Fi tarihinden beri görmediÄŸim bir arkadaşım, blogum sayesinde beni bulmuÅŸ, telefon numarasını yollamış, konuÅŸtuk…
Bir hayli sinirliydi, projesini “çok büyük” diyebileceÄŸim ÅŸirketlerden birine çaldırmış.
İyi olmuş dedim.
Enayi gibi elinde dosyası gitmiÅŸ, anlatmış durmuÅŸ, hatta problemli görünen noktalarda akıl vermiÅŸ, “biz seni ararız” diyerek ÅŸutlamışlar elemanı. Åžirkette çalışan bir arkadaşından aldığı istihbarata göre, faaliyet baÅŸlamış bile, bizimkini aramayacakları da ortada.
İlk projemi çaldıralı seneler oldu, üstelik adamlar beni öyle güzel kandırdı ki, uzun birsüre “amma iyi adamlar” filan gibi salakça bir tribe girdim. O olayın üstünden bir sene geçmeden baÅŸka bir projemi çaldırdım, üstelik de bir tanıdığa. Üç kuruÅŸ için madara oldu, adamın arkadaÅŸlarına herif hakkında ana avrat düz gittim, kulağına gitmemesi mümkün deÄŸil. Hasretle bekledim ki, arayıp “sen bana böyle demiÅŸsin” desin, arayamadı. Pislik heriflerin çoÄŸu aynı zamanda son derece ödlektir.
Onun için, fikrinizi kendinize saklayın. Son derece cazgır ve tuttuÄŸunu koparan, üstelik böyle büyükbaÅŸların kapasını geçmiÅŸte de koparmış bir avukatınız yoksa, bu iÅŸlere de hiç girmeyin. BahsettiÄŸim tarz birini tanıma olasılığınız muhtemeldir ki, son derece düÅŸüktür.
Diyeceksiniz ki, o zaman fikrim ne iÅŸe yarar, madem uygulanmayacak….
Çöpe atın gitsin. Böyle hırt adamlar sizin üstünüzden para kazanıp sizi de aptal yerine koyacaklarsa, onlar da kazanmasın, siz de kazanmayın.
Unutmayın, böylelerine akıl verdiÄŸiniz zaman, sadece kendi çıkarlarınızı deÄŸil, benim gibi kendi başına birÅŸeyler yapmak için uÄŸraÅŸan sürüyle insanı da maÄŸdur ediyorsunuz.
EÄŸer illaki ben bu iÅŸi yapacağım derseniz, ihtimaller az. Ya satıp savıp ya da kredi bulup ticarete gireceksiniz, veya kooperatif tarzı bir ÅŸey kuracaksınız. İkincisi çok düÅŸük ihtimal. Birincisinde ise muhtemelen batacaksınız, çünkü ne sattığınız deÄŸil, nasıl ve kime sattığınız önemli. İsterseniz elinizde benzinden 10 kat ucuza malolan ve performansı artıran bir yakıt olsun, birileri size raÄŸmen, kurduÄŸu düzene dayanarak benzin satmaya devam edecektir. Sizse muhtemelen yok olup gideceksiniz. Acı ama, Türkiye’deki “yarı kapitalist” düzen böyle. Güzel ÅŸartlarla saÄŸlam bir ihale kapamıyorsanız, çok zengin olma hayallerini de aklınızdan çıkarın.
Türk Mucit gibi programlara katılıp fikrinizi ederinden 100 kat filan ucuza da satmanız mümkün; ama fikriniz çok büyükse, muhtemelen o yarışmaya katılamayacaksınız bile.
Türkiye’de AR-GE kültürü yoktur. Dünyada AR-GE’yi üniversiteler yapar, ÅŸirketler de oradaki adamları alıp kendi laboratuarlarına getirmek için mücadele ederler. Bizde üniversite olmadığı için AR-GE’de yok. AR-GE ile uÄŸraÅŸanların ne hale geldiÄŸini de burada anlattım.
Belki 10,20 sene sonra devran döner, belli olmaz.
Hiç yorum yok; hadi birşeyler söyleyin!