* You are viewing the archive for the ‘pozitif linux’ Category

Pardusçular neden bana düşman?

Pardus ile ilgilenen herkes bana savaş açmış değil elbette. Nitekim, Pozitif PC zamanında, pardus-forum.org sitesinde birçok arkadaş bize destek verdi. Şu an, yine aynı sitede bazıları, Pozitif Linux’u n “balon” olduğunu söylüyor. Böyle bir dağıtım yokmuş. Üstelik, bunu çok seviyesiz bir dille yapanlar var. Eh, bu da Internet’in olumsuz yanlarından, suratınıza Bir şey söylemeye cesareti olmayan bazı tipler, arkanızdan rahatça atıp tutabiliyorlar.

Seviyesizlik her yerde ve her alanda var, o yüzden üstünde fazla da durmak anlamsız.

Pardus’a sadece tek bir konudan dolayı tepkiliydim; bu yüzden de camiadan ya da kullanıcılardan kimseyi suçlamadım. Bunun vebali, TÜBİTAK’a ait: Pardus’u tamamen “yerli imalat”, farklı bir işletim sistemi gibiymiş gibi lanse etmeye kalktılar. Tabiki kimse yemedi ve bu sefer herhalde top geliştiricilere atıldı ki, “evet, bu bir Linux dağıtımı ve milli değil” gibi açıklamalar yapmak zorunda kaldılar.

Pardus takımı içinde biriyle birebir ağız dalaşı içinde olduğum da gizli saklı Bir şey değil. Hatta kendisini oldukça zeki ve dolu bulduğumu da ekleyeyim. Seviyesizleşmedikçe, ağız dalaşına girmekten rahatsızlık duymam; hatta bu tür çekişmeler insanlar (hatta toplumlar) açısından faydalıdır da. Nitekim, Edison ve Tesla’nın dillere destan AC-DC dalaşı olmasaydı, bugün çok aptalca bir şekilde, evlerde doğru akım kullanıyor olurduk!

Geçenlerde hiç olmayacak bir yerde, Pardus geliştiricilerinden Faik’le (soyadını unuttum) karşılaştım ve kendimi farklı biri gibi tanıtarak onun ağzından, “cahil biri” olarak Pardus ve Linux’u dinledim. Açıkçası, bence örnek bir Linux avukatı ve gerek seçtiği cümleler, gerekse üslubu ile fikrini ve ürününü son derece iyi ve doğru temsil ediyor.

Pardus’u eleştirdim ve eleştirmeye devam edeceğim. Bu onlar için pozitif Bir şey. “Niye eleştiriyorsun?” diyenleri kaale bile almıyorum ve bundan sonra, ağızlarının payını da hakettikleri şekilde alacaklar. Pardus’u sık dağıtım yapmadığı için eleştirdim; şimdi Pardus en sık sürüm yapan dağıtımlardan biri. Elbette ben söylediğim için değil; demek istediğim söylediğim şeyin doğru çıktığı. Doğruymuş ki, şimdi neredeyse 2 ayda bir sürüm yapıyorlar.

Paket yönetimlerini eleştirdim, hala da eleştiriyorum: 2 sene önceki paket sayıları ile şimdiki sayı arasında kayda değer bir fark yok. Burada okuyanlar şahit olsunlar, benim önerim Debian ve RPM paketlerini Pisi paketi yapacak bir araç geliştirmeleri. Yapabileceğim herhangi bir yardım varsa, onu da yapmaya hazırım.

Diğer bir eleştirim, YALI ile ilgiliydi. İlk çıktığından bu yana incelemiş değilim; o zamanlarda YALI’nın CD’ye getirdiği yük çok fazlaydı. Size somut bir örnek vereyim: Pozitif’de, Pardus’da bir CD ve iso boyutları aynı. Pardus 2007.1 686 MB; Pozitif Linux 692 MB. Ama aradaki program farkına bakın, dağlar kadar fark göreceksiniz. Üstelik, Pozitif hem Live, hem de kurulan bir sistem. Tek CD üzerinde. Demekki, burada aksayan şeyler sözkonusu.

Pardus, ilk sürümden sonra paketlerde kullandığı sıkıştırma algoritmasını değiştirdi ve LZMA’ya geçti. Bu paket yapımını daha da zorlaştırdı; çünkü her sistem üzerinde paketi açıp nasıl yapılmış, içinde ne var göremiyorsunuz. Oysa bir .deb ya da rpm paketini Windows üzerinde bile açabilir, hatta kasarsanız paket dahi yapabilirsiniz.

Paket yöneticisi yazmak gizem filan değil. Şu an bile, Debian ve RPM’i kurcalar, 5 ayrı paket yöneticisi yazarım. Portage filanda var tabi, ama onlara pek aşina değilim. Bunun kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum; birşeyler yaptığınızda küçük bile olsa fark yaratmak istersiniz. Bu da, gayet insani ve medeniyetin gelişmesi açısından faydalı bir dürtü. Ama, dünya böyle çalışmıyor. Dünya bilgisayar piyasasında adı geçmeyen bir ülke olarak, standartları siz belirleyemezsiniz; özellikle el konular yıllar önce, gayet güzel şekilde çözülmüşse…

Madem TÜBİTAK bu işe el attı, benim beklentim şudur: Bugün yerli diye adı geçen, bir dizi dağıtım var. Pardus,Turkix, Armador, Gelecek Linux, yokolup giden Turkuaz. TÜBİTAK, bu dağıtımlara bir çatı oluştursun. Madem kaynaklarını bu işe tahsis ediyor, herkes bundan adil biçimde yararlansın. Hatta, belli konular üzerinde uzlaşılsın ve her dağıtımda elini taşın altına sokup, ciddi ciddi geliştirme işine girsin. Örneğin Pardus, ordu ihaleleri için terminal server geliştirsin, Armador ve Gelecek servis versin, Turkix,Pozitif,Truva daha pratik yönetim panelleri hazırlasın, server sürümleri oluştursun.

Pozitif Linux kimler için?

Pozitif Linux’un milli bir dağıtım filan olmadığını üzerine basa basa söylüyorum. Pozitif Linux, sadece Türkçe bir dağıtım ve Türkiye şartlarını gözönünde bulundurarak hazırlanıyor. Yani, Türkiye’de yaşayan ve Türkçe konuşan bir Çinli de, Pozitif Linux’u faydalı bulacak.

Birileri çıkıp bunu “Türk malı” olduğu için kullanırsa, üzülürüm. Zaten Türk malı da değil, dünya malı. Benim, ya da diğer dağıtımların yaptığı şeyler, denizdeki kum kadar bile değil. Asıl övgüler, Richard Stallman’e, Linus Torvalds’a, Peter Anvin’e, adını burada sayamayacağım yüzlerce, binlerce özgür yazılım programcısı ve filozofuna gitmeli (evet; Stallman’i bu yüzyılın en büyük filozoflarından biri olarak görüyorum aynı zamanda)

Kör milliyetçilik bizi çok tehlikeli ve çıkmaz sokaklara götürür. “Ne kadar milliyetçi olmalı?” sorusu hassas bir soru. Eğer komşularımızla iyi geçiniyorsak, toprağı kirletmiyor ve ona iyi bakıyorsak, komşumuzun malını çalmıyorsak, doğduğumuz büyüdüğümüz yeri başka, daha güzel yerlere tercih etmiyorsak, bu asil bir milletçilik türü bence. “Herşeyi biz biliriz ama çok akıllı olduğumuz için bizi sevmiyorlar” demekse sadece komplekstir ve bizi şu an yaşadığımız ahlaki, ekonomik, siyasal çöküntüye biraz daha yaklaştırır, o kadar…

Aslında hayat, Amerikan filmleri kadar basit: iyi adamlar ve kötü adamlar var. Evinizi soyan hırsızın milleti sizin için önemli mi? Türk hırsıza kahve ikram ederken, Alman hırsıza kötek mi atarsınız? Mesele bu kadar basit.

Linux evrenseldir ve “iyi adamların” eseridir. Özgürlükten, dünyayı daha iyi biryer yapmaktan yana olduğu sürece, kimsenin dili,dini ya da rengi beni ilgilendirmiyor. Hatta, bir Alman’ın beni soyması, bir Türk’ün soyması kadar ağır gelmez; ne de olsa bir Alman’ın hayat gerçeği, olayları algılaması bizden farklı. Biz ne doğulu, ne batılıyız ve ikisinden de olamayız. Hayatının üçte ikisini batıda geçirmiş insanlar gördüm; ve zurnanın zırt dediği yerde, bir anda Türk gibi davranabiliyorlar!

Özellikle son 1-1.5 yılda, özgür yazılım konusunda çok büyük emek ve zaman harcadık. Sadece Türk olduğumuz için Pozitif Linux’un biryerlere gelmesi, insan olarak bizi rahatsız eder. Biz elimizden geldiği ölçüde yüksek standartlarda işler yapmaya uğraşıyoruz. Zaten, özellikle şahsen benim Türkiye’deki kurumları bu kadar ağır eleştirmem bu yüzdendir. Üç ahbap çavuş zihniyeti ile, bugün elimizdeki kıt kaynakları eşe dosta ulufe gibi dağıtmak (aslında bu lafı sevmiyorum; ulufe yeniçerinin maaşı; adamlar canlarını tehlikeye atarak alınlarının akıyla kazanıyorlardı o parayı) bizi daha da fakir ve geçimsiz hale getirir, o kadar.

Twix hayata geçiyor…

Pozitif Linux’un kendine has bazı programları olduğunu duyurduk bile…

Twix, bunlardan ilki. Twix, benim lisede en sevdiğim çikolata bardı ve “Tweaks” i çağrıştırdığı için bu ismi seçtim.

Twix, adından anlaşılabileceği gibi, kullanıcıların kolayca performans ayarları yapabilmesini, normalde sistemin derinliklerinde gömülü yapılandırma dosyalarına ulaşıp tek satır yazmadan sistemini istediği gibi ayarlamasını sağlayacak.

Twix ile ilgili detayları birkaç güne kadar açıklayacağım. Twix, iki alanda önemli bir katkıda bulunacak: birincisi, sürpriz bir dille geliştirilecek! Kısacası, bu projede eski Windows programcılarının yer almasını ve herkese Linux üzerinde hızlı ve kolay program geliştirilebileceğini ispatlamasını umuyoruz. Elbette, sıkıcı kodlama kısmının büyük yükü bende olacak.

Twix, aynı zamanda insanların Linux’un nasıl çalıştığını anlamasına yardımcı olacak. Zira, kuvvetli bir dokümantasyon ile gelecek ve GUI ile yaptığınız ayarların aslında neleri etkilediğini de isterseniz görebileceksiniz.

Ayrıntıları bekleyin. Önerileriniz için yorum yapabilirsiniz…

Pozitif Linux: İçime sinmeyenler

pozitif linux türkçe qtpartedAz önce, Pozitif Linux’da içime sinenlerden bahsettim. Şimdi de, objektif olmak adına, hoşuma gitmeyen bazı detaylara gireyim!

Öncelikle, aşırı iş yoğunluğu nedeniyle, bu dağıtıma girecek ve Pozitif Linux’a has Twix gibi programları bitiremedim ve dağıtıma koyamadım.

İkinci sorunum, kernel. Ubiquity kodlarıyla oynayıp, kendi kernel’imi kaldırmamaya onu ikna ettikten sonra(!), kernelin birtürlü usplash’i yükleyemediğini gördüm. Bu tuhaf; çünkü usplash, userspace bir program. Bu nedenle, oldukça standart bir Ubuntu kernel’i kullanmak durumunda kaldım.

Paketlerin çoğu, Ubuntu Feisty Fawn (7.04)’den. Aralarında Debian paketlerinin dışında, kendi yaptığım 8-10 kadar paket var. Yabancı kaynaklı paketler yüzünden, Synaptic’de açıklamalar İngilizce çıkıyor. Hoş, kendi yaptığım paketlere de, zaman kıtlığı yüzünden doğru dürüst açıklama koyamadım, o da ayrı konu!

Debconf’a ufak-tefek müdahaleler yapacaktım; ona da zaman kalmadı. Aslında, saydığım problemlerin çoğu 1-2 ay içinde çıkacak 2007.1′de giderilecek. Elbette, 2007.1′ terfi etmek için, insanlar 700 mb’lık CD indirmeyecekler! Delta paketlerde gereken patch’leri sağlayacağım ve 10 dakika içinde yeni bir sisteme kavuşacaksınız. (Planladığım patch paketi boyutu 20 mb altında). Bu delta paketler mantığı sayesinde, kullanıcı senelerce bile CD kurmadan, sistemi en güncel halde tutabilecek. Dieyeceksiniz ki, KDE 4 çıkınca ne olacak? CD üzerindeki yazılımların çoğunun çalıştırabilir dosyalar olmadığını söyleyeyim; sözgelimi KDE paketinde en büyük boyutu grafik ve ikon dosyaları kaplıyor. 3.5.6′dan KDE 4′e geçmek, en fazla 30-40 mb bir download gerektirecek.

Kernel’e gelirsek: Şu an usplash uyumsuz 2.6.21.3 kernel’im -ki CD’de bu kernel yok- header dosyaları ile 20 MB’ın altında geliyor. Kernel header’ı gerektirmeyen programlar derlemekle yetinirseniz, 12.5 MB’lık kernel paketim işinizi görür. Tabii, açıldığında 70-80 MB disk alanı kaplıyor, o ayrı.

Pozitif Linux: içime sinenler

pozitif linux vlc videolan clientPozitif Linux 2007.0 Desktop, son halini alınca, bazı içime sinmeyen şeyler oldu. İtiraf etmeliyim ki, DVD için hazırladığım sürümden çok daha memnun kalmıştım. Öte yandan, Türkiye’nin rezalet bağlantı ve kota durumları düşünülünce, 1.2 GB indirmek çoğu insan için büyük dert. Dolayısıyla, çok fazla değişiklik yapmak zorunda kaldım.

Herşeyden önce, bu dağıtım hem Live, hem de kurulan bir sürüm. Debian Installer üzerine geliştirilen Ubiquity, harika bir iş yapıyor. Kurulumun son derece hızlı olduğunu (bende 9 dk sürüyor) söylemem gerek. Yarım saatlik kurulumlara “hızlı” diyenler, bunu görünce cidden şaşıracak ve sevinecekler.

İkinci memnun kaldığım nokta, gerçekten “anormal” diyebileceğim bir sayıda yazılımı -ki bunlar birinci sınıf ve “ağır” yazılımlar- tek bir CD’ye sığdırabilmiş olmak. Bu tabiki hiç kolay olmadı. Squashfs’den tutun, sistemin geneline kadar birçok “oynama” yapmak zorunda kaldım.

Diğer iyi bir haber, Pozitif Linux’un Beryl ile geliyor olması: XGL, Compiz gibi numaralar tek tıklama ile masaüstünde! Yalnız uyarmam gerek; en azından şu an için, Xorg ayarlarını kendiniz yapmalısınız. Gerçi, i915 onboard ekran kartlı makinede, tek ayar yapmadan Live CD üzerinde sorunsuz çalıştırabildim. Birkaç püf noktası yok değil; onları da Pozitif Linux sitesinde açılacak Wiki’den takip edebilirsiniz.

Konqueror’a biraz müdahale ettim. Eski Linux ve Konqueror hayranları bu durumdan hoşnut kalmayabilirler ama menüler çok daha sade ve anlaşılır oldu. Zaman zaman ben bile, Konqueror menüleri arasında yolumu bulamazdım.

Firefox dışında, Thunderbird’de geliyor. Üstelik, güzel ve kullanışlı bazı eklentiler de entegre edildi. Özellikle Thunderbird’den çok memnun kaldığımı söylemeliyim. Birkaç küçük ayarla, artık Firefox daha hızlı açılıyor ve Internet’te daha hızlı. İddia ediyorum, Linux’a yakın arkadaşlar Firefox’un performansından çok memnun kalacaklar.

Program seçimi konusunda çok memnun kaldım kısacası. Performans konusunda ise, 10 üzerinden 8 verebilirim. OEM sürümlerde inanılmaz bir performans sağlayabilecek; hatta tutup Gentoo ile benchmark almayı düşünmüyor değilim!

Bu kadar reklam yeter!

4, toplam 5 sayfa«12345»