http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=2065 adreste, ki kısmen beğendiğim 4.kuvvet medya sitesidir burası, Mustafa Sönmez oldukça naif bir temennide bulunmuş.
Aslında, Mustafa Sönmez, 100.000 tirajlı, “emekten yana” bir gazetenin gerçek olabileceğini söylüyor. Başlıkta kullandığım “bedava gazete” ibaresi biraz yanıltıcı; zira insanlar anladığım kadarıyla bedava çalışacaklar ama gazete bedava olmayacak.
Gelelim, neden bu işin olmayacağına…
Önce, tiraj yönünden bakalım.
Bugün 100.000 satan gazete sayısı beşten fazla değildir.Burada “Emekçi kitlesine” hitap edecek gazetemizin kitlesini tespit etmek gerek. Herzaman söylediğim gibi, CHP ya da DSP sol parti değildir; dolayısıyla ite-kaka ancak %20 civarı oy alabilen bu partilerin kitlesi okuyucumuz olamaz.
Geriye, sol dikta görüşlü TKP gibi son derece marjinal kitleler kalıyor. Bunlar Türkiye nüfusunun binde biri bile değiller. Onların içinde kalan, “akıllı sosyalistler”, yani TKP’nin Stalinist ve Maocu yapısına karşı akılcı ve insani Troçkizmi savunanlar ise herhalde 10.000′i geçmezler.
Ha, benim kitlem TKP filan diyorsanız, Evrensel bu kitle arasında popüler ve en azından tiraj açısından sol dedikleri “şeyin” medar-ı iftiharı. Dolayısıyla, Evrensel ile rekabet zor; zira artık oturmuş, kurumsallaşmış, kemikleşmiş bir okuyucu kitlesi olan bir gazete.
Ayrıca, Stalinist bir gazetenin emekten yana olduğunu söylemek de son derece güçtür!
Geriye bir de, “bu kadar emekten yana” bir gazeteyi kimin dağıtacağı sorusu kalıyor; zamanında elden ele satılan Evrensel gazetesi bile, herhalde “dağıtılabilmek” için, kendini oldukça “törpüledi”.
Gelelim, emekçi kimdir sorusuna…
IBM’de çalışan, ayda 10.000 dolar maaş alan kişi emekçi midir?
Emekçi olmasına emekçidir ama herhalde kapitalist düzenin yıkılmasını istemeyecektir.
Geriye kalanlar kimler? Solcu diye çoluk çocuğu uyutan, Kürt faşistleri mi?
Yoksa, gecekondu dikip, fabrikada remayözcü olarak çalışan, sonra da arazi rantıyla Range Rover’a zıplayan lumpenler mi?
Türkiye’de işçilerin maaşları memurlardan yüksektir, farkında mısınız, memurlar grev ve sendika hakkına, işçilerden çook uzun yıllar sonra kavuşmuştur?
1950′lerin ortasından itibaren köyden şehre iş bulmak için göçen kitleler kaybedildi; zira o sıralar solcular derin devlet ve NATO güdümlü çeteler tarafından hasat edilmekteydi. Sağ kalanlar da minik minik kliklere ayrılıp birbirlerinin gözlerini oymaya başlayınca, “emekçi” kitlelerinizin ideolojik boşluğunu ülkücüler ve dinciler doldurdu.
Bugün bir fabrikaya girip sosyalizm filan derseniz, ya din düşmanı, ya da bölücü diye linç edilme ihtimaliniz çok yüksektir.
Türkiye’de sol ideolojinin alt yapısı hazır değildir. Üst yapısı da yoktur.
Troçki’ye kulak verin. Sosyalist akım, ancak gelişmiş, sanayileşmiş ülkelerde palazlanırsa Türkiye gibi ülkeler bunun rüzgarıyla yelken şişirebilirler.
Günlük gazetede, insanlara sosyalizmi anlatamazsınız. Anlatsanız da anlamazlar; zira sosyalizmi anlamak, kusura bakmayın ama eğitim ve zeka ister. Bu eğitimi de gazeteyle veremezsiniz.
Gelgelelim, gazetenin ilkelerini beğendim. Aslında Mustafa Sönmez’in anlattığı şeyi Taraf gazetesi uygulamaya çalışıyor; ancak şu ana kadarki başarıları da ortada…
3 yorum yapılmış.
Merhaba,
Solumuzun hastalıklarından biri, rakip sol partilerin birbiri hakkındaki kara çalmalarından mürekkep bir genel kültürle sol hakkında yorum yapmaktır. TKP hakkında bir şeyler yazmışsınız, dikta falan. Proletarya diktatörlüğünden bahsediyor olmalısınız. Ama Maocu olduğunu söylemişsiniz ki, birkaç dakika gülmeme neden oldunuz. Sanırım biri kulağınıza Mao haşin bir diktatördür lafını fısıldamış ve siz de içten içe kıl olduğunuz TKP de olsa olsa maocudur diye düşünmüşsünüz. TKP sanırım Türkiye’deki sol gruplar arasında maoculuğa en mesafeli harekettir.
Bu yaklaşımınızın gerçeklikten uzak oluşu, bazı okurlarınızda diğer saptamalarınıza olan yaklaşımı da olumsuz etkileyebilir. Eğer Trotskizm ve Stalinizm hakkındaki bilgileriniz de bu şekilde, kulaktan dolma ise itibarınız feci şekilde sarsılabilir okurlarınız nezdinde.
Çok şablon ama, yine de belirteyim, TKP’le değilim ve olmayı da düşünmüyorum.
evet haklısın sosyalizmi anlamak zeka ister bunu belli ediyorsun.
Yazdıkların bana şu salak manken Aysun Kayacıyı hatırlattı. Ordan burdan duyduğu iki kelime ile ilgisi bilgisi olmayan konularda konuşan birisisin.
Hayatında kaç işçiye sosyalizmi anlatmaya kalktın. Sosyalizm hakkında ne yaptında Stalin kötü Troçki iyi, insanlar gazete ile sosyalizmi anlamaz TKP şöyle Evrensel böyle diye geveleyip duruyorsun.
Gnu/Linux hakkında bilip bilmeden konuşan fanboyların konuşması seni nasıl sinir ediyorsa sosyalizm hakkında üfürmende başkalarını sinir ediyor bunu bil.
Yaptığının farkı yok çünkü.
“Türkiye’de işçilerin maaşları memurlardan yüksektir, farkında mısınız, memurlar grev ve sendika hakkına, işçilerden çook uzun yıllar sonra kavuşmuştur?”
Ülkücü olmak için Başbuğun adını bilmek yeter. Ama sosyalizmi anlamak ve sosyalist olmak için binlerce sayfa kitaplar okumak, günlerce araştırmak bile yetersiz kalabilir…
Demişsiniz, günde 12 saat çalışıp asgari ücret alamayan,sosyal güvencesi olmayan işçiler mi memurlardan fazla maaş alıyor. Memurlardan fazla maaş alan işçilerin sayısının memurlardan çok çok az olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca “Anlatsanız da anlamazlar; zira sosyalizmi anlamak, kusura bakmayın ama eğitim ve zeka ister.” sözünüze katılmadan edemiyorum