* You are viewing the archive for the ‘öylesine’ Category

Blogumu nasıl darphane haline getirdim?

Bildiğiniz gibi, deli gibi para kazanıyor ve paraya para demiyorum. Daha da iyisi, bunu genelde çaldığım yazılarla ve hiç uğraşmadan yapabiliyor olmam.

Elbette bu işte biraz uyanık olmak gerekiyor. Ben bu bilgilerin çoğunu, Blograzzi alemindeki arkadaşlardan aldım. Bir kısmını sizlerde de paylaşayım ki, 3-5 yüz bin dolar da siz kazanın; zira fakir bloggerlarla takılmanın bir zevki olmuyor.

1.Link vermeyin ama herkesten link alın.

Bir bloga girer girmez hemen pagerankine bakın. Bu sizin karşı tarafa ne kadar yağ çekmenizi belirlemenizi sağlayan bir sayıdır, başka da bir faydası yoktur. 2-3 üzeri pagerank için, gururu dolaba kaldırın, derhal girişimlere başlayın. Size link vermelerini sağlayın.

2.Blogroll’dan link vermeyin

Bu yeni yeni keşfettiğim bir numara. Blogroll’dan link verirseniz, adamın technorati puanını yükseltme riskiniz var. En iyisi, link vermeye mecbur kaldığınızda, bunu karmaşık JavaScriptler içinden yapınki, Google gibi arama motorları linki göremesin, adamında pageranki filan yükselmesin. Mesela, Blograzzi’nin çok kıymetli bir aracı var, oradan link verirseniz, Google katiyen görmez.

3.Onu da yapamıyorsanız, linkleri başka bir sayfadan verin

“Şekerim, linkler çok, blogroll’a sığmıyor” bahanesi ile, ayrı bir sayfa açarak, linkleri oradan da verebilirsiniz. Bunun da çok sayıda hile hurdası var ama incelikleri yazarsam siz de çok kazanırsınız, pagerankiniz artar, uyuz olurum.

4.Polemik yaratın

Onu buna sataşıp küfür filan edin. Ne kadar rezil bir kişilik sergilerseniz, insanların “oo bu okkalı biri galiba” diye düşünüp, size yağ çekmeleri, dolayısıyla link vermeleri ihtimali artacaktır. Boyunuzun ölçüsünü alsanız da sorun değil. En sevdiğim yöntem, hem küfür edip, hem de karşı taraf cevap verdikçe BAŞARIMI KISKANIYORLAR; MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR tarzı capslocklu ifadeler yazmaktır.

5.Yorum yazmaya başlamadan önce Caps Lock’ a basın

Büyük harfle yazılan kelimelerin gücünün daha fazla olduğuna dair bir inanış var halk arasında. CAPS LOCK DOSTUNUZ, NAMUSUNUZ,SEVGİLİNİZ OLSUN. Caps Lock’suz yorum yazmayın.

6.Sevgi kelebeği olun

Bir taraftan küfür edin, bir taraftan size link verenlere pıtırcıklar,canım,aşkım gibi avam ifadelerle hitap edin. Karşınızdaki insanın yaşının filan bir önemi yok; ama prensip olarak, 50 yaşın üstündekilere pıtırcık demem, canım’ı kullanırım.

7.Değer dili kullanın

Yaptığınız saçma şeyleri “proje, konsept,atılım,girişim,topluluk” gibi süslü kelimelerle allayıp pullayın. Örneğin, “Yoruma cevap yazma projem”, “yanlış hecelenen popüler domainleri satın alma girişimim” gibi.

8. Çarpıcı başlıklar seçin

İnsanların ilgisini çekmek ve arama motorlarından gelen müşterileri artırmak adına, popüler arama sözcüklerine başlıklarınızda bol bol yer verin. “Ali Kırca pornosunu 200 inçte gösteren yeni plasma: Hamzong 200ZX, alemin kralı plasma tv”, “Etek altı görüntüler artık kristal gibi net: Zortika 7232 hfz 5.2 MP kameralı cep telefonu” gibi.

Internet ve Google sayesinde nasıl süper zengin oldum?

Internet’i keşfetmeden önce eşek gibi çalıştığım halde, kuru ekmeğe talim ediyor, tren raylarından izmarit toplayıp içiyordum.

Internet sizinde hayatınızı değiştirebilir. Zira ben artık hemen hiç çalışmadan paraya para demiyorum. 12 adet altın lazımlığım (dev boy,uh ah dev adam, 12 dev adam), pırlanta kaplama alafranga helam, inci kaplı jakuzim var. 4 kişi kapasiteliydi, şimdi siz sitedeki kompresör ve don lastiği reklamlarına tıklayınca kazandığım parayla yıktırıp 6 kişiliğini yaptıracağım. Bu satırları yazdığım esnada, bitmek tükenmek servetimi yemek üzere 3 adet huri gibi playmate yollara düştü bile. First class ile gelelim diye tutturdular, darıldım. Hemen bir Learjet alıp yollayıverdim, iki saatlik Google Adsense kazancıma mal oldu ama olsun.

Bu parayı nasıl yaptım? Elbette hiç çalışmadan. Çalışsam bir yerlerim eksilir, para kazanamazdım. Biz Internet zenginleri çalışanları sevmez, onları reklam klikleme aparatları olarak görürüz. Sizde eşşekler gibi zengin olabilir, parayı nereye harcamalı sorunlarıyla depresyona girebilirsiniz. Zenginlik şahane birşey olsada, bu gibi ufak tefek dertleri de olmuyor değil.

Herşey 3 ay önce Google Adsense’i keşfetmemle başladı. Hemen oraya buraya Adsense reklamları koydum. Kullanıcılar farketmesin diye, linkler arasına yerleştirdim, renkleri ve temayı Adsense reklamlarına göre ayarladım. Başlarda çok küfür eden oldu ama önemli değil. Zengin olup da ratingim patlayınca, bana link ver abi diye dizlerinin üstünde sürünerek geldiler. Uyanık olduğum için, parayla sattım tabi. Bu linklere nofollow tagini eklemeyi de unutmadım.

Başta çok hit almadıığım için, günde 3-5 bin doları zor denkleştiriyordum. Evde boş oturan kadınların canı sıkıldığı için, teknoloji ağırlıklı blogumu derhal yemek tarifleri, örgü, dikiş, nakış gibi yazılarla doldurdum. Çoğunu yerli sitelerden çaldım (çalınmış olanı tekrar çalmanın anlamı yok!). Çalacak yazı kalmayınca, yabancı sitelerden araklayıp Türkçeye çevirdim, sonra daha da yüzsüz ve tembel olup, aynen İngilizce filan kopyalamaya başladım. Hatta, Alexa ranki çok yüksek ama Zwahili dilinde bir site vardı, ordaki yazıları da kopyalayıp yapıştırdım. Abartıp, Google daha iyi indekslesin diye, iki kez arka arkaya yapıştırdım. Sitenin içeriğini hala bilmiyorum, önemli de değil. Takunya fotografları var, başta Cumhuriyet okurlarının “gerici” yaftalarıyla karşılaştım ama oluşan polemikler sayesinde hitlerime hit katıp daha da zengin oldum.

Gelen paralar ağzımı sulandırıyordu, hemen gelen bir e-mail’i (sıçtığın yerde para kazan başlıklı) değerlendirerek, evde pul yalamaya başladım. Bu site, yaladığım her pul için 5 dolar ödüyordu. Ayrıca, 100 pul yalayıcısı daha bulursanız, onların gelirlerinden de %30 prim alıyordunuz. En iyi arkadaş ve ailemi de pul yalama işine soktum. Bu sayede Fransa’da iki şato aldım.

Hazır yalakalığa alışmışken, siteme büyük şirketlerden reklam aldım. Boyuna övgü dolu yazılar yazıyor, paraya para demiyordum.

Paraya doyamadığım için bir de forum açtım, forumdan cep telefonumla çektiğim etek altı görüntüleri paylaşıyordum. Akıllılık edip, terazi ve rep butonlarını da Google Adsense ve Reklamstore reklamlarına yönlendirmiştim. Onlar uyanıp hesabımı kapatana kadar boğazda iki yalı aldım. Biri Avrupa, diğeri Anadolu yakasında, karşılıklı.

Bu arada, siteme gelen arama kelimelerine bakınca, çoğu insanın Google yerine Fookle yazdığını keşfettim. Derhal bu domaini alıp Google’da yönlendirdim bir sene, pagerank’i 6 olunca oradan parayla link satmaya başladım. Çok aktif birkaç yalakaya da bedava link verdimki reklam yapsınlar; şimdi sağda solda “Fookle,işte dahi Türkün müthiş projesi” diye bahsedip duruyorlar. Siteden link dışında, kurna ve tarak da satıyorum; zaten ne yazarsanız yazın kurna ve tarak imalatçılarının adresleri çıkıyor. İlk üç sırada çıkanlar benim şirketler; diğer şirketlerden de reklam parası alıyorum.

Blograzzi’de ilk 100′ü komple parselledim, Alexa’da Google’ın ensesindeyim, 18 milyon anahtar kelimede Google’da ilk sayfada çıkıyorum. Ekstralara çıkmam için Yahoo ve MSN örtülü ödenekten para veriyor, vergisini vermemek için offshore bankada hesap açtım, banka uzak olunca canım sıkıldı sahiliyle birlikte bankayı da satın aldım.

Uydur.com diye bir haber portalı açtım; aslında haber filan yok ama ziyaretçiler anlamıyor, çünkü sitenin üstüne komple flash reklam döşedim, bunlardan ikisini Javascriptle mouse işaretçisine bağladım, böylece ziyaretçi nereye tıklarsa tıklasın, iki reklama birden tıklamış oluyor. Deli para kazandım, Büyükada’yı satın alıp altını da oyarak kasa yapacağım komple.

Çok hızlı yük ve eşya taşınır: Mercedes C63 AMG ve Audi RS6 Avant

Mercedes’te, AMG tarafından ırzına geçilip modifiye edilen 6.3 litre bir V8 var. Bu motorun içine 451 adet beygiri sığdırmışlar, enjektör çaplarını merak ediyorum, herhalde ben sığarım. 100′e 4.6 saniyede “çıkıveriyor”, son sürat 250 ile sınırlandırılmış (beyne ayar verirsiniz kalkar, 300 de basarsınız)

Bir de Audi RS6 Avant var; ona da Volkswagen’ın V10′unu koymuşlar, Volk Almanca “halk” demek; yani “Halk arabası”. Almanya’da hiç aç adam yok ordan anlayın; herkes V10′la geziyor, benzin de bedava. Bunda da çift turbo var, 10 silindir yetmemiş. FSI motor, 580 tane beygiri dize getirecek kudrette. Bu Audi 4 çeker olduğundan, ağırlık 2 ton ve ekstra beygirlere rağmen, hızlanma ve son sürat Mercedes C63 AMG ile aynı. Lakin çok az yakıyormuş; 13.9 litre. (Yumurtayı gaz pedalı üzerine bırakırsan yakar). Bende birşey sandım; benim araba rölantide o kadar yakıyor!

İkisinin ortak noktası, station wagon olması. Eşek kadar bagajları var. Tabi, bu araç dinamiğini etkileyen, ciddi bir kusur.

Sportif görünmeyen, arkada garaj kadar bagajı olan bir araca neden 500 beygirlik motor koyarlar anlamış değilim. Bu modayı Audi başlattı. Nedir yani, Almanlar çok hızlı yük mü taşıyorlar? Böyle bir ihtiyaç mı var? Ya da Almanyadan dönen Türkler, sedanların bagajına çocuk koyamıyor diye böyle bir ihtiyaç mı hasıl oldu?

Gerçi F40′ı station’a çeviren Brunei sultanı örneği de var; süpermarkete bu arabayla gidiyormuş (kendi söylemiş kefere, hem o kadar parası var, hem alışverişe markete kendisi gidiyor!)

Ferrari: alırım ama parçan pahalı!

İngiliz bir arkadaş -iş adamı kendisi, parayı düşünme!- Ferrari Enzo’su ile seyir halindeyken, bir otobüs kendisine patlatıyor. 600.000 poundluk Ferrari Enzo Ferrari (doğru adı budur; İspanyol asilzadesi gibi uzun ve tekrarlı!) de oluşan hasar 300.000 poundmuş.

İngiliz eleman "köşeyi çok hızlı döndü, geçirdi" diye, otobüs şirketine dava açmış. (Köşeyi çok hızlı dönen bazı arkadaşların başına geliyor bazen çeşit çeşit "kazalar", verilmiş sadakan varmış, cana geleceğine mala gelsin!)

İlgimi çeken, hasar ile bedel arasındaki orantısızlık oldu. Acaba zincirleme kazaya filan karışsa, ne kadar hasar olacaktı?

Fotografa bir bakın, ayıptır ya! Ferrari yan sanayisi olayına mı girsek?

Al uzaylı, dünyadan sana bir hediye

Fi tarihinde, Yahoo’nun uzaya bazı kapsüller bırakacağını okumuştum. (Clarke kuşağını iyice çöplüğe çevirmek adına, takdir edilesi bir girişim) Açıkçası bu tip naif çabalar beni hem güldürüyor, hem de endişelendiriyor.

Güldürüyor; çünkü SETI de dahil olmak üzere, uzaya abuk sabuk mesajlar yollayıp duruyorlar; Harry Potter metinleri ve Madonna’nın “Like a virgin” i gibi. Bizden çok daha uygar bir varlığı bulacağımızı umuyoruz; öte yandan adamlara hala sihirdi büyüydü saçmalıklarıyla uğraşmaktan başımızı alamadığımızı ifşa etmekten utanmıyoruz, sıkılmıyoruz. Bir de Like a virgin meselesi var; dünyalının kukusu namusudur, bacımıza yan bakanı Venüslü filan dinlemez mermi manyağı yaparız mesajı veriyoruz inceden.

Endişeleniyorum; çünkü bizden daha ileri bir uygarlığın mevcut olma şansı çok yüksek. Gönderdiğimiz gerzekçe şeylere bakıp “ulan bunların bilimadamları bile böyle maymunsa, 2-3 dakikada hepsini köleleştiririz” diye istila edilmekten endişe duyuyorum! Böyle bir uygarlığın -uzay zamanı bükerek filan seyahat ediyorlar, ya da solucan deliklerinin gizemini çözüp höpürdetmişler- son derece güçlü silahları olması ve direk sömürmek için gelmeleri neredeyse kesin. Nitekim, İspanyollar tarafından katledilen ABD yerlilerinin başına gelen de aynen buydu (Mayalara üzülmüyorum; az bile yapmışlar vahşi köpeklere!)

Soru şu: zuzaylı dostlarımıza muhakkak gönderip, asla göndermeyeceğiniz şeyler (hem de gerekçeli olarak!)

MUTLAKA GÖNDERİLECEK:

1.300 Spartalı filmi. “Eskiden mızrak ve kılıçla çarpışırdık ama şimdi geliştik; ama mertlik,cesaret ve onur hala aynı noktada” mesajı vermek için.

2.2001 filmi. “Şebektik, evrildik homo erectus olduk; hala pek bir bok sayılmayız ama inatla ilerliyoruz” mesajı vermek için.

3.1938-2007 Türkiye Tarihi. “Bize bulaşmayın, hem elinizi kirlettiğinize değmez; hem de abuk sabuk işlerimizle size ayak bağı olur, canınızı sıkarız”

4.Yerli diziler,Harun Yahya külliyatı, Eric von Daniken kitapları, popüler forumların printoutları ve Star Haber. “Köleleştirmeye değmeyecek kadar aptal ve beceriksiz bir türüz”

5.Otogarda satılan lahmacunlar. “Dünyadaki gıdalar dişlerinizi döker, sülalenizi…”

ASLA GÖNDERİLMEYECEKLER:

1.Muhtelif Fransız filmleri, Rus romanları. Kendi dandik ruh halimizle uğraşmaktan başka Bir şey yapmaya halimiz olmadığını anlamasınlar.

2.Dünya tarihi. Kolay lokma olduğumuzu hemen anlamasınlar.

3.Pop müzik. Giderek daha salaklaştığımızı ve bununla da eğlenebildiğimizi bilmeleri şahsen benim işime gelmez.

4.Bilhassa ABD yapımı uzay mekiklerinin planları. Uzay teknolojimizin ne kadar ilkel olduğunu görmeleri durumunda onları asla “evlerinde” vuramayacağımızı öğrenmemeliler.

5.Kariyer, kişisel gelişim, kamu yönetimi kategorisindeki tüm yayınlar: köleleşmeye değil karşı olmayı, bunu çok da arzu edilir bulduğumuzu açık etmemek için.

Topu Samed,pilaki,Pınar,Oceangray,Serkan ve de Ceren‘e atarak listelerin çoğalmasını umuyorum. Yeteri kadar çok kişi liste yaparsa Yahoo’ya filan da yollarız belki, dünya Türk’ün gücünü görmüş olur!

12, toplam 19 sayfa« First...«5678910111213141516171819»