Türk usulü protesto
Teyzemle annemin ortak bir arkadaşı varmış; adı Şazi. Şazi denen eleman, ilkokuldan başladığı dayak yeme kariyerini liseden mezun olana dek sürdürmüş. Bu arkadaşın enteresan özelliği ise, dayak yedikten sonra yılmayıp, kötekçisine sövmek, ardından tekrar dayak yemekmiş. Bizim okulda da böyle bir tip vardı, düpedüz hıyarın tekiydi, hatta o kadar gıcık bir herifti ki, adını ifşa etmekten bile çekinmem ama maalesef unuttum adını:) Avukat olmuş; Allah müvekkillerini korusun, “ipten alır” derler ya, onun eline düşseniz trafik cezasından boynunuza yağlı urganı geçirirler; öyle bir salak.
Ne polisten dayak yedim, ne de askerde başıma bir vukuat geldi. Lakin, ilk kurşun sizi daha 5 yakındayken kılpayı ıskalayıp geçiyorsa, hafiften tırsmaya başlıyorsunuz.
Mesela memleketin mühim sorunları hakkında yazıyorum arasıra, herhalde “şahit yazarlar” diye yorum yapan pek çıkmıyor. Lakin, Pardustu,LKD’ydi, Barış Akarsuydu filan deyince, günboyu yorum yağıyor. Artık saf ilgisizlik midir, yoksa insanlar siyasi konulardan tırstığı içinmi, ben de pek anlamış değilim.
Şimdilerde, wordpress.com’un kapatılmasını protesto edecekmişiz. Açıkçası hiç umurumda değil. İnşallah daha çok siteyi kapatırlar. Bize müstahak çünkü.
Bu rezil Internet yasası çıkmadan önce de kıçımızı yırttık da, o zaman ipleyen olmadı.
Internet üzerindeki protesto hareketlerine bayılıyorum. Mesela PCNet’in bir ADSL fiyatlarını protesto kampanyası vardı, akıllara zarar. 10 punto “aman adsl çok pahalı” yazısı, altında 32 punto pcnet logosu. Bunu yiyen bazı saf arkadaşlar sitelerine koydular, PcNet, 1 ay filan bilaücret banner yayınlamış oldu.
Şimdi herkes “valla çok ayıp,olur bu bu devirde ayol” diye kendi blogunda yazıp duruyor. Modaya uymak adına bende yazmıştım, amaçsız bir yazıydı, daha ben yazarken bile aynı anda 20 kişi benden önce yayınlamıştır herhalde.
“Hadi banner yapalım” desek, koyacak yer yok çoğu blogda. Ekranın yarısı google adsense, üçte biri blograzzi,technorati linkleri, bir de ne olacağı belli olmadığı halde heryerde görmeye başladığım bloglama.com banner’ları var (nedense taban hep siyah, paramız yok içimiz kan ağlıyor mesajı vermek için herhalde)
Mecliste Internet’i bilen bir avuç adam var, onlar içinde Internet’ti,blogdu, web sayfasıydı, hiç olmasa daha iyi (MSN ve Skype kalsın). Mecliste lobin yoksa cesedin yerde kalır, onun için aman banner koyalım, şuraya buraya e-dilekçe yazalım filan işe yaramaz.
Bu işler biraz tabandan başlar. Benim de yaptığım gibi, Ferrari’nin filan beleş reklamını yapıp yere göğe koyamazsanız -Ferrari’yi de sevmem, şirketini de sevmem- reklamını yaptığınız adamlardan beş kuruş para alamazsınız. Google’dan birilerinin sizi bulma olasılığı artar o kadar, ama para filan kazanamazsınız. Paranız yoksa organize olamazsınız; organize olmak ortak çıkarı olan insanların işidir. 100 tane adamın blogu ayda 20.000 dolar para kazansa, bunun mafyası da türer, tetikçi blogcular da ortaya dökülür, meclise adam bile sokarlar. Ama bizde böyle bir organizasyon becerisi, kararlılık yok. Onun için kendi aramızda üfürmekle kalırız, iki ay sonra da wordpress.com’un ne sitesi olduğunu bile unuturuz.
“E nasıl olacak?” derseniz, olmaz derim. En olabilir şekli, aramızda para toplayıp avukat tutmak. Ya da çok blog meraklısı bir avukat filan çıkacak da, dava filan açacak. Ölme eşeğim ölme…
Eh, kağıda basılan birşeyde de duyurulmadığı için, “sokaktaki adamın” ilgisini çekmiyor Internet sansürü filan. Ortalama 30 yaş üzeri adam için, Internet ne de olsa envai çeşit pisliğin olduğu bir şer yuvası. Basının ciddi adamları da bizi ciddiye almıyor zaten, hani hep de haksız değiller, 2 satır yazıda 3 düşük cümle, 28 imla hatası olursa, içerik ordan burdan kopya olursa, bilgisiz fikir üretilirse, onlar da ciddiye almazlar tabi.
Internet Türkiye’de hala medya filan değil. Gittigidiyor.com, televizyona reklam vererek kendini duyurabildi. Bir ara, belediye otobüsleri üzerinde istanbul.net reklamı görmüştüm, duraklarda da patlican.com.tr reklamı vardı (sahi, patladımı yahu?). AB ve ABD ülkeleri, artık TV dizilerinin reklamını Internet’ten yapıyor, biz TV’den millete “aha böyle bir site var, reklamlarla 3.5 saat süren yarım saatlik dizini seyrettikten sonra unutmazsan hele bir gir bak” diyoruz. Kısacası Internet’i kimsenin iplediği yok; biz kendi aramızda gelin-güvey olup kendimizi olmadığımız yerlerde görüyoruz. Internet Mahir’i bile biz değil, yabancılar keşfetti ilk önce, daha ne konuşuyoruz ki!
Neden medya olamadığımızın cevabı basit; yine organize olamamaktan. 10 kişi oturup bir site, blog,portal açamıyor ki. Yapanda parayı bastırıp adam tutarak yapıyor, çünkü hepimiz tek başımıza kahraman olmak istiyoruz. Assolist de benim, kemanı da çalarım, kanunu da. Hepsini kötü yaparım ama olsun. Medya olamadığın içinde kimse takmıyor seni, bu kadar basit. Ha desek, 100 kişiyi bile Taksim’de toplayacak gücümüz yok, Ankara’daki adam senin şerrinden neden korksun?
Piratebay de kapalı aslanlar, hadi klavyenize kuvvet.
Wordpress.com’un kapatılması haberini heryerde görüyorum; henüz öğürme aşamasındayım, yakında kusmaya başlayacağım.
Malum; Türkiye’nin “özel” durumları, “hassasiyetleri” filan var. İçeridekilere böyle diyorlar; arada da “Türküz müslümanız diye bizi Avrupa Birliğine almıyorlar” diye gaz veriyorlar; bürokrasinin filan ödü kopuyor yanlışlıkla da olsa bizi AB’ye alacaklar diye…