Malum; Türkiye’nin “özel” durumları, “hassasiyetleri” filan var. İçeridekilere böyle diyorlar; arada da “Türküz müslümanız diye bizi Avrupa Birliğine almıyorlar” diye gaz veriyorlar; bürokrasinin filan ödü kopuyor yanlışlıkla da olsa bizi AB’ye alacaklar diye…

Samed’den öğrendik; wordpress.com’a mahkeme emriyle kapatma gelmiş. Zahmet edip yazmamışlar neden kapattıklarını, şeriatın kestiği parmak acımaz hesabı seve seve sineye çekeceğiz.

Internet’e sansür geldi dedik, bir tarafımızı yırttık, tabiki ilgi alaka gösteren filan olmadı. Hesapta çocuk pornosunu filan engelleyeceklerdi ya, Internet’in ne olduğunu dahi bilmeyenler “kapatın ülen bu şer yuvalarını” diye, Abdülhamid yasasına “caizdir” fetvası verdi. Internet esnafı da (bunlar kendilerine sivil toplum örgütü süsü veriyor, maksat tamamen ticari aslında) “yahu yapmayın yazıktır bu devirde” türünden lafı geveledi, çünkü onların destekçileri de bir şekilde devletten ekmek yediğinden, fazla seslerini çıkaramazlar. Ne şiş yanar ne kebap; hem STÖ’liklerini şeklen yapmış olurlar, hem de “birilerinin” canını sıkmazlar.

Doğrusu, wordpress.com altında çok sayıda ona buna küfür eden,palavra iddialar ortaya atarak şahıs ve kurumları küçük duruma düşüren blog var. Lakin mahkeme nokta atışı filan yapmamış; çakmış atom bombasını, bütün bloglar kapı duvar…

Adaletle hukuğun ne kadar farklı şeyler olduğunun aleni kanıtı; hukuğa giriş dersi kitabına al, aynen koy.

Şimdi bunun üstüne onbin spekülasyon yapılır.

AKP ve Tayyip Erdoğan’a aleni küfür edilen blogların sahipleri “düşüncelerimizi açıklamamızı hazmedemediler” diye palavra sıkacaklar sağda solda. CHP ve MHP amigoları da şakşakçılık yapıp, bir küfür de onlar sallayacaklar…

Kimisi, “irticacı” bloggerlar yüzünden kapandığını söyleyecek, “biz de müslümanız” diyerek, çeşitli light Müslümanlık örnekleri verecekler, hatta bunların aralarında sosyete modasına uyup gösteriş için umreye filan giden soytarılar olacak. Rüzgar güllerini ayıklasak memlekette sorun kalmayacak zaten, o da ayrı mevzu.

Kimisi PKK, kimisi Hizbullah yüzünden diyecek.

Adnan hocacılar “yoktur ilim irfandan gayrı şeyde gözümüz” diyerek, “biz kimseye iftira atmayız” diye ekleyecekler.

Ortalık yine şenlenecek yani. 35 blogda “wordpress.com kapatıldı” girdileri okuyacağız; oradaki yazıları çalıp yapıştıran 350 paçavra blogu saymazsak. Popüler blogcu tayfası “SEO” mevzusundan dolayı bahsedecek tabi konudan, Google’ın indeksleyeceği kadar,sonra Wordpress temasına nasıl ayar verilir, paçanga böreği nasıl yapılır, sandalyeye peluş kılıf nasıl giydirilir gibi daha hayati konulara dönecekler. Zaten öyle alengirli işlere girmeye de tırsar çoğu, aman onları da kapatıverirler, ne me lazım!

Kandırmayalım kendimizi canım, demokrasi filan isteyen bir avuç adam var, onlar da kafalarına inecek sopanın kaygısı içindeler. Internet sansürüne karşı kampanya başlatmıştık, sansürün ne kadar sevildiğini görünce vazgeçtik. Çünkü herkes konuşsa PKK güçlenecek, ABD Irak’tan sonra Suriye’ye filan da girecek (zaten girer yakında merak etmeyin!), Türkiye binbir parçaya bölünecek, topraklarımız susuzluktan çatlayacak, laiklik elden gidecek.

Eh, normaldir. Senelerdir kutup yaratıp onları kavgaya tutuşturma siyaseti izlenirse, bütün komşularımızın ikiyüzlü ve yalancı olduğu daha ilkokulda kafalara kazınırsa, ulusal kanallar halkı uyutmak için birbiriyle yarışıp zihinleri Sibel Can’ın kiloları, Hülya Avşar’ın selülitleri, uyduruk dizilerdeki üç-beş hıyarın maceralarıyla meşgul ederse, bunlar daha iyi günlerimizdir.