Dünyadaki reklamlarla kıyasladığınız zaman, Türkiye’deki reklamların ne kadar saçma, ne kadar özensiz, boş ve sıkıcı olduğunu görüyorsunuz. Sonuçta artık kimse reklam izlemiyor, kanalı zaplıyor. Reklam şirketleri, birsüre daha, Internet ve dünya ile pek de alakası olmayan müşterilerini uyutabilirler; ama sonunda bu kafayla giderlerse kendi iplerini çekecekler.

Reklam konulu bir forumda şahit olduğum konuşmalar ise, Türkiye’de reklamcılığın son derece vahim bir durumda olduğunu gösteriyor.

Bir de piyasa araştırmaları var. Bunlar son derece yüzeysel araştırmalar. Bir kere, “hedef kitle” denen şeyin, sıkça tekrarlanmasına rağmen, anlaşılmış olduğuna suret-i katiyede inanmıyorum. Hala, “herkese seslenmek”, “sivri olmamak”, “ortadan gitmek” gibi, reklamın ruhuna aykırı iptidailikler devam ediyor. Bir araştırmaya göre, Türk halkı en çok içinde bebek olan reklamları seviyormuş. Hatırlarsanız, bir ara traş bıçağı reklamına bile bebekleri çıkaracaklardı neredeyse!

“Biz aslında kabızız” gerçeğini, araştırmaları kendilerine uydurup rasyonalize etmeye çalışmak bu sektörü bitirecek. Doğrusunu isterseniz, bana göre çoktan bitti bile.

Geçenlerde bir faciaya daha rastladım. Türkiye’nin en büyük bilgisayar parçası zincirlerinden biri, en büyük gazetelerden birine, tam sayfa ilan vermiş. Pazar günü. Reklam bedelini tahmin edemem; ama çoğumuzun herhalde birkaç senede kazandığından fazladır. Bir laptop’un pil ömrü hanesine yazdıkları rakam: 3 saat 70 dakika! Bu sayfayı hangi gerizekalı hazırlamış, tanışmak isterdim!

Halk,önüne koyulanlardan birini seçmek zorunda. Onlar da bebekleri seçmişler. Daha nitelikli işler koysanız, onu da seçebilirlerdi.

“Bunu anlamazlar” ayağına yatmayın. Üstelik, insan hemen anlayamadığı bir reklamı unutmaz! Reklam böyle yapılır. Reklam, kışkırtmaz, dikkat çekmezse akılda kalmaz.

Tekstilbank, Türkiye’deki en iyi banka reklamını çektirmiş; rakiplerini de ti’ye almış. Eğlenceli, esprili bir reklam. On numara diyemesem bile, bu kalite düşüklüğünde hemen ışıldıyor.

Ama siz hala, “biz çok köklü, güvenilir bankayız” diye reklam çekin. Emin olun, herkes hatırlar. (Paranızı alıp deve yapabiliriz, ona göre diyecek değiller ya!). Ya da, bankada çalışan memurların bile anlamakta güçlük çektiği, karmaşık vadeler, yüzdeler, geri ödeme koşulları, havuz problemi tarzındaki reklamlarınıza devam edin.