Dave Gahan – Hourglass
Depeche Mode’un problemli adamı bu sefer becermiş; ilk albümü Paper Monsters açıkçası pek dinlenilesi değildi. İş yapacak tek parçası olan “Dirty sticky floors” öylesine bir esti geçti; ama albüm genel olarak silikti.
Hourglass’ı beğendim. Biraz Songs of Faith and Devotion ile başlayan yeni Depeche Mode çizgisi kıvamında; hatta benim nefret ettiğim son Depeche Mode albümünden çok daha iyi diyebilirim.
Bu arada Levent‘le uzun süre gülüşmemize neden olan Depeche Mode prodüksiyon faciasını sizlerle de paylaşalım: Songs of Faith and Devotion hariç, Exciter da kısmen dahil olmak üzere, tüm Depeche Mode albümleri sanki Unkapanı’ndaki en dandik stüdyoda kaydedilmiş gibi. Üzüldüğüm nokta, Alan Wilder ve Martin Gore gibi müziği gerçekten “bilen” adamların, bu dandik kayıtlar yüzünden kısmen harcanmış olmaları. Prodüksiyon o kadar kötü ki, örneğin Songs of Faith and Devotion albümünün Live versiyonu, hemen hemen tüm Depeche Mode albümlerinden çok daha iyi kaydedilmiş! Bir dahaki sefere Dave Gahan, “abi benim stüdyo iyi, bu adamlarla çalışalım” derse çok memnun olacağım. Tabii, bir sonraki Depeche Mode albümünü dinlemeye tahammül edebilirsem.
Sözleri de inat edip kendi yazmış. Martin Gore’un çok inceden dalga geçen ve sağa sola ayar veren parlak lakırdılarına rastlamıyorsunuz; ama Dave Gahan “inandırıcı” vokaliyle bu eksikliği kapatıyor. Kafanız bozuksa, bira ve puf puf eşliğinde dinleyeceğiniz bir albüm olmuş. “Miracles” ı tavsiye ederim. Müzikal anlamda beni en çok tatmin eden Deeper and deeper olsa da (tatmin ve deeper and deeper’ın aynı cümlede yer alması azıcık manidar oldu) Miracles’daki bir detaya dikkat: adamın nasıl “I’m just afraid of losing you” dediğine dikkat edin. Ben bu kadar inanarak şarkı söyleyen bir adam daha görmedim.
Zaman zaman Depeche Mode dağılsa daha iyi olacak dediğim oluyor. Ne bileyim; Andrew Fletcher bir muhasebe bürosu filan açabilir. Martin Gore da bence şiir yazıp, arada da instrumental parçalar patlatmalı; Leonard Cohen özentisi solo albüm yapmak yerine. Alan Wilder’ın Recoil serisi kısmen iyi. Dave Gahan’da yine “abi karı yine boşadı beni” tribine girip eroine filan sarmazsa -bir turnede eleman komada olduğundan bütün şarkıları Martin Gore söylemek zorunda kalmış, Gore’un Dave Gahan’a ketenci kölesi muamelesi yapmasını hoş görmek gerek- herşey yoluna girecek gibi.
Adet yerini bulsun diye tracklist de yazayım:
‘Saw Something’ (Halüsinasyondur, ayılınca geçer)
‘Kingdom’ (Yavaş birader, bu daha ikinci albüm)
‘Deeper And Deeper’ (Gözümüz yok)
‘21 Days’
‘Miracles’
‘Use You’ (Bende,bende!)
‘Insoluble’ (Limon tuzu + su + ateş dene)
‘Endless’ (Deme ya)
‘A Little Lie’
‘Down’

