Bilgisayarla uğraşmayı hep şizofrenik bulmuşumdur. Bilumum plastik ve camdan oluşan malzemenin önüne oturup zekası olmayan, zıızzzz diye fan sesleri çıkaran bir aletle konuşuyorsunuz. Tam olarak yaptığımız bu. Üstelik bu aptal alete laf geçirebilmek için kitaplar okuyor, üniversite bitiriyor, antrenman yapıyor ve hayatımızı köreltiyoruz. Bu enerjiyi daha yararlı şeyler için harcasak, eminim dünya çok daha iyi bir yer olurdu.
CNBC-E‘de Las Vegas diye hafif salak bir dizi var. Sırf Vanessa Marcil hatırına arasıra seyrediyorum. Orada Mike Cannon adında, MIT mezunu, yakışıklı (ve hafif salak) bir zenci arkadaş var. Adamın önceki işi otelde valelikti; “hah” demiştim, “işte akıllı biri. Bilgisayarla uğraşmak yerine araba park etmeyi daha eğlenceli buluyor”. Lakin, sonradan o da yoldan çıktı ve kendini tekno bir odaya kapatıverdi.
Richard Stallman‘i “neşeli bir hippi” sanırdım; zekası üzerine hiç düşünme ihtiyacı duymadım çünkü fikirlerini seviyorum ve adam inanılmaz sempatik. Sıkı bir yerden (MIT de olabilir;ya da orada AI lab”ında çalıştığından karıştırıyor olabilirim) fizik diploması olduğunu duyunca afallamıştım; üstelik şu tipik dahi çocuklardan biriymiş.
Para ve iman gibi, aslında aklında kimde olduğu dışarıdan pek belli olmuyor.
Sanırım 26 saattir uykusuzum ve az önce yaptığım bir amme hizmeti için,konuyla ilgili birini bilgilendirme ihtiyacı duydum. Kendisini hiç tanımadığım halde, Joomla ile sıyırmış, 16-17 yaşlarında, kendi halinde bir kız olarak bilirdim. Bir halt bildiğimden değil; öyle olabileceğini düşündüm o kadar. Benden büyük ve fizikçi çıktı.
Aslında kitap yazmak istiyorum..sanırım..
Bu yazıyı beğendiyseniz, şunları da sevmeniz olasıdır: |
| Kazakistan, Borat’ın dediği kadar varmış: 3000 dolara ADSL...Bazı pembe yalanlarım...Kürtçe Ubuntu... |
Hiç yorum yok; hadi birşeyler söyleyin!