kadın, toplumŞişme kadınlar

Oct14

* * * *   1 oy

21185_inflatable_doll_female.jpgÜzgünüm, sex shop açmıyorum.

Konu başlıkla biraz ilgisiz belki; korkarım uzun bir yazı olacak. Sonunda bir kısmınız hak verecek, bir kısmınız iğrenç bir herif filan olduğumu söyleyecek (kısmen haklısınız ne diyeyim, ama en azından itiraf edebiliyorum!)

Bayramda Edirne’deydim. Sanırım sonunda dayanamayıp Edirne’ye yerleÅŸeceÄŸim; acaip güzel bir ÅŸehir. Ahmet Hakan beÄŸenmemiÅŸ; canı saÄŸolsun. NiÅŸantaşı ayarında kafeler yoktur Edirne’de; o yüzden beÄŸenmemiÅŸ olabilir. Belki Ali Kırca da beÄŸenmemiÅŸtir, “benzerliÄŸi bozmamak için” öyle söylemiÅŸtir, onu da bilemem. Lakin ÅŸahane ve gizemli ÅŸehirdir Edirne; beÄŸenmeyene kulak asmayınız. Sırf Edirne ciÄŸeri, AÄŸa köşkü, Beyazıt Külliyesi (bir kısmı AB ödüllü SaÄŸlık Müzesi), Tavuk Ormanı için bile görmeye deÄŸer Edirne’yi. Bir ara, Edirne Åžehir Rehberi gibi birÅŸey bile hazırlamayı düşünüyorum; bu elbette çok iddialı bir çalışma, ama en azından kısa kısa çok önemli detaylara deÄŸinebilirim.

Maalesef konumuz Edirne deÄŸil.

Ailecek dayımları ziyarete Edirne’ye gittik. Neden hatırlamıyorum ama bir ara aşırı detaylı kan tahlilleri filan yaptırmıştım, iÅŸte o sırada bana çok yardımcı olan kuzenimin bir arkadaşını sordum. Çok tatlı ve iyi bir kadındı; kuzenim artık para delisi, tuhaf bir kadın olduÄŸunu söyledi.

“Çalışan kadınların hemen hepsi 40 yaşında para manyağı oluyor” dedim. Herkes hafif alkollü olduÄŸu için bazı itirazlar yükseldi.

1-2 saat sonra şehre indim ve iyi tanınan, son derece saygı gören eski bir ahbabı gördüm. Küçük bir yer olması ve insanların genelde aynı yerlerde takılmasından ötürü, birini görmek istediğinizde genelde telefon etmenize bile gerek kalmıyor.

Edirnelilerin ciddi bir kısmı son derece iyi içer. Genç zamparaların aklında bulunsun; Edirne hatunlarını sarhoş etmeye kalkarsanız genelde bu çabanız eve küfeyle giderek sonuçlanır. Neyse, masaya kurulduk. Ben içmem dedim. 10 dakika geçmeden yalan oldu. 2-2.5 litre bira içtikten sonra bir şişe tekila açtırdık. Hesapta üç kişi içecektik; sonunda ihale iki kişiye kaldı. Onlardan biri de bendim.

Arkadaşımı birkaç senedir görmemiÅŸtim, herhalde aklında kalan son ÅŸey zamparalığım olmuÅŸ. 15 dakika geçmeden masadaki 6 kiÅŸi arasında 35 yaÅŸlarında görünen hoÅŸ bir hatunu “bana yapmaya” çalıştığını anladım. HoÅŸ anlaşılmayacak gibi de deÄŸildi; iki saat beni övüp durdu. (BahsettiÄŸi kiÅŸi kesinlikle ben deÄŸildim). Fix bahanedir, tuvalete gittik.

-”35?”

-Hayır hocam, 37 dedi.

Önemli bir ÅŸirketin bölge müdürü gibi birÅŸey; kocasından yeni boÅŸanmış falan filan. İstanbul’a kapak atma gayretindeymiÅŸ. Birkaç tüyo aldım pisuvar sohbeti sırasında.

Kesinlikle asılmak gibi bir niyetim yoktu. Lakin 1-2 manevra sonucu, izole bir ortam yaratmayı başardık. Hatun sıkı içiyordu. Sıkı içen insanları severim.

Tipik kur vaziyetleri. Nasıl oldu anlamadım, konu kariyere filan geldi. Ne iş yapıyorsun dedi, dekorasyon işindeyim, sıva ustasıyım dedim.

Aslında irrite etmek için söylesemde, bu tip cevaplar çoğu kadının hoşuna gidiyor. O gün hasbelkader iyi filan giyinmişseniz, aslında çok mühim bir adam olup, bununla böbürlenmemek için, hem mütevazi, hem de esprili takıldığınızı filan zannediyorlar.

20′lik hatunlara takılacak yaşı çoktan geçtim; ne konuÅŸacak ÅŸeyimiz var, ne de sanılanın aksine çoÄŸu orta yaÅŸlı erkeklerden hoÅŸlanıyorlar. Gelgelelim, karşınızdaki kadının cüzdanınızdan filan tahrik olduÄŸunu bilmek de hoÅŸ bir his deÄŸil. “Para avcısı” anlamında söylediÄŸim düşünmesin; belli bir yaÅŸtan sonra -daha doÄŸrusu, belli bir yaÅŸ aralığında- kadınlar, ona buna tepeden bakan, parası bok adamlara eriyorlar. Her kadın güçlü erkek arar, bu yaÅŸlarda da güç kriteri parayla sınırlı.

Olay baÅŸlı başına para ve kariyer olmasa bu o kadar rahatsız edici birÅŸey deÄŸil. Düşünsenize, bir kadın sizi arkadaÅŸlarına anlatırken “bok gibi parası var” diyor ve noktayı koyuyor. Sadece bu kadar. BaÅŸka hiçbirÅŸey deÄŸilsiniz.

Kadınlar böyle değillerdi. Erkekler hep para ve kariyer zımbırtıları peşindeydi, ama kadınların ayarını biz bozduk.

Biz bozduk diyorum, çünkü kapitalizm, ki dizginleri erkeklerin elindedir, kadınları “ucuz işçi olarak kullanmayı akıl etti”.

Kadınların orta kademe yöneticiler olarak erkeklerden daha baÅŸarılı olduklarını gösteren sayısız araÅŸtırma var. Kadınlar aynı zamanda birey olmak istiyorlar,önemli ve deÄŸerli olduklarını hissetmek istiyorlar. Kadınları bu anlamda sömürdük; bir dönem en önemli ÅŸeyin bir erkek tarafından sevilmek olduÄŸuna inandırdık. Sonra birileri uyandı, “etinden faydalanıyoruz ama sütünden de faydalanabiliriz” dedi, ÅŸimdi kadınlara bir de “kariyer” hayali verdik. Eskiden “cennet kadınların ayakları altındadır” diye uyuturduk, ÅŸimdi “kadının müdürü daha seksidir”, “patron kadın güçlü kadındır” filan gibi safsatalarla uyutuyoruz.

Åžimdi yarım yamalak, orasından burasından birkaç satır okuyup “örümcek kafalı herif” diye yorum yapanlar da olacaktır. Ben kadınların çalışmasına karşı olmadığım gibi, çalışmalarını da istiyorum. Çalışmak her insan için faydalı ve karakteri geliÅŸtiren birÅŸey; ama kadınlar kariyer denen ÅŸeyi haddinden fazla ciddiye alıyorlar. Hatta, kariyer kariyer diye saçını başını döken,hayatını karartan erkeklerden daha fazla ciddiye alıyorlar.

Kabul edelimki, çoÄŸumuz ulvi iÅŸlerle uÄŸraÅŸmıyoruz. Leonardo Da Vinci, Samuel Beckett filan olsak anlarım; bu tip insanlar insanüstü varlıklar, yaptıkları iÅŸler insanlığı ilerletiyor, yani dehanın lanetiyle doÄŸmuÅŸlar. Onların kendi hayatları olamıyor. Bizim gibi sıradan ölümlülerin birazcık zeka ve saÄŸduyu sahibi olabilmesi için, bu insanların düşünüp yazması, çizip anlatması gerek. Ama bir banka ÅŸubesinin müdürü filansanız öyle bir durumunuz yok. Ölüp gittiÄŸinizde hiçkimse “rahmetli Garanti Bankası Gayrettepe ÅŸubesinin müdürüydü, hiç kuÅŸkusuz insanlığa eÅŸsiz katkıları olmuÅŸtur” diyerek heykelinizi dikmeyecek. Yeni müdür geldikten 1 hafta sonra banka personeli bile, “ya neydi bizim eski müdürün adı?” diye birbirine soracak. Kısacası, kazandığınız para haricinde bir hiçsiniz. Sadece birileri, verilen iÅŸleri bir baÅŸkasından biraz daha iyi yaptığınızı düşündüğü için oradasınız. BaÅŸka da bir özelliÄŸiniz yok. ÖrneÄŸin olaÄŸanüstü yetenekli bir ressam bile olsanız, en fazla “çok güzel Ahmet bey, bizim hanıma da bir manzara resmi yapıverseniz, çok sever” gibisinden birÅŸey söyleyecektir, o kadar.

Onun için, kariyer diyerek hayatınızı mahvetmenin, aşkı tatmadan, çocuklarınızın büyüdüğünü görmeden geberip gitmenin alemi yok. Müdür yardımcısı olarak mutlu olun, sevdiğiniz insanlara zaman ayırın, şarap içmeyi öğrenin, seks sırasında bile telefonum nerede ve açıkmı diye düşünmekten vazgeçin. Eğer kariyer yapmak için çaba harcıyorsanız, bilinki önemli biri değilsiniz; dahiler çaba harcamadan, tepeden biryerlere inerler. Dahi değilseniz, ya da dahi olup kıymetinizin anlaşılmayacağı bir alanda debeleniyorsanız, sadece parayı cebe indirmek için çalışın. İş ahlakı ile köle ahlakı aynı şeydir. Gönüllü olarak kimsenin kölesi olmayın, çocuğunuzu bile boşlayacak kadar kariyer palavralarına inanıp, ruhunuzu patronunuza gümüş tepside vermeyin.

Bu yüzden hayatımın en sıkıcı yıllarını yaÅŸamaktayım. EÄŸlenceli ve “ruhu olan” kadınlar artık pek ortalarda görünmüyorlar. Biryerde MTV budalası genç kızlar, biryerde kariyer budalası orta yaÅŸlı kadınlar. Her ikisi de bana plastik gibi geliyor.

Popularity: 16% [?]

kadın, güncelMelissa Boyner: hastasıyım!

Oct01

          0 oy

melissa boynerBak zaman geçiyor aÅŸkım
Sana vermezsem kime vereceÄŸim kalbimi
Seni sevmezsem kimi seveceÄŸim gel hadi
Var mı benim gibisi

Bu aşk benim tarzım
Sana deli oluyorum
Tutuldum harbi,ayıp mı yani
Ben ölümüne seviyorum

Bak ömür bitiyor aÅŸkım
Sen girmezsen kim girecekki devreye
Çok naz yaptım hal mi bıraktım sevmeye
Sabrım yok beklemeye

Bu aşk benim tarzım
Sana deli oluyorum
Tutuldum harbi,ayıp mı yani
Ben ölümüne seviyorum

Åžimdi bunu duyanlar, özellikle beni iyi tanıyanlar dalga geçtiÄŸimi filan sanacaklar. Alakası bile yok! Bu kıza da, ÅŸarkısına da hasta oldum!

Acaip hoÅŸuma gitti, öÄŸleden beri durmadan dönüÅŸümlü olarak iki ÅŸarkıyı -sana vermezsem kime vereceÄŸim, seviÅŸerek ölelim- durmadan dinliyorum!

Aslında dünya yıkılıyormuÅŸ da, benim bu sabah haberim oldu. Bütün Türkiye iÅŸi gücü bırakmış, Melissa Boyner’i konuÅŸuyormuÅŸ (zaten çok iÅŸ güç varda!)

Ne hissettiÄŸimi açıklamak acaip zor. Esprili sözler, yani öyle aman aman "a süper" diyemem tabi, müzik çok kötü -direk üçüncü sınıf-, kızın tatlı bir sesi var, hafif Pınar Aylin’in daha bir cilvelisi sanki. "Ooo yıkılıyo hacı" tarzı bir hatun da deÄŸil; yani arkadaÅŸ grubunuzda olsa kızcağızı görüp deli olmazsınız; ama bu tip kızlarla baÅŸlayan iliÅŸkiler giderek daha canlı,renkli filan olur, genelde de nikah masasında biter:) Çok güzel deÄŸil, eli ayağı düzgün, hafiften sevimli, tatlı bir sesi var, ne bileyim…

Åžarkıya neden takıldım? Birçok ÅŸeyin sihirli bir ayarı vardır. Mesela Peugeot 306 GTI’ın ivmesi. Biraz daha fazla olsa, o hafifçe ama sürekli, tatlı tatlı insanı koltuÄŸa bastıran ivme rahatsız edici olurdu. Ha, Corvette’den farklı bir ivme beklersiniz. Zaten kızcağızı da Pavarotti, Depeche Mode, U2, Beethoven havasında beÄŸenmiÅŸ deÄŸilim. Hayatta pop, bilhassa yerli pop dinleyen biri deÄŸilim, o yüzden bende deÄŸiÅŸik bir etki bıraktı. "Bayılana kadar dinlemeliyim; yani hem sevmediÄŸim öÄŸeler yoÄŸun, hem de farklı birÅŸey, Allahım bu nasıl ÅŸey!" dedim!

Mesela müzik bu kadar alaturka -daha doÄŸrusu arabesk- ve kötü olmasaydı, ÅŸarkı baÅŸarılı ve etkileyici olmazdı. Melissa yerine Deniz Akkaya filan olsa yine olmazdı; çünkü bu kızcağız "daha ihtimal dahilinde" görünüyor. Yani biri size gerçek hayatta böyle ÅŸeyler söylemek istese, bunu Deniz Akkaya gibi bir tipten duymazdınız, çünkü içi kavrulsa da, "aman karizmayı çizmeyeyim, çok beton hatunum" ben diye, çok zekiymiÅŸ gibi pozlar yapardı (Gidin BaÄŸdat Caddesine, hatunlar inanılmaz zeki bakıyorlar, zannedersiniz hepsi astrofizikçi filan. Rol yeteneklerini takdir etmemek mümkün deÄŸil)

Nasıl ÅŸarkıcıdır bilmem ama, hani elime bu ÅŸarkıyı verseler, "kimi istersen seç, bu ÅŸarkıyı söylesin ve bomabyı patlatsın" deseler, yine Melissa’yı seçerdim. İnanın Madonna’nın, Britney Spears’ın, sonra daha ne kadar yerli yabancı meÅŸhur varsa hiçbirinin bile yüzüne bakmazdım! Öyle bir inandırıcılığı varki, sesi öyle içten geliyor ki, ÅŸarkıya inanıyorsunuz! Sanırım Dave Gahan’ı, David Bowie’yi bu kadar sevmemin nedeni bu. Adamlar ÅŸarkıyı söylerken sanki o anda yaşıyor, sanki ÅŸarkı söylemiyor sevgilisine serzeniÅŸte bulunuyor, en iyi dostuna hayatının en büyük hayalkırıklığını anlatıyor.

Aslında sözler de iyi. Atıyorum bir Hollandalı aynı ÅŸarkıyı İngilizce söylese uyuz olurdum; çünkü onlar bizim gibi deÄŸiller. "Vereceksen ver, kalp malp kasma adamı" derler. Oysa bu sözler tam bizi anlatıyor. Yani cilveleÅŸiyoruz, yaramazlık yapmak istiyoruz ama son adımı atarken hep rasyonelize etmek, gizlemek, yavaÅŸlatmak durumundayız.

Yine hayatta yapmadığım birÅŸey yapıp, Google’a "kim lan bu Melissa Boyner?" diye sordum. Çıkan sitelerden gördüÄŸüm kadarıyla kız kendini dağıtıp orasını burasını açmamış, hatta aklı başında laflar etmiÅŸ. Son zamanın modasına uyup "aslında biz çok mutaassıp aileyiz, stüdyodan çıkar çıkmaz umreye gidiyorum inÅŸallah" gibi çiÄŸliklere de tenezzül etmiÅŸ. Kısacası, "delikanlı kız" imajı çizmiÅŸ, hoÅŸuma gitti:)

YouTube’da tabi bizim hayvanlar yine öküzlüklerini yapmışlar, ortalık küfürden iÄŸrençlikten geçilmiyor. Hayatını batakhane ve kerhanelerde geçiren bir dünya adam da yine ahlak dersi vermeye kalkmış arada.

Bence gülümseyerek dinlemek için,bir-iki gün oyalanmak için süper bir ÅŸarkı. Kız da delikanlı, dünya ahiret bacım olsun, orospuluk sırasında basılıp sonra hacı oldum ayağına yatan kevaÅŸeler gibi de kırıtmıyor,lafı dolandırmıyor, vallahi helal olsun. Söylenenden deÄŸil söylenmeyenden zarar gelir, aÄŸzına saÄŸlık Melissa:) (Umarım ben ciddi ciddi sanat yapıyorum demez bir gün)

Popularity: 15% [?]

öylesine, kadınTerk edildim psikolojisini atlatmak

Sep29

* * * ½   2 oy

Terk edildiÄŸinizde iki kötü ÅŸey olur: Birincisi, sevdiÄŸiniz ya da sevdiÄŸinizi düÅŸündüÄŸünüz kiÅŸiyi unutmak zorunda kalırsınız. Bunun detaylarına girecek deÄŸilim, hayal gücünüzle boÅŸlukları doldurun. İkincisi, egonuz ezilir. Bu daha ciddi bir sorun; zira 8 milyar insan karşılığında, sadece bir egonuz var!

Tedaviye iki numaradan baÅŸlayın. Unutmayı kendi başına bir faaliyet olarak görenler, bu yüzden baÅŸarısız olur ve acı çekerler. Mümkün olduÄŸunca evde durmayın. Alkolden filan kesinlikle uzak durun (alkolik olursunuz ya da aşırı kilo alabilirsiniz). Film seyredecekseniz, komedi ve vurdulu kırdılı filmleri seçin. Hatta 2001, Åžeytanın Avukatı filan gibi ciddi filmlerden de uzak durun; çünkü içlerinde illaki "ebedi yalnızlık, dualizm, hede hödö" gibi cansıkıcı öÄŸeler bulursunuz. Pornodan da uzak durun, hatta daima uzak durun.

En iyisi, süper, hatta hipermarkete gidin. "Ulan herkes çift, ben sap" psikolojisine girmeyin. Aslına bakarsanız, tek başına alışveriÅŸ edebilmek erkeÄŸin en büyük gücüdür. Kadınlar genelde size ilk kez alışveriÅŸte meydan okurlar, istediÄŸinizi almanıza,hatta bakmanıza karşı çıkarken, sepetleri ardı ardına kendi egemenlik alanlarına özgü ÅŸeylerle doldururlar. Evli erkekler, bu yüzden genel olarak biraz daha güçsüzdür, sinmiÅŸtir.

Reyonlarda beleÅŸ birÅŸeyler dağıtıp promosyon faaliyeti yürüten hatunlarla ayaküstü laflayın. Güzel çirkin demeyin, konuÅŸun. KonuÅŸun derken, yavÅŸamayın. "Sucuk çok güzelmiÅŸ, ama benim evde bunun menbası var, gel bana seni sucuk prensesi yapayım" gibi gereksiz ve çıkmaz yollara girmeyin. Kibar ve olabildiÄŸiniz kadar seviyeli olun İşlerinin doÄŸası gereÄŸi size nazik davranmak zorundalar, bu da ilk günler için yeterli.

EÄŸer benim gibi bekar ve tek başınıza yaşıyorsanız, artçı ÅŸokları da atlattıktan sonra "ava" baÅŸlayabilirsiniz. Yine marketleri tavsiye ederim. En iyi saatler, akÅŸam 6-9 arası. Unutmayın, amaç birini baÅŸtan çıkarmak deÄŸil, sadece egomuzu onarmaya çalışıyoruz! Klasik numaralardan biri, yalnız kadınlardan yemek tarifi almaktır (alyansa bakmayı refleks haline getirmiÅŸseniz bundan kurtulun!). Yapmayı bildiÄŸiniz bir yemeÄŸi seçin. Mesela, "ya ben patlıcan musakka yapacağım" diye elinizde kabakla gezmeniz komik olur! Sofistike yemek isimleri seçmeyin; birçok kadın sanılanın aksine, yemek yapmayı bilmez. Kek gibi birÅŸey seçmeyin; bu durumda potansiyel sohbet çok kısa olacaktır (Dr Oetker’in kutusunu al, tamam -mersi, iyi akÅŸamlar). Sohbet ilerlerken uzatmanın muhtemel yolları vardır, kasada arabayı boÅŸaltmasına yardım etmek gibi. Arabasına kadar eÅŸlik etmeyi teklif edebilirsiniz, izin verirse iÅŸler birazcık yolundadır diyebiliriz. Daha iyisi, kafesi olan yerleri seçmek. BirÅŸeyler içmeyi teklif edebilirsiniz. Sizin için ölecek durumda da olsa fazla ümitlenmeyin; çünkü muhtemelen yorgundur, acelesi vardır, evde birileri yemek bekliyordur. O yüzden hayır’a hazırlıklı olun.

Popularity: 10% [?]


1, toplam 3 sayfa123»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaÅŸ