AIDS nasıl yokolur?
Ortaçağ’da yaşanan son büyük veba salgınını hatırlayalım: Bu salgında Avrupa nüfusunun üçte biri ölmüştü. Vebanın bir ilacı ya da tedavisi yoktu. Sağ kalanlar ise ya çok iyi korunmuşlardı, ya da genetik bir nedenden ötürü hastalığa karşo bağışıklık geliştirmişlerdi.
AIDS‘in aşısının en iyi ihtimalle 2000′de bulunacağı söyleniyordu. Hedef 7 sene ıskalandı ve çoğu uzman “yakın bile olmadıklarını” söylüyor.
İlaç kokteylleri çözüm değil. Çok pahalı, hasta hayatının sonuna kadar kullanmak zorunda ve korkunç yan etkileri var. Üstelik virüs değişim geçirdikçe yeni nesil ilaçlar işe yaramıyor ve tekrar AZT gibi, virüsü kısmen yokederken bağışıklık sistemi hücrelerini de yokeden ilaçlara geri dönülüyor.
Gerçek şu ki, HIV virüsü kapanlar er ya da geç AIDS’in yolaçtığı fırsatçı enfeksiyonlardan,kanserlerden ölüyorlar. WHO gibi örgütler panik halinde. Virüs, tahmin edilenden de hızlı yayılıyor.
AIDS,1981′den beri 25 Milyon insanı öldürdü.
2005 yılı itibariyle 40 milyon AIDS hastası olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de ne kadar olduğuyla ilgili bir veri yok. Çin ve Hindistan gibi ülkelerde durum sanıldığından çok daha vahim olabilir.
Eğer bir aşı geliştirilmezse, AIDS, vebadan çok daha büyük bir etki yapacak. Üstelik, AIDS kendi içinde de korkunç değişikliklere uğruyor. Birkaç seneye kadar, eldeki ilaçların hiçbiri işe yaramayabilir. 2005′in Şubat ayında, tüm ilaçlara dayanıklı ve etkisini hemen gösteren yeni bir türü keşfedildi. Aslında AIDS’in bu türü insanlık için tek umut olabilir.
Veba’nın AIDS’e göre bir avantajı vardı:hemen ortaya çıkıyor ve öldürüyordu. O zamanlar hijyen koşulları ve tıp çok yetersiz olduğundan, veba çok büyük bir tahribat yarattı. Bugünkü şartlarla vebaya çok kurban verilmezdi; tedavisi olmasa bile bu tip hastalıklarda -Ebola bu açıdan örnek olabilir- hastaları tecrit etmek salgını durdurabilmektedir. AIDS’de böyle bir şansımız yok. Virüsün kuluçka süresi bazen 10 yılı aşıyor ve kişi farkında olmadan onlarca insana virüsü bulaştırabiliyor; tabii bulaştırdıkları da benzer ya da daha yüksek bir hızla başkalarına. Yani “tüm taşıyıcılar öldüğünde virüs ortadan kalkacak” gibi bir durum yok. Bu senaryo gerçek olsa bile, HIV-1′in yaygın tür olduğunu, nüfusun ortalama %5 gibi bir oranının CCR5 gen bozukluğu taşıdığını kabul edersek, ortaya çıkan tabloda dünyanın %95′inden fazlası yokolabilir. Evet; bu virüsü durdurur. Ama çok daha fazla sayıda hastalığa neden olur. Bu tam bir kıyamet senaryosu ve yapılan hiçbirşey yok.
AIDS araştırmasına ayrılan para, iddia edildiği gibi az değil (ama yeterli de denemez). Asıl yapılan hata (eğer sadece hataysa!) kaynakların aşı geliştirmeye değil, tedavi arayışına yönelik olması. Bırakın bir bilimadamını, sağlık ocağında çalışan bir hademe bile ilk amacın hastalığı tedavi etmek değil, önlemek olduğunu bilir.
Nikodemos :
Tem 09, 07 at 1:48 amNice