* You are viewing the archive for the ‘silah’ Category

Sessiz sedasız LiMo: Linux tabanlı cep telefonu platformu

Google’ın Android projesi her ne kadar “açık” ve “Linux tabanlı” olsa da, benim hala endişelerim var. Bu endişelerimi zaman içinde toparlayıp yazma niyetindeyim. Temelinde ise şu var: Çoğu bilgisayar kullanıcısı, Microsoft’u “şeytan” zannederken, Google gerçeğini görmüyor. Google’ın hakımızda herşeyi bilmesi ve sırf kaynaklarının çok az bir kısmını kendi kullandığı özgür yazılımlara aktardığı için “melek gibi” algılanması beni rahatsız ediyor.

Anlaşılan,tek rahatsız olan ben değilim. Symbian’ın kurucularından da olan Motorola’nın başını çektiği bir grup, LiMo’yu kurdu. Linux Mobile. (Söylememişler ama, açılımı anlamak için çok zeki olmak gerekmiyor!)

Görür görmez developer olarak kayıt oldum ve “hasretle” SDK’ları bekliyorum. Şu an LiMo üzerinde sadece C ve C++ kullanabiliyorsunuz; ancak Java ve Symbian S60 Feature Pack 2 ile gelen “widget tabanlı” bir altyapı yoldaymış.

LiMo tabanlı telefonların bir kısmını Türk tüketicis de tanıyor; özellikle RAZR2 V8 ve U9′u. Diğer üreticilerse bizim pek tanımadığımız üreticiler. LiMo’nun platform olarak bazı eksileri olduğu ortada; her ne kadar spesifikasyonlar yayınlanmamış olsada. O zaman nereden biliyorsun derseniz, nedeni verilen telefon listesinin genelde giriş ve orta düzey modeller olması. Zaten Linux platformunun neyi yapıp neyi yapamadığını (henüz) az çok bu konuyla ilgilenen çoğu insan biliyor.

Elbette, ilk akla gelen soru, “LiMo tutarmı?”

Bence tutar. Android, Smartphone odaklı bir sistem. Ben uzun vadede, Smartphone pazarındaki yarışın Android,Symbian ve Windows Mobile arasında olacağını, hatta bu yarıştan %99 Symbian’ın muzaffer olarak ayrılacağını düşünüyorum.

Giriş ve orta seviye cihazlar ise şimdiye kadar standartlaşma konusunda ihmal edilmişlerdi; her üreticinin kendi geliştirdiği, bir kısmı oldukça primitif OS’ları vardı. Bu cihazlarında ileride belli bir standarda oturacağını hayal etmek güzel; çünkü bu maliyetleri düşürecek ve markalar arasındaki geçişi nispeten kolaylaştıracaktır. (Hala eline Symbian tabanlı iki ayrı marka telefon alıp, Symbian’lı Nokia’nın menülerinin daha kolay olduğunu söyleyenler olsada!)

LiMo vakfının sitesi:http://www.limofoundation.org

Nvidia’nın CUDA’yı pazarladığının resmidir:Nvidia GPU’ları, Adobe Creative Suite CS4 uygulamalarını hızlandırıyor

Burada zaten bahsetmiştim, ama biraz daha bahsetme ihtiyacı duydum. Sektör açısından aslında çok önemli bir gelişme; zira oyun oynamak dışında atıl duran, çoğu zaman bilgisayarımızın kendisinden daha pahalıya mal olan ve aşırı enerji harcayan ekran kartlarımız artık bir işe yaramaya başlayacaklar.

Konuyla ilgili çok az bilgi var ama kesin olanlar şunlar: hızlandırılan uygulamalar Photoshop, After Effects ve Premiere Pro. Photoshop CS4, normal GeForce serisi ekran kartları ile hızlandırmanın nimetlerinden yararlanırken, anlaşılan o ki Premiere Pro CS 4 ve Affer Affects CS 4 Nvidia CUDA kullanıyor. Zaten bunun için, bahsettiğim uygulamaları hızlandırabilmek için Quadro FX serisi bir kart kullanmanız şart.

Adobe gibi binlerce programcısı olan ve istediğinde Nvidia’nın kapısını çalabilecek bir şirket için elbette CUDA uygulamaları geliştirmek zor değil. Ancak sektörün çoğu böyle değil. Örneğin, GNU C Compiler’ın derleme işlemi için CUDA üzerinden bir Quadro üzerine thread açtığını düşünün. Bunun mümkün olup olmadığından bile emin değilim: zira ekran kartlarının RAM erişimi filan gibi konularda programlama düzeyinde bilgim yok. Ama böyle bir iş yükünü zaten büyük fedakarlık ve zorluklar altında çalışan GCC kullanıcıları nasıl kaldırabilirler? Üstelik CUDA’yı programlamak cidden zor ve şu an, muhtemelen de çok uzun sadece C++ kullanılabilecek.

Peki Nvidia’nız yoksa ne yapacaksınız?

AMD ve Nvidia bana göre ilerde birgün anlaşmak zorunda kalacaklar. Neden mi? Intel, GPU’ları yeryüzünden silmek için bastırıyor. Böylece en büyük rakibi AMD’ye büyük bir darbe vuracak ve sürekli x86 tabanlı işlemci yapacağı iddia edilen Nvidia’yı sindirecek. (Ki Nvidia’da bunu başaracak her kaynak var) Üstelik Core i7′nin çıkışı ile gerçek bir performans devrimi yaşayacağız. Bu tip gelişmeler gerçekten GPU’ya olan ihtiyacı ortadan kaldıracak,en azından reel olarak. Elbette yazılım şirketleri yıllardır anlaşmalar yaptıkları AMD ve Nvidia’yı kollayacaklardır ama diğer tarafta da Intel’in gücü ve yaptıkları oyunların ucuz bilgisayarlarda çalışabileceği gerçeği var.

Böylece yakın bir gelecekte GPU’ların oyun pazarındaki etkisi artık eskisi kadar önemli olmayabilir; ama müthiş işlem güçleri de olduklarını inkar etmeyelim. Yıllar önce yapmaları gereken şeyi şimdi yapmaya başladılar. Önce HPC alanındaki çalışmalar başladı; Nvidia CUDA ve ATI Stream ile. Şimdi Nvidia masaüstü uygulamalara girdi.

Yapılması gerekenler var.Bu iki dev, eğer bir konsorsiyum oluşturup grafik kartlarının basitçe oyuna katılabileceği ortak bir API yayınlarsa emin olun çok büyük bir hızla kabul görecektir. Birçok programcı, yazılımlarının hızlı çalışması için gerçekten kolay kullanılabilir API’leri kullanmayı tercih edecektir. Doğrusunu isterseniz, başka türlü de GPU’yu masaüstü uygulamalarda kullanma fikri gelişmeyecektir. Düşünün, Adobe Photoshop’da işlediğim resmi CorelDraw’da açmak için Nvidia’yı söküp yerine AMD Radeon’u mu takacağım?

Malatyalı arkadaşların FN Herstal F2000, H&K MP7, HK 416 ve HK 417 sevgisi!

fn herstal f2000Malatyalı bir ya da bir grup genç, silah sitesi açmışlar. Buraya kadar iyi güzel, zira silahları sever ve de tanırım. Ancak bundan sonrası boka sarıyor. Niye mi? Arkadaş ya da arkadaşlar, çeviri programı kullanmışlar. Üstelik, bu çeviri programları kazmadır filanda, ben böylesini görmedim!

Başlarda asabım bozuldu, sonra fotograflara filan baktım. Fena fotograflar yok. Artık nereden arakladılarsa, enteresan bazı silahlar da bulmuşlar.

Mesela, midyesinden ve Browning’in den başka (FN Herstal) birşeyi işe yaramayan ve güzel olmayan Belçika’nın F 2000′inin özelliklerine bakalım:

Fn f2000 tüfek belçikalı askerle ateşleniyor. Not ortaya çıkan durumu harcadı Tüfekin öndeki limanı

Caliber 5.56×45 mm nato:

Aksiyon: Gaz dönen sürgüyü işletti

Kapsamlı uzunluk 694 mm:

Fıçı uzunluk 400 mm:

Ağırlık 3.6Standart konfigürasyondaki kilogram boş; 4.640mm el bombası fırlatma rampasıyla kilogram

Dergi kapasite (nato / stanag tip dergi 30 toparlak:

İlk cümledeki limanın “dock” olduğunu anladım. Bu modüler bir silah; mesela buraya bombaatar filan takılabiliyor. “Ortaya çıkan durumu harcadı” ise ne demek anlamadım.

Gaz dönen sürgüyü işletti”, “gas-operated blowback”. Bu da iyi. “Fıçı” dediği şey “barrel”, zira bu kelime hem fıçı, hem de namlu anlamına geliyor.

“Dergi” de magazine oluyor; o da hem dergi, hem şarjör anlamına gelme talihsizliğine sahip.

“Mermi”ye toparlak da diyebilirmişiz; round yuvarlak demek aslında “toparlak”dan ziyade; neden yuvarlak değil onu anlamadım!

F2000 tüfek dönen sürgü seçici ateşi işleden bir gazdır silah featuring bir boğa pup yerleşim düzeniyle bir polymer stok. ”

Buradan anlamamız gereken, F2000′in gaz geri tepmeli, bullpup (boğayı çevirmiş(!) pupda şapa oturmuş) dizayn, polimer dipçikli bir tüfek olduğu!

Geç 1980s ve erken 1990s sırasında Fn herstalın başlattığı ünlü belçikalı şirket saldırı tüfek dünyaya onun sonraki girişini ara. Amaç bu sıralarda bir moderni modüler üretmekti , silah ve bu sonuç olarak sonuçlandılar , ilk olan fn f2000 tüfek 2001′de halkta gösterdi. F2000 en popülerin tümünü teklif eder , modernin özellikleri tamamen bir pudralık bullpup yerleşim düzeni olarak tüfeğe bunun gibi saldırır , ele alan iki elini de kullanabilen ve bir modüler bol miktarda seçmeyle tasarlayıp onsu zaten mevcut eklerler hangi belirli görev için “tailored” olmak için tüfeğe izin verir ya da taktik durum. Örneğin barışı sürdürme operasyon f2000 için daha az lethal m303 underbarrel oran birimiyle uygun olabilirdi hangi ateş göz yaşartıcı gaz ya da işaretleyici roket kullanma pre sıkıştırılmış hava. çeşitli 40 diğer taraftan f2000 uygun olabilirdi Fn eglm el bombası fırlatma rampaları ve bir mülk sahibi standart alçak büyültme optik görüşün yerine ateş kontrol sistemini bilgisayarlaştırdılar Şimdiye kadar fn f2000 tüfek slovenyanın silahlı kuvvetlerini içeren tek birkaç alıcıyı buldu Ve belçikalı özel operasyon kuvvet. Ne var ki söz veren birçokun birisidir çarşıda tüfeklere saldırın

Fs2000 olarak oldukça yakın zamanda fn ayrıca f2000′ın bir sivil versiyonunu bilinen tanıştırdı Bir az çok daha uzun fıçıya sahiptir ve semi otomatik ateşe kısıtla. Aksi halde Büyük ergonomi ve 100% ambidexterityle aynı mükemmel silahtır

F2000 tüfek dönen sürgü seçici ateşi işleden bir gazdır silah featuring bir boğa pup yerleşim düzeniyle bir polymer stok. O Fıçı uzatmaya kilitleyen piston ve bir 7′in sürgüyü döndürmeyi sürükledikleri bir kısa kurslu gazdan yararlanın. F2000 tüfekin tek özelliği onun patentli ön çıkarma sistemidir: Bir özel çıkarmayla burunsallıkın yanında çıkarma limana silahın geri bölümünden oda seyahattan çıkaran durumları harca tüp ve tartış shooterden mesafenin yüzleştiğir güvendedeki silah. Bu yola giren bir özel sallanan rehberi kullanmayı başarılır sürgüyü kapatıp yönelt çıkarma tüpe sürgü yüzü beklenen durumu harca sürgünün daha alçakı sürüklediği aynı zamandası dergiden bir taze kartuşu soyuyorken. Kaldıran kullanma yükselinir , iyi ileri solda yanı uzadır , hemen önün üstünde sıkı tutar ve kolayca işletilebilir , sağ elle silah tutulduğu zaman sol uzattı. Seçici düğme dibinde yükselinir tetik koruma. Bu özelliklerin tümü yapmak birleşir , ilk genuinely iki elini de kullanabilen bullpup eşit kolaylıkla kullanılmış olabilir doğru ve sol elli shootersle gerektiren ayar olmaksızın. Onun standart konfigürasyonunda f2000 tabanca kabzasının çevresinde kusursuz biçimde dengelidir

(farklı görüş ve saha etc için) silahın üstündeki standart raydaki inşa eden stok ve bir (el bombası fırlatma rampası non lethal oran birimi etc olarak bunun gibi) ek oran birimi kurulabildiği tetik korumanın nokta önde yükselmeyi. Temelde üstteki rayı yükseldiği konfigürasyon bir 1.6x büyültmeyle uygundur optik görüş ve noktanın bir değiştirilebilir handguardla kapandığı yükselen daha alçak. Şu anki saatta tüfekin yükseltilebildiği f2000 göreve bağlı oluyor , 40 mm alçak hız el bombası fırlatma rampasıdır daha alçakta handguardın yerine yüksel ya da m303 non lethal oran birimiyle; Diğer seçme handguardstır lazer ibreler ya da el fenerlerinde inşa et. Standart alçak büyültme mücadele saha hangi bir diğer sahayla örtünün değiştirilebildiği onun üstünde açık görüşü destekle Piatiny tarz yükselin ya da mülk sahibiyle her iki için lazer rangefinderle ateş kontrol oran birimini bilgisayarlaştırdı tüfek ve 40 mm el bombası fırlatma rampası”

Çok şahane bir açıklama olduğu için hızını alamamış,komple yazmış ne varsa.

Bu arada, ambidextrous’a güzel bir karşılık arıyorum cidden; iki elle kullanılabilen şeyleri açıklayan tek bir kelime var mı?

Bu arada MP7′nin de “Bu silahın başka avantajı şudur , zar zor geri teper. 900 rpmda bir incredibly versatile ve güçlü silahtır ” olduğunu öğrendim.

hk416-1.jpgResimde gördüğünüz de, HK 417′nin “geçerli 12yle hk417 tüfekin versiyonu 30cm fıçının uyduğu / Geceyle teleskopla bakma bipod ve bir ses tartışmayı yürüteni katlayan görme adaptör ppP susturucu “ versiyonu.

Böyle giderse site açmak isteyenlere gerçekten ehliyet vermek, en azından cezai ehliyeti olduğundan emin olmak gerekecek.

Bir habercilik fiyaskosu daha: Lapua diye bir tüfek yoktur!

Bir habercilik fiyaskosu daha: Lapua diye bir tüfek yoktur!Gazetelerin cehalet ve haber hazırlamadaki ..doğru kelimeyi bulamıyorum. Özensizlik desem yetersiz, bilgisizlik desem zayıf kalıyor. Laçkalık ötesi.

Haberi “basın bombası” Hürriyet’te buldum. Şöyle başlıyor:

Fin keskin nişancı tüfeği “Lapua”lar özel kuvvetlere dağıtıldı. Tuzla’da açılan “keskin nişancı okulu”nda yetiştirilen subay, astsubay ve uzman çavuşlar, bu silahlarla daha çok PKK’nın grup başları ile örgütün lider kadrolarını hedef alacak.

Palavraya bak! Lapua, tüfek filan üretmiyor. Lapua, .338 Magnum fişeğini üretip adını da veren bir cephane üreticisi. Finli tüfek üreticileri olarak ise Sako ve Tikka var bu sınıfta silah üreten. Yani ne yazdığından habersiz Hürriyet’in anlatmak istediği şu; ordu, Lapua Magnum mermisi atan tüfek almış.

Gelelim “lider kadro” meselesine.

PKK’nın lider kadrosunun ele geçirilememiş ya da öldürülememiş olmasına “tüfek yetersizliğinden” ya da “keskin nişancı okulu olmamasından” olduğuna artık hangi gerizekalı inanır bilmem!

Afganistan ve Irak’ta da kullanılan Lapua’ların attığı özel mermiler 1 kilometreden çelik yeleği deliyor ve 1750 metreye kadar hedefinden sapmıyor.

Hürriyet gazetesi, fizik kurallarını da hiçe sayıyor. 1750 metreyi bırakın, 75 metrede bile “hedeften sapmayan” mermi yok. Uzun mesafe atışlarında, hava sıcaklığı, rüzgar, rutubet gibi etkenler göz önüne alınarak, atıcı tarafından muhtemel sapma+merminin normal sapması göz önüne alınarak atış yapılır. Örneğin, sıfır rüzgar ve 20 derecede, mermi 500 metredeki hedefe atış yapılınca 20 santim aşağı gidiyorsa, 20 santim yukarı nişan alınır. Rüzgar varsa, rüzgarın hızı ve yönüne göre yeni bir hesap yapılır ve bu genelde atıcının tecrübesine bağlıdır. Şu an dünya rekoru Kanadalı bir yüzbaşıda; sanırım 430 ya da 460 metre. Yani öyle bir kilometreden filan bir insanı vurmak mümkün değil.

KANASLARIN YERİNE GEÇECEK: Türk Silahlı Kuvvetleri Güneydoğu’da yaygın olarak ’Kanas’ olarak bilinen Dragunov keskin nişancı tüfeğini kullanıyor.

Hayır. Dragunov tam bir sniper tüfeği değil. Çok hafif olması ve seri atış yapabilmesi gibi özelliklerle ara bir sınıf. Sig 550 gibi. Ayrıca çok ucuz. Türk ordusunun elinde Lapua Magnum atan Sako’lar zaten çok uzun süredir var. Yani yeni alınan tüfekler -Hürriyet’in hatalar komedisi haberinden dolayı marka ve modelini bilmiyoruz- Dragunov sınıfında tüfekler değil; daha ağır, çok daha ustalık gerektiren, çok daha pahalı, muhtemelen de bolt action tüfekler. Hürriyet’in dediği “Türkiye, F-16 yerine Abrams tankı aldı” demekle benzer bir şey.

DÜNYANIN EN İYİ 11 TÜFEĞİ: TSK envanterinde ayrıca THEIS (Tactical High Energy Impact Systems) Firması tarafından üretilen dünyanın en iyi keskin nişancı tüfeği “Intervention Model 200 Military’den 11 adet bulunuyor.

Dünyanın en iyi ne tüfeği? THEIS; kendi halinde küçük bir firma ve yüksek hassasiyetle üretilen silahlar geliştiriyor. ABD ordusunda bu silahtan olmamasının nedeni basit: bunlar, sahada denenmemiş, güvenilirliği son derece şüpheli silahlar. Silahı üreten THEIS, .408 Cheyenne Tactical® isimli özel bir mermiyi deniyor bu silahla. Yani silah kadar, cephanenin güvenilirliği de soru işareti.

Haberi nereden tutsam elimde kaldı. Daha birsürü hata var ama açıkçası sıkıldım. İlk paragrafı okumak bile, haber faciasını farkedip gerisini okumamak için yeterli zaten.

Hürriyet’i ve üstün bir hayalgücü örneği sergileyerek birkaç paragrafta sayısız uyduruk bilgi üretebilen Saygı Öztürk-Özgür Ekşi ikilisini tebrik ediyor, konuyu kapatıyorum.

Haber fiyaskosu kervanına TRT de katıldı

Haber fiyaskosu kervanına TRT de katıldıDaha önce “hayalet tabanca Glock” ve “Stealth marka uçak” gibi habercilik fiyaskolarından bahsettim. Aslında bilim haberleri çok daha kötü durumda ama onlardan bahsetme ihtiyacı bile duymuyorum; nihayetinde “ışınlanmaya”, “yoktan enerji üretmeye” filan rahatlıkla inanıyor birçok insan (insan demek içimden gelmese de, teknik olarak öyle!). Burada “inanç” kelimesini vurgulamak isterim; zira bilimin de magazin haberi gibi algılanması durumu var. Herneyse, bu konuya ileride bayağı detaylı olarak gireceğim.

TRT, “Kaleşnikov” un yeni tüfeği AK-9′u tanıtmış “kendi çapında”. Fotograf olarak ta, M16 karabin ile ateş eden ABD askeri koymuş(!). Silahın fotografını bende bulamadım, sayfa boş kalmasın diye yerine bu sempatik eşeği koydum. Kimse alınıp gücenip yanlış anlamasın diye de açıklama yapma ihtiyacı duydum.

Kaleşnikov, bizim eskiden Kalaşnikof dediğimiz, Kalashnikov.

Birtakım tuhaf cümleler var:

Son derece hafif olan silah, 3 kilo 800 gram ağırlığında

Virgül arasında fıkra anlatmış TRT. Ben bayağı güldüm. Son derece hafif dediği silah, neredeyse AK-47 ile aynı ağırlıkta.

Çünkü susturuculu olan bu silah, 9 milimetrelik kurşunuyla çelik yelekleri de delebiliyor.

Hangi kurşun evladım? Bahsettiğin merminin çekirdeği alaşımlı çelikten üretiliyor. Ayrıca silah jargonunda “kurşun” diye bir kelime yok; onu nazar bozmak için (!) döküyorlar. Daha önce bahsettiğim SP-10 mermisinin subsonic versiyonu bu. İyi de, hangi çelik yeleği deliyor? (Önceki cümlede de çelik yelekler tarihe karışacak diye fütüroloji üfürmüş)

Şuradaki haberde de, hiç araştırma yapmayan, muhtemelen silahlar hakkında da hiçbir bilgisi olmayan arkadaş, bazı endişelere kapılmış. Mesela, silah teröristlerin eline geçerse ne olurmuş…

Merak etmesin, bu silah, bırakın teröristleri, dünya ordularının bile çoğunun eline geçmeyecek. Üstelik, mermileri son derece pahalı. Nasıl Walther WA2000, H&K PSG-1 gibi çok daha alışıldık silahlar bile PKK’nın eline geçmediyse, bunlar hiç geçmeyecekler. Üstelik terörist, silahları bu yazıyı yazandan çok daha iyi tanıdığı için, böylesine sofistike bir silaha sahip olmak istemeyecektir.

Daha çok yorum yapılır da, neresinden tutsam elimde kalıyor, onun için fazla da yazmak istemiyorum.

Bu arada, Levent’in önerisini buradan duyuruyorum Glock’un metal dedektöründen geçtiğini iddia eden cahil gazeteci ve diğer basın esnafına: bir metal dedektörü kuracağız -alışveriş merkezlerindeki en uyduruk dedektörler, özel filan değil. Buradan Glock’la geçeceksiniz. Dedektör ötmezse, size tam 1 milyon dolar vereceğiz. Ama öterse, siz bize 5.000 dolar verin yeter (enayi çok, sürümden de kazanırız!). Ayrıyeten, genel yayın yönetmeniniz de, fotografı yerine eşek resmi koyacak. Yer mi beyler?

1, toplam 8 sayfa12345678»