ABD tarihini öğrenmek lazım

Nasıl Osmanlı’yı bilmeden Balkanlar’ı, Arap yarımadasını tanıyamazsak, ABD tarihini bilmeden de bu yüzyılı anlayamayız.

ABD’nin Osmanlı ile çok büyük benzerlikleri, bir o kadar da önemli farkları var. Birincisi, ABD’yi devlet olarak değil, bir imparatorluk olarak görmek lazım. İmparatorluk oldukları içinde, milliyet kavramları yok. Bu, özellikle yavru Bush’un iktidara gelmesiyle değişti ve WASP dediğimiz (Beyaz, Anglo-Sakson, Protestan) kitleyi, ülkenin sahibi gibi göstermeye başladı. Aslında, medeniyetler çatışması denen şey, bana çok anlamsız geliyor ve bu global bir hareket değil: ABD’nin içinde başlayan, İngiltere ile en azından “psikolojik” bütünleşmeye uzanan bir düşüncenin devamı. Avrupa’nın en azından bir kısmının, suni anti-terorizm kampanyasına katılmış olması samimi bir hareket değil; ABD ile çıkarların korunmasına alınmış, siyasi ve ekonomik kararlar bunlar. Nitekim, bu ittifakın arkasında İngiltere’den başka da duran olmadı. ABD-İngiltere iki tarafında yararınadır; ABD, baştan beri AB’yi sabote eden İngiltere’yi elinde tutmak istiyor, İngiltere ise gitgide çöken ekonomisini ABD sayesinde canlı tutmak. İki tarafında önemli derecede başarılı olduklarını belirtmek gerek.

ABD’nin neden durup dururken, sahte bir ulus devlet kimliği yaratmak istediği açık: ABD, artık bir imparatorluk gücüne sahip değil. İşsizlik, dış borç artarken bir taraftan Çin, Hindistan ve kısmen AB’nin ekonomik baskısı var. ABD, küçülüyor. Küçülürken de, daima ülkenin gizli sahipleri olmuş WASP sınıfını daha da öne çıkarmak istiyor. Hem cumhuriyetçilerin, hem de demokratların ortak çıkarı, başlarına iyiden iyiye bela olmadan önce, ABD içindeki “yabancı unsurların” assimile edilmesi. Buna, müslümanlar ile başladılar. Müslümanların seçilmiş olması akıllıca; çünkü ABD halkı pek de kültürlü olmadığından, bir kalemde daha fazla “renkli” insana düşmanlık duyabilecek. Sözgelimi, müslüman olmayan Hintliler, Zerdüşt ya da Bahai İranlılar, hatta hristiyan Araplar da bu furya içinde okka altına gidecekler. Aynı zamanda, Avrupalıya benzeyen Türkleri de eleyebilecekler. Sonra sıra muhtemelen Latinlere gelecek. Zenciler için ne bahane bulacaklar, onu göreceğiz.

Dünyada hiçbir savaş din nedenli çıkmamıştır. Onun için “yeni haçlı seferi” tabirini çok yanlış buluyorum. Haçlı seferlerinin nedeni, baldırı çıplak Avrupalıların doğudaki zenginlikleri elde etme arzusudur. Merak etmeyin, zamanında Selahattin Eyyübi iyi bir fiyat verse, “biz Kudüs’ü isterük!” hayallerine hiç kapılmazlardı. Bu arada, Avrupa kendi içinde güzel de bir temizlik yapıp, nufüsunu azaltmıştır haçlı seferleri sayesinde! Arapların ya da Türklerin Avrupa’ya çıkamayacağını öngörmüşlerdi; nitekim haklı da çıktılar. Araplar altın dönemlerinde en fazla oldukça yakın olan İspanya’nın güneyine kadar gidebildiler; bizim Viyana kuşatması ise tam bir fiyaskodur. Osmanlı’nın altın devri deseler de -ki aslında en iyi devir, muhtemeldir ki Yavuz Sultan Selim dönemidir- Kanuni’nin hataları çoktur. İnatçı ve takıntılı bir padişahtı, lojistik açıdan Viyana’yı kuşatmaya kalkmak çok az askerin yapacağı türden bir hatadır. Almanya’nın kışın Moskovaya yürümesinden bile daha büyük bir hata bu.

Sıkıldım; bir dahakinde founding fathers konusundan devam edeceğim; yani ABD’nin kurucuları…Bu konuda ABD’de bir uyanış var ve dünya dengeleri tekrar tersine çevrilebilir; o yüzden çok önemli bir konu bu.




Siz de birşey söyleyin!