrı bir yeri var. Üstelik bu hayvanlarla hep şansım tutmuştur: iyi ve sağlıklı balıklar bulabildim, durmadan sağlıklı yavrular aldım ve daha önemlisi, münferit sakat doğum vakaları ve filtreye kaçma nedenler gibi kaçınılamaz durumlar dışında, yavrular hep sağlıklı ve kayıpsız büyüdüler.
Her ne kadar canlıdoğuranların ayda bir kere sürekli olarak doğurdukları söylense de, bu doğru değil. Örnek vereyim; çoğu kaynak Mollilerin ayda bir kez doğum yaptığını söyler ve bu yanlış. Molilerin, Velifera’lar gibi, 8-10 hafta arasında doğurdukları tecrübelerimle sabit. Ancak, yavruları Lepistes ve Plati’nin neredeyse iki katı büyüklükte oluyor ve belli bir aşamaya kadar çok hızlı büyüyorlar. Lepistes ve Endler gibi küçük türlerde her ay doğum alışıldık bir durum; ancak yavrular çok küçük ve hassaslar; ama Moli yavrularına göre daha lineer bir hızla büyüyorlar.
Yavruluk-Bitkili Tank
En çok tartışılan konulardan biri de, balıkların nerede doğurması gerektiği. Yavruluk diyenler, haklı olarak, canlıdoğuranların yavrularını yemesinden şikayetçiler. Ana tankta doğursun diyenler de, yavruluğa alınan dişinin strese girip ölü ya da erken doğum yapmasından şikayetçi; ki onlarda haklı!
Bu sorunun en doğru cevabı, “iyi bitkilendirilmiş ana tank”. Ancak, “iyi bitkilendirilmiş” konusunu tecrübe ve gözlemlerime göre açmak istiyorum; zira tankın ne kadar bitkili olması hemen hemen hiç tartışılmamış bir konu.
Öncelikle, plati ve kılıçkuyruk başta olmak üzere, canlıdoğuranların çok iyi bir yavru avcısı olduklarını söylememiz gerek. Yavruları yiyen bir Moli görmedim; ancak zaman zaman korkutabiliyorlar. Özellikle de, kendilerinden daha küçük yavrulara uyum sağlamakta zorluk çeken, 1-2 aylık diğer yavrular…
Gelelim bitki konusuna…Eğer tanklarınız Takashi Amano’nunkiler kadar bitkili ise, hatırı sayılır miktarda yavruyu kurtarabilirsiniz. Aksi takdirde, daha doğum sırasında bile yavruların en az yarısı yem olacaktır.
Yavrular için ideal saklanma ortamı sağlayan bitkiler Java Moss, sık dikilmiş Cabomba gibi, ince yapraklı ve sık bitkilerdir. Yalnız, özellikle Plati gibi balıklar Java Moss’un içine rahatlıkla ağızlarını sokabilirler; bu yüzden kullanacağınız Java Moss uzun,sık ve geniş olmalı.
Taban bitkileri maalesef yeterli değildir; isterseniz Amazon ormanı kadar sık bitkiyle donatın, yüzey bitkileri olmadan yavrular saklanamaz. Bunun bir nedeni de, özellikle Kılıç ve Plati yavrularının doğduktan sonra hızla yüzeye çıkmasıdır. Moli ve Velifera’da ise yavruların daha çok tabana doğru yöneldiklerini gözlemledim.
Yüzey bitkisi olarak Pistia Stratiotes tavsiye ederim. Hızlı büyürler ve sık kökleri aşağı doğru uzar. Bu bitki, neredeyse yavru saklamak için laboratuarda genetik olarak dizayn edilmişcesine ideal bir ortam sağlıyor! Kıvrılan rafyaları tavsiye etmem. Bunun çeşitli nedenleri var: herşeyden önce, kenarları keskin olduğu için balıkları rahatsız ediyor. Ayrıca, seçtiğiniz renge göre, yavruları kamufle etmekten çok, göze batmasını sağlıyor. Üstelik, yavru balıkların rafya içine kaçma konusunda hızlı ve başarılı olduklarını söylemek de çok güç!
Yavruların en savunmasız oldukları an doğum anıdır. Çoğu yavru, yüzeye doğru fırlar ve bu esnada hiçbir şeyin farkında değildir. Yavrular çok hızlı hareket edebilseler de, sıçrayarak yüzdükleri için kalabalık bir akvaryumda şansları azdır. Bir balıktan kaçarken, farkında olmadan başka bir balığın ağzına kendiliğinden girebilir!
Ana tankta saklanan yavrular için kütükler de iyi bir korunma ortamı sağlayabilmekteler. Özellikle taban ile kütük arasında sadece yavruların kaçabileceği boşluklar oluşturabilirseniz, daha rahat hareket edebilirler. Örneğin, ana akvaryumun bol bitkilendirilmiş köşelerine rahatça gidebilmeleri için, tabanı komple mangrow kütükleri ile döşedim ve her kütüğü kaldırdığımda altından karınca gibi yavru çıkmakta!






