* You are viewing the archive for the ‘otomobil’ Category

Mini Cooper almak çok mantıklı

BMW, Cooper‘ı aldığında markayı yokedeceğini sanmıştım ama bunun yerine çok akıllıca Bir şey yaptı: modern kültürün ikonlarından biri olan markanın gücünü arkasına alarak, çok pahalı, çok şık, performansı ve iç tasarımı vasat ama kaliteli bir araç üretti. Gerek 30 yaş üzeri kitle, gerekse süpermini meraklısı gençler bu aracı tuttu. Çıkalı seneler olmasına rağmen, BMW zekice bir taktik izliyor; tasarıma neredeyse hiç dokunmadılar.

Böylece, daha 2 sene geçmeden aldığınız araba “komik” görünmüyor. Bu anlamda, başta ödenen yüksek rakamı hakediyor; zira yıllar boyunca demode olmadan kullanabileceğiniz bir araç. Zaten aman aman bir performans ve ekonomi sembolü olmadığı için, daha yeni teknoloji isteyenler bu aracı seçmiyor. Dolayısıyla, Mini Cooper sahipleri “teknolojisi eskidi” diye araçlarını değiştirmiyorlar.

Toyota Corolla gibi sürümden kazanmak ve sürekli yenilik yapmak yerine, BMW zaten varolan bir pop ikonu pek de fazla para harcamadan üretiyor ve aşırı yüksek karla satıyor. Satış adedi yüksek olmasa da, kar yüksek olduğundan ve reklam-tanıtım giderleri diğer markalara kıyasla diplerde gezindiğinden, Mini Cooper tam bir sağmal inek. Hem alıcı, hem satıcının kazandığı, nadir “adil” alışverişlerden biri…

 

Yerli araba Etox, bir zafer mi?

2 aydır filan haberim vardı; Etox artık sanırım biraz daha hazır. Seri üretilir mi, üretilemez mi bilmiyorum ama, en azından yürüyen bir araç var artık.

Artan milliyetçi akım furyasını da “aman harcamayalım” diye her fırsatta değerlendiren güzide Türk basını da artık Etox‘a yer vermeye başladı. Ben biraz farklı konuşacağım; Etox, zamanında artık kimlerin “ayar vermesiyle” durdurulan Devrim projesi gibi, bir “devrim” değil. Günümüzde araba tasarlamak çok zor bir iş değil; üstelik uzağa gitmeye gerek yok: eski doğu bloku ülkeleri, mesela Çek Cumhuriyeti, çok sayıda kit araç üreten orta çaplı atölyelere sahip. 30.000 dolar verdiniz mi, V8 motorlu bir Lamborghini Diablo, Mercedes SLK, ya da Ferrari replikası edinebiliyorsunuz. Bunun yanında, kendi özgün tasarımları da var.

Kuzey Avrupa’ya gidersek, yeni nesi süper spor araç üretiminde sürekli artan bir Kuzey Avrupa egemenliği görüyoruz; keza kıta Avrupa’sında da 20.yüzyılın başında olduğu gibi, atölyelerin canlanması görülüyor. İngiliz Marcos ve TVR yeni modellerini çıkardılar. Şu an pahalı egzotik araçlardan biri, bir Hollanda atölyesinden çıkma. Mercedes, HWA adında Alman bir atölye ile, yeni super spor modelinin tasarımını tartışıyor. İsveçli Koenigsegg ise, tacı McLaren‘dan aldı ve son yılların en iyi süper spor – egzotik spor arabası.

Nitekim, bugünün devleri olan Ferrari, Lamborghini gibi markalar da hayatlarına küçük atölyeler olarak başladılar.

Etox’un hatası, son derece iddiasız bir tasarım ve motorla ortaya çıkmış olması. Eğer küçük bir atölye iseniz, üreteceğiniz araç çok pahalı, çok şık ve elbette çok hızlı olmalı. Orta sınıf sportif bir araç üreterek varolma şansınız yok; hatta Avrupalı ve Amerikalı üreticiler bile bu pazarı yavaş yavaş Kore ve Japon üreticilere terkediyorlar. Oysa Etox Zafer, Hyundai Coupe ile aynı sınıfta bir araç. Doğrusunu isterseniz, daha güçlü, daha şık, servis ağı olan bir araç varken, sadece “Türk malı” diye kimsenin Etox alacağını sanmıyorum.

Doğrusu Etox Zafer‘le bir test sürüşü yapmayı çok isterdim. 1420 kiloluk araç çok hantal ve neden 80 beygirlik bir dizelle yetinildiği merak uyandırıyor. Akla gelen ilk cevap, aracın dinamik olarak daha güçlü bir motoru kaldıramayacak olması. Etox, Ariel Atom gibi bir araç üretip daha “niche” bir marka olabilirdi; ama orijinal olmayı göze alamadı. Yazık…

 

Citroen C-Metisse Concept

Citroen DS, otomotiv sektörüne bomba gibi düşmüş, devrimci bir araçtır. Aslen mükemmel bir bir mühendis olan ve Champs-Elysees’i ışıklandıran -ki aynı zamanda Citroen’in sembolü olan Chevron dişlinin de patent sahibidir- Andre Citroen’in ruhunu en iyi yansıtan araç herhalde budur. Bir ara, Citroen DS’den uzun uzun bahsedeceğim.

Metisse, bence hem teknik hem de görünüm olarak olağandışı bir araba. (Bir açıdan, Saab Aero X‘i de andırmıyor değil!) Peugeot, 1974′de markayı satın alıp, onların mühendislik mirasını yemeye başladıktan beri, Citroen böyle bir araç üretmedi. (Benim için Peugeot küçük burjuva, Citroen ise aristokrattır)

Citroen Metisse, son derece geniş bir araç; tam 2 metre. 4.74′lük boyu ise, böyle bir en için normalden kısa. 1.24′lük boyu ise, onu daha da agresif ve çekici gösteriyor. Ancak, görüntünün altınd a yine otomotiv endüstrisinin ilerisinde bir mekanik yatıyor: dizel hibrid olan V6 HDi DPFS motor 208 hp güç üretmesine rağmen, araçta iki motor daha var! Evet; ön tekerlekler düşük emisyonlu dizel motor ile tahrik edilirken, arkada tekerleklerde yeralan 2′şer 10 hp’lik elektrik motoru ekstra güç sağlıyor. Tahmin edeceğiniz üzere, bu iki elektrik motorunun asıl işlevi ekstra güç üretmek değil. Aracı yavaş kullanmanız gerektiğinde, örneğin şehiriçi trafiğinde, bu motorlar sayesinde mazot tüketimini ve emisyonları akıl almaz derecede düşürebiliyorsunuz. V6 dizel motora, 6 ileri yarı otomatik bir şanzıman eşlik ediyor.

Citroen, yol tutuş konusunda otorite kabul edilir ve bu gelenek günümüzde de Hydraktiv ile devam eder. Metisse’deki sistem ise biraz daha ileri; zira bu sefer devreye arkadaki elektrik motorları da giriyor. Hızlı kullanımda, otomobildeki son derece gelişmiş kontrol sistemi , bu motorları da denge unsuru olarak kullanarak yol tutuşun artmasına yardım ediyor. Bunların dışında, otomobilde birsürü ufak tefek yenilik de var; yine bir Citroen DS klasiği olan direksiyonla yönlenen farlar, bu sefer LED kullanıyor ve karşıdan gelen sürücüleri rahatsız etmemek için açıları da bilgisayar tarafından kontrol ediliyor.

Yeni Yahudi Mercedes’i: Çin malı otomobiller çıtayı yükseltti!

Çin malı mercedesPeugeot 504 kullanmış olanlar, neden bu arabalara “Yahudi Mercedes’i” dendiğini hemen anlar: çok performanslı, çok rahat, dinamiği gayet iyi ve son derece sağlam arabalardır.

Çin ise, otomotivde de üreticilerin yüreklerini ağızlarına getirmek üzere. Hedeflerini yüksek tuttukları belli; zira Mercedes C serisini “klonlamışlar” bile!

Fazla yoruma hacet yok. Buyrun size Çin malı Mercedes!

Porsche, sedan da yapıyor: Porsche Panamera 2009′da piyasada

Porsche, Cayenne’i üretip 4×4 SUV pazarına girdiğinde otomotiv dünyası -nedense- şok olmuştu. Porsche 911 modeli ile özdeşleşen firma, artık iyiden iyiye kabuğunu kırıyor. Porsche Panamera, Alman süper spor otomobil üreticisi için hiç alışılmadık bir model: 4 kapılı bir sedan!

Porsche, 2009 Cenevre fuarında sergileyeceği Panamera ile Mercedes CLS ve Aston Martin Rapide gibi rakiplerine meydan okuyacak.

450 litre gibi ciddi bir bagaj hacmine sahip olacak Porsche Panamera için başlangıçta 3 motor seçeneği olacak: 3.5 Litre, 6 silindir (300 hp), direkt enjeksiyonlu V8 (350 hp) ve bu motorun çift turbolu versiyonu (560 hp). Son iki motor, şu an Porsche Cayenne’de de kullanılan modeller. Üretimi sona eren Carrera GT’de kullanılan V10 motorun (700hp) bu modelde kullanılabileceği rivayet ediliyor.

Araç, 4 çekişli olmadığı gibi, 911 gibi Porsche klasiklerinin aksine, motoru da önde olacak.

[youtube 63aKb5mO5eM nolink]

 

15, toplam 19 sayfa« First...«5678910111213141516171819»