İnsanlar haldır huldur aşk büyüsü nasıl yapılır bunu araştırmakla meşgul. Papaz büyüsü, kırk düğüm büyüsü, envai çeşit zırvalık. Büyü filan işe yaramaz. (Bir şekilde işe yarayabilir aslında, birazdan geleceğim o konuya!)
İşin kötüsü, büyü ile aşkı yakalayacağını sanacak kadar aciz duruma düşenler, ellerinde olan ihtimalleri de tüketecekler. Erkekler adına konuşayım; eğer kendinize bu kadar güveniniz yoksa, bir kadının size aşık olması ihtimal dahilinde değil! Yolunacak kazsanız, o başka.
Bu aşk büyüsü zırvalığı, bu yüzden bir şekilde işe yarayabilir; gerçekten “büyüyü çaktıktan” sonra, kendinizi erkek gibi hissedecekseniz, kısmen işe yarar! Bunun dışında işe yaramayacağı üzerine bol bol iddiaya girebilirim, böylece hayatımın sonuna kadar çalışmama gerek kalmaz. Çok paranız varsa medyum Niyazi’ye (kayıtlı ve modern bir medyum, esnaf ve sanatkarlar odasında kaydı var vallahi) bir miktar para verip, kendiniz de işe yaramadığını görebilirsiniz. Ama bunun yerine, o parayla abayı yaktığınız hatuna jest yapmanız daha çok işe yarar. Yaramaya da bilir. Garantisi yok. Konu insanlar olunca, çoğu şeyin garantisi olmaz.
Bir erkek olarak bütün doğruları yapsanız da, herşeyiniz olsa da, karşınızdaki fani size pas verecek diye bir kural yok. Bunu kabul ettiğinizde, herşeyin çok daha rahat olacağını görebilirsiniz. Erkeklerin bu tip konularda kepazeliklerinin sınırı yoktur; ama kendinizi tek bir konuda bile olsa, bir limit koymaya çalışın. Bunun dışında istediğiniz haltı etmekte özgürsünüz. Benim tek bir limitim var; 1 hafta limiti. Fiziksel olarak aynı mekanda olduğum bir kadın ile 1 hafta içinde Bir şey olmazsa -yatağa atlayıp bulutların üstüne yükselmekten filan bahsetmiyorum- direk unuturum. En azından kendi tecrübelerim, aşkın kısık ateşte pişen et olmadığını söylüyor. İsrarcı olmanın bir alemi yok.
Bunu bir gurur meselesi haline getirmek, en sık yapılan hata. Büyücüye gitmeden önce, aşık olduğunuz -daha doğrusu takıntı yaptığınız- hatun kişinin bazı “arızaları” olabileceğini de düşünün. Vaginismus olabilir, aseksüel olabilir, hatta lezbiyen ya da hermofrodit bile olabilir. Bunları anlamanın gebelik testi gibi bir testi olmadığına göre, karşılaşacağınız birçok belirsizliğe bunları da ekleyiverin.
Ya da, daha basitçe, sizden hazzetmiyor olabilir. Brad Pitt gibi yakışıklı, Bruce Willis gibi cool, Bill Gates gibi zengin olabilirsiniz ama kızcağız yine de sizden hoşlanmıyordur. Ne bileyim, canı başarısız, kel, şişman birini çekmiştir; gülmeyin, buna dair yaşanmış bir hikaye biliyorum.
Medyum Niyazi abinin kapısını çalmadan ve aşk büyülerine para bayılmadan önce, dürüst bir değerlendirme yapmak sizi sürüyle eziyetten kurtarabilir. Mesela çok çirkinseniz üzgünüm; hayat size karşı acımasız olacak. Sadece aşkta filan değil, iş ve arkadaşlık konusunda da sıkıntı yaşayacaksınız. Hatta fazlasıyla aptal ve zevzek biri de olabilirsiniz; tabi bu durumda gerçekleri kabullenmek gibi yetilerden de yoksun olacağınızdan, işiniz bir parça daha zor olacak. Ama üzülmeyin; birsürü eksik zekalı ve kolay kandırılan kadın da var; çirkin olmaktan daha iyi. Bir adım öndesiniz.
Paranız yoksa bu son derece büyük bir sorun. İstisnasız her kadın, çok zengin ve bununla sizi aşağılayacak durumda değilde, paraya bayılır. Kadınlar sizi sömürür demiyorum; hatta çok paranız olduğunda enteresan şekilde daha az para harcadığınızı farkedebilirsiniz. Kadınlar parayı sever çünkü para bir güç ifadesidir. Kısacası, kadınlar kendine güvenen ve güçlü herifleri severler. Kas kuvveti de bir parça işe yarayabilir; ama kel,kıllı,göbekli ve BMW’li hödük, çoğu durumda sevgilinizi elinizden alacak potansiyele sahiptir. Bu tip bir rekabete girmek durumunda kalırsanız, kol kuvvetinizi çekinmeden kullanın. Çünkü gerçekten bunu yapmayı haketmiş olacaksınız.
“Aşkın gücü atom bombasına beş basar”, “Aşık oldummu dümeni kırmadan cehenneme giderim”, “Ya benim olursun ya kara toprağın” filan gibi gerzek edebiyat biçimlerinin her türlüsünden uzak durun. Hepimizin içinde, romantik bir taraf olsa da, modern hayat romantik insanlara göre değil. Sağında solunda yıldızlar parlayıp flaşlar çakan, pembe gül ve melek resimleriyle donatılmış, birbirinden dandik şiirlerin oraya buraya serpiştirildiği blog ve sitelerden uyduruk birşeyler okuyup gaza gelmeyin. Aşk denen şey temelde şiddet içerir ve son derece de primitiftir; ne kadar cilalarsanız cilalayın, birgün canınız yanacaktır. Aşkı değil, kadınları ciddiye alın. Kadınların çoğu, özellikle de Türk kadınlarının çoğu, onlara iyi davrandığınız ilk zamanlarda gırtlağınızı sıkmak ister; zira erkeklerimiz de genelde hödük oldukları için, bu ilginin dibini bulmak isterler. Birçoğu zaman içinde insafa gelir; fazla sabırlı olmamaya bakın. Bu tip uyuzluklara tahammül sürem genelde 48 saatle sınırlı; çok sabırlıysanız bile 1 ayı geçmeyin.
Öncelikle, kadından Bir şey almak,istemek ezikliğinden kurtulun. Bu iki taraflı bir şey. İki taraflı olduğunu kabul etmek, size ciddi bir esneklik sağlayacak. Birincisi, kadının sizi kabul etmeyebileceğini normal karşılayabileceksiniz. İkincisi, kadını fethedilecek kale filan gibi görme salaklığından çıkıp, karşılıklı bir ilişki olduğunu idrak edeceksiniz. Karşınızda aklı başında biri varsa, bu sayede doğru dürüst bir ilişkiniz olacak; ya da en azından bir ilişkiniz olacak.
İlişkileri çok ciddi bir iş gibi ele almak işe yarar. Bu biraz sıkıcı ve zorlayıcı gibi gelse de öyle değil; özellikle doğum günleri filan gibi şeyleri hatırlayabilecek kadar bile disipline değilseniz, kadınlar sizden daima nefret edecekler. Karşınızdaki insanın sevdiği şeyleri en azından ipuçları olarak öğrenmeyi hobi haline getirin ve zaman zaman şaşırtın. Bu genelde kadınları deli eder. Daha iyisi, birini mutlu ederek de mutlu olabileceğinizi öğrenin, böyle bir fonksiyonunuz varsa tabi. Şayet yoksa, işiniz birkaç kat daha zor.
Genelde hayattan zevk almanıza hizmet eden şeyler, kadınlarla daha iyi ve kalıcı ilişkiler kurmanıza da yarar. Bu tip şeyleri başlarda sadece kendiniz sevdiğiniz için yapın ve içine kadınları dahil etmeyin. Örneğin, yemek yapmayı öğrenmek istiyorsanız -ki aslında çok zevkli ve dinlendirici bir uğraş- bunu bir kadın için uzun süre yapmayın, hatta anneniz için bile yapmayın; yalnız yapın ve tadını yalnız çıkarın. Yeni edindiğim hobilerimi gizli tutarım mesela; böylece insanlar yorum yapmadan ve kendimi geliştirene kadar bir miktar ruhsal olgunluğa da kavuşmuş olurum. Yemek yapmak, müzik aletleri çalabilmek, koleksiyon yapmak (pul koleksiyonu değil!) gibi hobileriniz varsa, karşınızdaki kadını etkilemese bile, zaman geçirmeye vesile olur. Marangozluk,demircilik, motor tamiri filan gibi hobilerse pek işe yaramıyor, test edip onayladım; yani Hollywood filmlerindeki tamirciye aşık olan manken gibi hatunlar gerçek hayatta yaşamıyorlar. Ya da, bu hobilerinizi ABD’nin güney eyaletlerinde kullanmanız gerekiyor!
“Ben bu kadar uğraşamam” diyorsanız, Medyum Niyazi’ye aşk büyüsü filan yaptırabilirsiniz. Belgesiz ve daha ucuz hoca,büyücü,medyum esnafı da var; çok ucuza papaz büyüsü, kırk düğüm,kör kuyu, aşk büyüsü yapıyorlar. Aslında oduna hızar yaraşır ama neyse.