Demokratik devlet olmaz!


Devletin ne olduğunu, tarihini, ya da hukuk denen mekanizmanın amacını bilmeyen insanlar çıkıp gazetelerde,televizyonlarda “Fransa gibi demokratik bir ülke…”,”İngiltere gibi demokrasinin beşiği sayılan bir ülke…” gibi tuhaf tuhaf, akla zarar cümleler kuruyorlar.

Bugün sosyal devlet tanımına en çok uyan kuzey Avrupa ülkelerinde bile devlet vatandaşına tek bir şey vermek ister:sıkıntı.

ABD, çok istisnai bir devlettir ve ABD”nin kuruluşunu bilmezseniz, dünyanın haline pek de bir akıl sır erdiremezsiniz!

ABD’nin başında uzun yıllardır bir bela var: silahlanmayı yasaklayamamak. Bunu yapamıyorlar çünkü ABD anayasası çok açık olarak “insanların silah edinme ve taşıma hakkı vardır” der. Bu bizim anayasamızın dokunulamaz ilkeleri gibi güvenceye alınmıştır; ayrıca ABD’de büyük ekonomik ve siyasi güç olan silah taraftarları buna izin vermezler.

Zannetmeyin ki o ülkenin kurucuları, elindeki silahla sırıtarak şebek gibi havaya ateş eden tiplerdi. Tam tersine, “founding fathers” dedikleri kurucu mecliste son derece entellektüel ve hümanist insanlar vardı; Thomas Jefferson, Benjamin Franklin gibi.

 

Anayasaya o maddeyi sokan kişi Thomas Jefferson’dır…Gerekçesi ise gerçekten özgürlüğe inanmış birinin gözlerini yaşartır.”Eğer birgün devlet kontrolden çıkıp insanlara eziyet ederse, o insanların devleti yıkabilme ümitleri olmalıdır!”

Biz insanlar devletlerin malları ya da köleleri değil, yaşadığımız toprağın çocuklarıyız. Hukukun da en temel işlevi, vatandaşı devletin ezici gücünden korumaktır. Üniversitede hukuk dersi aldıysanız, ilk öğretilen şey budur.

Demokratik devlet olmaz. Hele hele, Fransa ve İngiltere hiç demokratik olamaz; aksine onlar sömürgeci, dünya tarihinin en faşist devletleridir. Fransa ve İngiltere demokratiktir; ama devlet öyle istediği için değil. Halktan korktukları için..

Yüzlerce yıl geriye gitmek yerine, çoğunuzun zaten bildiği olayları örnek vereyim. Mesela Fransız ihtilali. Halk, 14.Louis”in rezil krallığına karşı ayaklandı ve kellesini aldı. Hadi bakalım ondan sonra gelenler halka eziyet etmeye devam etsinler! (sağcılık-solculuk lakırdısı nereden türedi derseniz,işte o ilk kurulan mecliste burjuvasi ve aristokrasi yanlılarının mecliste oturduğu kanatlardan!)

Fransa ikinci büyük sınavını 68 olaylarında verdi. O zamanların Fransa’’sı, bizim 80”leri andırıyordu. (Tabii çok daha az bir baskı sözkonusu!). Olayların patlaması, tamamen bir “gençlik hezeyanıdır”. Zamanın öğrenci liderlerinden, şimdininse önemli siyasi figürlerinden olan “Kızıl Danny” lakaplı Daniel Cohn-Bendit”in -ki kendisi bizim şovenistlerin beğenmediği komünist fikirlere sahip olsa da, Erdoğan”ın esip coştuğu oylamalar sırasında Türkiye”ye en büyük desteği vermiş, hatta elindeki Türk bayrağını sallayıp durmuştur- kafası yeni bir uygulamadan dolayı son derece bozuktur: erkek öğrencilerle kız öğrenciler artık aynı yurtta kalamayacaklardır!

Kadınlardan yana bir hayli şanslı bir adam olan Cohn-Bendit, bu duruma çok içerler. Seks ve şarap düşkünlüğüyle meşhur Fransızlarda tek sinirleri bozulan Cohn-Bendit değildir elbette; mesele uçkura kadar inince galeyana gelen Fransız gençliği Paris’i duman eder. Olaylar tüm dünyaya yayılır.

Fransa bu şekilde demokratik bir ülke olmuştur. Fakirler ve seslerini çıkaramıyorlar diye uzun süredir Arapların,Müslümanların,zencilerin ve diğer göçmenlerin kanını emmekteydi. Kısa süre önce yaşadığımız olaylar, Fransa”nın yabancılar politikasını biraz olsun gözden geçirmesini sağladı. Elbette çok yetersiz; ama birgün tekrar ve bu sefer daha yıkıcı şekilde ayaklanacaklar ve Fransa istemeyerek de olsa haklarını vermek zorunda kalacak.

İngiltere”de de benzer olaylar yaşandı. (Gerçi oradaki hareketler daha çok soylularla krallık arasındadır ama Fransa kadar kuvvetli olmamasına karşın halk hareketleri de yok değildir).

İster inanın,ister inanmayın Türkiye şu an saydığım bu 2 Avrupa ülkesinden de daha demokratiktir (halk talep ettiğinden değil,AB dayattığından)

Siz hiç Londra”nın göbeğinde IRA”nın İngiliz polisini taşladığını gördünüz mü? Ya da Fransız polisi veya özel timleri bir terör operasyonu için 15 dakikadan fazla bekler mi?

Bizde en kötü ihtimalle DGM’de yargılanırsınız; orada genelde ya siyah bir Mercedes”in altında kalıyorsunuz(!) ya da devlet sahte delillerle size dava açıp, tamamen farklı bir nedenden dolayı sizi hapiste çürütmeye kalkıyor. (Ünlü İngiliz Trip-Hop grubu Massive Attack”in solisti Robert Del Naja,ya da 3D, çocuk pornosu indirmekten tutuklanmış ancak dava o kadar şaibeli bir hal almıştı ki, İngiliz devleti bu sevdadan vazgeçmek zorunda kaldı. Del Naja, Trainspotting”in de müziklerini yapan Damon Albarn ile 2003 yılında Irak savaşı ve İngiliz hükümetine karşı son derece ağır bir kampanya yürütmüş; ikili verdikleri gazete ilanlarının parasını bile kendi cebinden ödemişti.)

Kısacası, “vay be” dediğiniz İngiltere ve Fransa gibi ülkeler hiç de demokratik değiller.

Devletler demokratik olamazlar. İnsanlar devletleri buna zorlar. Türkiye eğer bir mucize eseri AB”ye girer ve kendini kabul ettirirse, demokratikleşeceğini sanıyor musunuz? Boşuna beklemeyin, bu olmayacak. Demokrasi, Türkiye”yi AB”ye almama bahanelerinden biri sadece. Siz istemedikçe, talep etmedikçe, sokaklara dökülüp yürümedikçe demokrasi gelmez. Demokrasi, hiçbir devletin işine gelen bir durum değildir çünkü.




Siz de birşey söyleyin!