bsaKaypak laflar vardır. Mesela, 100 işletmeci genç bir araya toplanırlar, “biz bilmemne oluşumuyuz” derler. Birileri bunları kaale alırsa televizyona filan çıkarır; hep aynı soru sorulur “Politikaya girecek misiniz?” Cevaplar da kaypak olur. “Biz bir oluşumuz,amacımız …..” (Boşlukları bilimum boş laf,temenni,yuvarlak ifadeler ve aptallıkla doldurun). Aslında söylenen şudur.” Olaki birileri peşimizden gelirse, her haltı yemeye hazırız! Ama cesaretimiz olmadığı için,prim yapana dek böyle yuvarlak laflar söylemekle yetineceğiz”.

BSA’dan biriyle 10 sene kadar önce bir fuarda konuştum ve derhal “yasal olmadıklarını” anladım. Soru basitti:Siz dernek misiniz, şirket mi? İkisi de olmadıklarını biliyordum ve “oluşum” lafını duyunca, aslında gecekondu olduklarını hemen anladım.

Lakin, nedense kimse BSA’yı tartışma ihtiyacı duymadı. Peşlerine polis takıp istedikleri yere giren çıkan bu adamların kim olduğu sorulmadı.Yıllar önce, Ferhan Şensoy ve Nazi üniformalı oyuncuları İstiklal Caddesinde barikat kurup, aynı Nazi Almanyasında -ve 60,70,80 Türkiyesinde- olduğu gibi arama yapıyor,kimlik soruyor,milleti azarlıyorlar. Bir allahın kulu çıkıp siz ne haltsınız diye sormuyor. İşte buna sürü psikolojisi diyoruz!

Öte yandan, ben bugün bir karakola dalsam, “hadi arkadaşlar baskına gidiyoruz biri benim peynir tenekelerini izinsiz kopyalıyor” desem, herhalde hiçbir polis peşimden gelmezdi. BSA’nın faaliyetleri neredeyse tüm yasalara aykırı. Haklarında da dava açıldı ve muhtemelen kaybedecekler ya da sağlam bir para verip karşı tarafı vazgeçirmeye çalışacaklar. Hürriyet bunu haber yaptı.

Ama bu işler nedense bana o kadar basitmiş gibi görünmüyor. Hatırlar mısınız, “Kültür Bakanlığının katkılarıyla” BSA’nın “korku filmleri” yayınlanıyordu bir dönem. Kültür Bakanlığı, BSA’nın “gecekondu” olduğunu bilmiyor muydu? Ya da birileri kalkıp devlete de çar çur ettiği vergilerimiz için dava açacak mı?’, ‘BSA kaçakmış! Hiç şaşırmadım!