* You are viewing the archive for the ‘bilgisayar’ Category

NUMA ne zaman gelecek?

NUMA architecture linux kernelYok, bizim Pascal Nouma değil. Muhtemelen artık yürüyemeyecek kadar alkolik olmuştur; bahsettiğim NUMA, Non Uniform Memory Access; ve bunu kullanan işlemciler.

Kernel 2.6′dan bahsetmişken, NUMA’ya ister istemez girdim. 2.6 ile NUMA desteği geliyor. Merak ediyorsanız, alıp eve koyabileceğiniz herhangi bir bilgisayarda NUMA desteği muhtemelen olmayacaktır; eviniz birkaç bin metrekare, siz de Karun’un mirasyedi (ve boş gezenin boş kalfası) evladı değilseniz.

NUMA mimarili işlemcilerde, bizim çok çekirdekli işlemcilerin aksine, ayrı RAM alanları bulunuyor. Bu işlemcilerin herbiri, node (düğüm) adı verilen bir küme içindeler. Bu düğümlerin her biri, işlemci, RAM ve buna erişimi mümkün kılan muhtelif ıvır zıvır silikondan müteşekkil. İşlemciler -doğal olarak!- kendi aralarında konuşabiliyorlar. Bunun bizim kabak tadı veren çok çekirdekli işlemcilerden farkı şu: SMP destekli çok çekirdekli işlemciler, RAM’e ortak bir veriyolu üzerinden erişmek durumda. Her bir çekirdeğin 8 şeritli otobanı olması bir şey ifade etmiyor; zira o yollar eninde sonunda Murphy yasaları gereği(!) asla yeterli olmayan RAM’in 3 şeritli tali yoluna bağlanmakta.

Şu an NUMA desteğine sahip işlemciler, NEC’in şu meşhur süperbilgisayarında bulunan işlemciler. Ve de diğer büyükbaşlar.

Merak ettiğim şudur; bu şirketlerin zaten yıllardır kendi UNIX sürümleri mevcutken, neden Linux kerneline NUMA desteği koyulsun diye kastırırlar? Bunun çok pahalıya patladığından da şüphem yok; zira bahsettiğim bilgisayarlar bir kasabanın elektrik tüketimi kadar elektrik harcıyorlar. Üstelik mimarileri haddinden fazla karışık ve zaten doğru dürüst de bilinmediğinden, kernel’e o değerli kodları koyan abi/ablalar (abla olduğundan şüpheliyim) herhalde bu işi sevabına yapmadılar. (Dünyada o aletleri sistem düzeyinde programlayacak 100 kişi olduğundan şüpheliyim). Üstelik, sigara paketinin arkasında C ile kod yazıp “al bunu yaz, kesin çalışır” denmediği de ortada.

Hemen bu işin arkasında IBM’i arıyorum doğal olarak. Daha piyasaya çıkmadan, Playstation 3′deki Cell işlemcisinin aslında sunucu/süperbilgisayar alanında büyük bir fark yaratabileceğini sıkılmadan defalarca yazdım. Üstelik, Playstation 3, en az para kazandıran Playstation modeli. Bizde ABD fiyatının iki katına satılsa da, (dış mihrak aramayın yahu, dost kazığı!) Playstation 3, işlem gücüne göre çok ucuz bir alet. IBM, son araştırdığımda Cell işlemcili sunucular üretmek için hazırlıklara başlamıştı.

Aslında IBM, bir iki manevrayla, hem oyun, hem de masaüstü PC pazarını kolayca değiştirebilir. Senelerdir, DirectX’in yerini alacak bir oyun API’sinin (“oyun” ile kısıtlayarak aşağıladım, özür dilerim, idare edin!) olmaması, Microsoft’un en büyük silahı. Artık sadece GNU/Linux üzerinde değil, Solaris gibi daha “fantezi” işletim sistemlerinde bile çok kaliteli programlara sahibiz. Gelgelelim, iş oyun oynamaya gelince, ister istemez herkes Windows kurmak zorunda kalıyor. Bir de, Cubase filan gibi sadece Windows ve Mac OS üzerinde çalışan programlar var -Adobe’un tüm serisi neredeyse sorunsuz GNU/linux üzerinde çalışabiliyor- ama onların kullanıcı kitlesi zaten sınırlı. Ama oyun ciddi bir sorun. Geliştiriciler Direct X’i seviyor. Birincisi, programlaması kolay. İkincisi, OpenGL’in aksine, sadece bir grafik API’si değil; içinde sesten joystick kontrolüne kadar birçok ıvır zıvır var. (Gerçi işin içine EAX filan girince, hadise ıvır zıvır kategorisinden çıkıp “bilim” haline geliyor). OpenGL+SDL de bir alternatif tabi; ama iki ayrı araç kullanıyorsunuz ve SDL, DirectX’in ses API’lerinin olgunluk,performans ve özellik setine sahip değil.

Geçenlerde EA Games’in üst rütbeli yöneticilerinden birisi (OYAK gibi oldu!) bir açıklama yaparak, cross platform bir oyun API’sine “gerek olduğunu” söyledi. Bunu Electronic Arts telaffuz ettiyse, “her platformda çalışacak oyun API’leri tiz yapıla!” olarak algılayabiliriz. Sony ve IBM’de bu işe yeşil ışık yakıp, rivayete göre programlanması son derece zor olan Playstation 3′ü open source hale getirirse, öncelikle tüm rakip konsolları piyasadan silerler. Buna Sony kadar, Microsoft’u sevmemesi hiç de haksız olmayan IBM’de sevinir. (OS/2 ve “fason” verilen DOS işinden zengin olmaları bile Microsoft’dan hoşlanmamaları için yeterli neden; hadi Lotus paketinin akibetini filan katmayalım işin içine). Daha sonra IBM ve Sony’nin yapmaları gereken tek şey, geliştiricilere birkaç milyon dolar gibi cüzi bir para saçmak. Ondan sonra herşey çok kolay ve güzel olacaktır.

Yine NUMA’ya dönecek olursak, şayet IBM bu işleri sallamaz da yaparsa, masaüstünde GNU/Linux iyiden iyiye yayılır. Üstelik, x86′da çalışma gibi bir zarureti de olmadığından, IBM ve iş ortakları, kısa birsüre içinde Cell işlemcili masaüstü bilgisayarları satmaya başlayabilirler. Tek bir hamleyle hem sunucu pazarında çok iddialı duruma gelecekler, hem Microsoft’u ağır zarara uğratacaklar, hem de işlemci üreticisi olarak AMD ve Intel’i çok ciddi biçimde rahatsız edecekler. Cell’i de biraz daha geliştirirlerse, NUMA destekli, gerçek bir süperbilgisayar gücünde blade server’lar görmeye başlayabiliriz. Hem de çok ucuz fiyata.

Ama benim bildiğim IBM, bu fırsatı da kaçırır!

Intel Classmate PC: Asus eee PC, OLPC, Via Nano arasında seçim yapmak giderek zorlaşıyor

intel classmate pcIntel önce OLPC projesi ile didişti, şimdi onlara CPU yapıyor. Bu arada, OLPC’ye rakip olarak çıkardığı Classmate PC’yi de öne çıkarmayı ihmal etmiyor.

Diğer ucuz laptop alternatiflerinin aksine, Intel’in Classmate’i Windows XP embedded ile gelmekte. Bu masaüstünde kullandığımız Windows XP’ye çok benzeyen, ancak daha “hafif” cihazlar için geliştirilmiş bir sürüm. Yeni birşey olmadığını da söyleyeyim; neredeyse “tam boy” Windows XP kadar eski Windows XP Embedded. Üstelik Windows CE gibi hafif de değil; vasat bir kurulum yaklaşık 400 MB civarında yer kaplıyor.

Aynı Asus eee gibi, Classmate PC’de 7 inç ve 800×480 çözünürlüğünde bir ekranla geliyor. OLPC gibi “oyuncakımsı” görünmemesi bir avantaj olsa da, bizim gibi koca koca heriflerin taşıyabileceği bir alet değil(!).

Üzerinde 915 GMS Intel chipset ve 256 MB DDRII-SO DIMM RAM mevcut. Aynı anakartın Asus eee üzerinde de olduğunu tahmin ediyorum. Üzerindeki Celeron M işlemci 900 Mhz ve Wikipedia’ya göre, L2 cache yok. Demekki, bu bir Shelton. Durum böyle olunca, Asus EEE’nin daha kuvvetli bir işlemciye sahip olduğunu görebiliyoruz.

Asus EEE ve OLPC’de olduğu gibi, Classmate PC’de de sabit disk yerine 2 GB NAND bulunuyor. Wireless bu modelde de mevcut (802.11b/g, Realtek). İki USB girişi var; aslında platform 3 USB desteklese de, Intel NAND’ı diğer USB üzerinden bağlamış. Asus EEE ise, içerideki IDE üzerinden SSD bağlamayı tercih etmiş; bu yüzden Asus’un disk performansı yönünden biraz daha üstün olduğunu tahmin ediyorum.

Classmate PC üzerine sorunsuz olarak Mandriva ve Ubuntu kuruluyormuş.

Bir de, sanırım Bahçeşehir’deki bir özel ilkokul, öğrencilerine Classmate PC dağıtmış. Zamanında gözüme böyle bir haber iliştiğini hatırlıyorum; bilgisi olan haber verirse sevinirim.

intel classmate pcintel classmate pcintel classmate pc

Ağırlık ise 1.3 kg; yani Asus eee’den 400 gr daha ağır.

Intel SkullTrail platformu ve Intel’in en güçlü masaüstü işlemcisi Core 2 Quad Extreme QX9975: Yeni trendin başlangıcı mı?

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadIntel kısa bir süre önce Skulltrail’i biraz sessiz sedasız duyurdu. Ancak herhalde duyuru pek anlaşılmadı; zira Skulltrail’i incelediğini iddia eden çoğu site bunun bir LGA775 işlemci olmadığını, 12 MB’lık cache’in “detay” olduğunu zannetmiş. İşlemcinin oturduğu soketi bile doğru dürüst yazamayan çok sayıda yabancı siteye rastladım.

Bunu anormal karşılamıyorum. Hergün, sayısız ekran kartı, işlemci, anakart modeli çıkıyor. Üstelik üreticiler hala kriptik numara grupları kullanmakta israrcılar; hal böyle olunca “VCXG-233-G’nin 256 MB RAM’i, 512 bit veriyolu vardı, GDDDR4 ile çalışıyordu, üstündeki RAM modülleri Hynix 64887723 modeliydi” gibi çoğu fuzuli detay arasında, bazı önemli noktalar gözden kaçabiliyor, hataların sayısı artıyor ve incelemelerin derinliği ister istemez “magazin düzeyinde” kalıyor.

Intel Skulltrail, 2008′in başında çıkıyor ve tanesi 1500 dolar olan(!) Core Extreme QX9775 işlemcilerden 2 tane kullanıyor! Bu işlemciler 45 Nm, Penryn sınıfı işlemciler. Her biri dörder çekirdekten, 8 çekirdekli bir sisteme sahip oluyorsunuz; tabii 4000 doları aşabilen fiyatı ödemeye gücünüz varsa.

Skulltrail, Intel 5400 chipset ile gelen, ilginç bir anakart. Nvidia Quad SLI destekliyor; yani üzerinde 4 PCI Express 16 slotu mevcut. 3.2 Ghz hızında çalışan Intel Core Extreme QX9775 işlemcilerin FSB’si 1600 Mhz ve…FB-DIMM RAM kullanıyorlar; 800 Mhz. Koyduğum resme bakarsanız, bu anakartın aslında bir server anakartı olduğunu gösteren iki detay var: LGA771 soket ve FB DIMM RAM.

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quad

İşin özü, bu üzerine Nvidia SLI desteği eklenmiş bir sunucu anakartı. Açıkçası, Core Extreme QX9775′de, “markalanmış” bir Xeon işlemci.

Hatta, daha açık olmak gerekirse, ben bunun Harpertown kod adlı Intel Xeon X5460 olduğundan fena halde şüphelendim! İkiside 45 Nm, 3.2 Ghz, 4 çekirdekli. QX9975′de FSB kilidinin kaldırıldığı açıklamaların birinde geçiştirilmiş; nitekim X5460 1333 Mhz FSB ile gelirken, QX9775 1600 Mhz FSB ile geliyor. 12 MB’lık cache aynı. Kısacası, Intel Core Extreme QX9775, “fabrikada modifiye” bir Xeon X5460 gibi duruyor! Üstelik, Xeon X5460 330 dolar daha ucuz. Bu arada, işlemcilerin pin sayıları ve kullandığı RAM modülleri de aynı!

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadintel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadintel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quad

Yıllardır kendilerini “manyak oyun sistemi” diye yırtanlara, gidin Playstation alın, illa PC diyorsanız, adam gibi bir server platformu edinin diyorum. Maalesef, masaüstü kullanıcısının gözü kolaylıkla yüksek rakamlar sayesinde boyanıyor. Örneğin Opteron işlemcilerin düşük saat hızları ve fiyatlarına bakarak zayıf sanan ciddi bir kalabalık var; oysa şaşırtıcı derecede hızlılar. Bunun dışında, pek rasyonel bir nedeni olmasa da, kesintisiz çalışmak üzere üretilmiş bir CPU almak, bana daha çok güven veriyor. Son kullanıcıya yönelik üretilen hiçbirşeyi yeterince güvenilir ve verimli bulmuyorum.

Sanırım Intel de benimle aynı fikirde ki, masaüstü kullanıcısına yönelik en performanslı platformu sunucu bileşenleri ile donatarak piyasaya sürmeye hazırlanıyor!

Az önce bahsettiğim FSB artışı, QX9775′in 150 Watt çekmesine neden oluyor (Xeon modelinde 120 Watt). Bunu ikiyle çarpın, üstüne 4 adet, SLI destekli Nvidia ekleyin (iyimser olup ortalama 150×4 diyelim!). Buna bir de RAM’leri, diskleri filan ekleyin. Anakartın kendi güç tüketimini de unutmayın. Ben monitör hariç 1000 Watt civarı bir rakama ulaştım. Şimdi en sevdiğiniz oyunu açın, ütüyü prize sokup bir metre yanınıza koyun ve gönül rahatlığı içinde oyun oynamaya devam edin. Çok sıcak olursa camı aralayabilirsiniz. (İşlemcilerin giderek daha verimli oldukların bahsediyorduk değil mi!)

Intel X38 (Bearlake-X): P35′in üzerine yerleşiyor ve 975X’i yarışın dışına itiyor

intel x38 chipsetTürkiye’ye de Intel X38 tabanlı anakartlar gelmeye başladı. Intel, X38 chipsetiyle şu an için en performanslı ve gelişmiş özelliklere sahip Intel masaüstü platformu durumunda.

İlk çıkan örnekler 300 doların üzerinde olmasına rağmen Intel Bearlake-X, ya da Intel X38, çok kısa zamanda 200-300 dolar arasındaki fiyat diliminde bulunan sayısız modelle gelecek.

Intel X38′i bu kadar popüler yapan özelliklerin en başında ATI-AMD Crossfire destekli SLI, (2xPCI Express 8x 2.0 slotu), DDR3 desteği ve 1333 Mhz FSB geliyor. Ayrıca, mevcut RAM’lerde bulunan SPD işlemcileri ile uyumlu ek bir genişletme yapılmış; anakart üreticileri BIOS’a entegre edecekleri özellikler ile, RAM’lerin güvenle overclock yapılmasını sağlayabilecekler. Intel bu sefer esnek davranarak, X38′in hem DDR2, hem de henüz çok pahalı olan DDR3′leri desteklemesini sağlamış. Birçok anakart sadece DDR2 destekli yuvalarla gelirken, bazı anakartlar hem DDR2, hem de DDR3 slotları ile geliyorlar. Yine isteyen üreticiler, 4 lane bir PCI Express portu koyarak Ageia PhysX kartlarını da destekleyebilecekler. Kısacası, sayısız kombinasyon sağlayabilen bir Intel platformu ile karşı karşıyayız ve modeller ister istemez çeşitlenince, uygun fiyatlı ama ileride ne olacağı belli olmayan anakart kombinasyonları ile başbaşa kalabiliriz.

Intel X38, aynı zamanda PCI Express 2.0 destekli ilk chipset olma özelliğine sahip. Standart PCI Express, 16 lane üzerinden 2.5 Ghz çalışırken, bu rakam PCI Express 2.0′da 5′e çıkıyor.intel x38

LGA 775 işlemcilerin tümüyle uyumlu olmasına rağmen, özellikle DDR3 desteği yüzünden Intel’in Bearlake X platformu, 12 MB L2 cache ile gelecek 45Nm Penryn serisi için optimize edilmiş gibi görünüyor. Bunun nedeni, DDR3′ün gecikme süresinin fazla olması. Burada her an performans sürprizleri ile karşılaşabiliriz; DDR3 beklenenin çok altında bir performans verebilir. Zira, Intel, Penryn üstündeki yüksek cache miktarına güvenerek RAM erişiminin mümkün olduğunca seyrek gerçekleşmesini bekliyor. Pratikte ise durum böyle olmayabilir. Intel’in X38′i aynı zamanda SODIMM modülleri de desteklediğinden, 4 çekirdekli laptop (mobile serisi) işlemciler yaygınlaştıkça, bu chipseti laptoplarda yaygın olarak görmeye başlayabiliriz.

Güney köprüsü, ısı problemleri yaratmaya namzet gibi görünüyor. Aslında, Intel’in bazı CPU modelleri fazla ısındığı için eleştirilirken, chipset konusuna fazla değinilmiyor. Intel chipsetleri, maalesef işlemcilerden bile daha sıcak çalışıyorlar. Intel bu sefer akıllılık edip chipset çekirdeğini çıplak yerleştirmek yerine, aynı işlemcilerde olduğu gibi bir ısı dağıtıcı ile kaplamış.Burada küçük bir tavsiyede bulunacağım; eğer Intel X38 tabanlı bir anakart alacaksanız, mümkünse chipsetin etrafı kapasitör gibi elemanlarla kapatılmamış bir model seçin; bu sayede ileride daha büyük heatsinkler takarak sistemin daha iyi soğumasını sağlayabilir, hatta şansınız yaver giderse overclock potansiyelini artırabilirsiniz.

Bearlake-X, 6 SATA2 ve 12 USB portu ile geliyor, ayrıca kullanılan güney köprüsüne göre bazı opsiyonel özellikler mevcut. Matrix storage gibi.


itel x38 mch ich9

Şu an kesinlikle anakart almanızı tavsiye etmiyorum. Tahminim en geç 2-3 hafta içinde Intel X38 tabanlı anakartların ithal edileceği yönünde. Şu an en pahalı anakartlar, genelde Intel P35 tabanlı olanlar. X38′ler gelince, ithalatçılar stokları eritmek için bunların fiyatlarını düşürmek zorunda kalacaklar. O yüzden, anakart almak için en yanlış zamandayız. Tercihan, X38′ler girer girmez satın almamalı, en azından yine de iyi bir anakart olan Intel P35 tabanlı modellerin fiyat indirimine gitmesini beklemelisiniz.


intel x38 bearlake-x block diagram

Asus eee PC: kutu açıldı

Daha önce Asus eee PC’den etraflıca bahsetmiştim. Ürün birkaç haftaya kalmadan dünyada piyasaya çıkıyor, bize ne zaman gelir bilinmez.

Bu arada kutu içeriği belli olmuş bile. Çince bir sitede, kutudan çıkanlar epeyce detaylı olarak fotograflanmış. Fotografların bir kısmını koydum, hepsine bakmak isterseniz, http://www.mobile01.com/topicdetail.php?f=233&t=422914&last=3851470 adresine göz atmalısınız.

Sanırım Asus EEE PC’yi Çizgi Elektronik ithal etmeyecekmiş,çünkü Asus laptopları Boğaziçi getiriyormuş.

Fiyatlar konusundaki spekülasyonlar hala devam etse de, 200 doların oldukça üzerinde olacağı neredeyse kesin gibi.

asus eee pc asus eee pcasus eee pcasus eee pcasus eee pcasus eee pc