Kahve demokrasisi

Bazı arkadaşlar, kurbağaların yanlış partiye oy vermesine çok içerlemiş, onlara da “bu millete diktatör lazım” diye buyurarak eşlik edenler olmuş.

Beğendiğin parti gelirse demokrasi olsun, yanlış bir partiyi seçerse “kurbağalar”, diktatör gelsin. Türk tipi demokrasi. Kahve demokrasisi. Kahve yorumuyla sosyoloji, politika ve tarih dersleri…

Bunun adı zaten demokrasi değil, demokrasi süsü verilmiş dikta rejimi! Doğan görünümlü Şahin gibi Bir şey..

Diktatör lazım diyen arkadaş Londra’da yaşıyor, Londra Cumhuriyet filan değil, ama demokrasi var. Herhalde arkadaş orada demokrasi olmadığını zannediyor; malum içinde cumhur lakırdısı yok. Çin’in de tam adadı Çin Halk Cumhuriyeti, yani iki kere halk adı tekrarlanıyor, ama demokrasi yok. Allah allah, çık şimdi işin içinden..

Bu arkadaşların herhangi bir demokrasi talepleri yok; örneğin ben yakın tarihi eleştireceğim ama 367′den dolayı yemiyor filan demiyorlar. Kurbağaların seçtiği parti 367′yi kaldırmadığı için kızgın filan değiller. Şunu demek de akıllarına gelmiyor “ulan madem demokrasi var, ben de hakkımı aramak için harekete geçeyim”. Diktatör istiyorlar. Diktatör gelecek, bunlar gak deyince et, guk deyince su verecek…

Başbakan’ın oğlunun gemisi varmış…Ne yapsak? Diktatör gelsin, o alır. Alır da, senin benim malımı da müsadere eder arada!

Şimdi bu diktatörü biz mi seçeceğiz (pardon, o zaman demokrasi gibi Bir şey olur, halk -kurbağa- yanlış diktatöre oy verebilir) o kendisi mi gelecek?

Diktatör, temiz, delikanlı, adaleti ile dünyaya nam salmış adam olacak. Zira arkadaşlar diktatörün namuslusunu severler, hoş namussuzu geldimi de laf etmek yemez, oturur içinden küfür edersin. Namuslu ve adil diktatör gelip Tayyip’in oğlunun gemisini satacak, parasını halk arasında, adil biçimde paylaştıracak. Türkiye’yi adam edecek, eğitim ve sağlık reformu yapacak, tercihan AB’ye girmeyecek (malum, bizim “hassasiyetlerimiz” var), bu arada kurbağalar tarafından halel gelmeyecek bir demokrasi inşa edecek, sonra gidecek, giderken de “aman ya kurbağalar, bakın şeker gibi sistem bıraktım, yalnız sakın yanlış partiye oy vermeyin dönüp kabak gibi oyarım” diyecek.

facebook
twitter
friendfeed
del.icio.us
stumbleupon
digg

11 Yorum “Kahve demokrasisi”

  • 1 ras0ir :

    Atasözlerine bayılıyorum:
    İt ürür, kervan yürür :)
    Sessizim bu konuda bu haykırışlara karşı, isteyen istediğini yapsın, ben demokrasiye saygımı böylece gösteriyorum, bakalım aynı saygıyı gösterecekleri günler gelecek mi?

    Başbakanın oğlunun gemisi varsa var kime ne? Başbakanlıktan mı çıktı o para? Çıktıysa, yüce divan var bu memlekette, memleketin parasıyla yapılmışsa eğer, çıkar gereken cezayı alır.
    Bir Allah’ın kulu çıkıp da böyle diyemiyor, neden? Lafı, gördüğümüzü eleştirmeyi seviyoruz çünkü. İcraat eleştiren kaç tane insan, kaç tane aydın var bu memlekette?
    Ananı da al gitler mi, şunlar mı bunlar mı? Adama ananı al git dedi hadi, adam provakatör çıktı, sizin ananıza noluyor?
    Hiç de şimdi çıkıp başbakan böyle konuşamaz vs demeyin. Seçim zamanı kimlerin ne laflar ettiğini gördük. Makama gelince mi efendi olacak?

    Halktan kopuk insanlar, halkın kendisini dışlamasına isyan çekiyor ya.
    3 satır altalta yazı yazanlar, verip de veriştiriyor. Yahu bir günde aydınlatıcı bir yazı olsun ne olur?

  • 2 Barış Atasoy :

    Aslında ne kadar ezik olduklarını gösteriyorlar. Başbakanın suçlu olduğuna inanıyorsan, çok da canını sıkıyorsa mahkemeye ver. Böyle bir hakkın yoksa, Internette kampanya başlat. Ama yok, diktatör gelsin, o alsın. Benim narin basen yerinden kalkmasın!

    Çocuklar dayak yiyince, “görürsün abime söylicem oycaak seni” diye ağlar ya, onun gibi bir tepki…

    “Bana çok koydu, hepinizi oysunlar ulan” tarzı bir serzeniş…

  • 3 avadil :

    AKP ye oy vermedim, aslında kimseye oy vermedim.. Demokrasi her zaman doğruyu getirmiyor. Hitler’i iktidara getiren Mussolini’yi seçimle kim iktidara getirdi?
    Bush gibi evangelist bir kovboy çıkıyor Haçlı seferlerini başlattım diyor. Irak’ı ve Afaganistan işgal ediyor, kan gölüne boğuyor,Amerikan halkı İkinci sefer Bush’u seçiyor,Bush ikinci sefer seçilirken seçimde daha fazla oy alıyor.
    Sevgili Barış Tayyip Erdoğan’ı yüce divana çıkarabilmek için meclis kararı gerekli çıkarıncaya kadar zaten zaman aşımına uğrar. Bürokratları yargılamak için teftiş kurullarından rapor lazım. Herkes miletvekillleri diyor ama bürokratlarında dokunulmazlığı var. Hukuk devleti diyoruz ama Meclis ve devlet kurumları izin vermeyince kimseyi yargılayamıyorsun. Bu uygulamayı Kenan Evren getirdi Türkiye’ye… Sakın dediklerimden yanlış bir şey anlaşımasın sakın. Küreselleşmeye karşıyım. Demokrasiye değil. Küreselleşmeyi planlayanlar,ellerindeki üstün teknoloji ile yepyeni bir ortaçağı getiriyorlar.
    Çöken Türk solu değildir CHP’dir. CHP halktan uzak bir partidir.
    Türk aydını çok konuşur iş yapmaz üretemez.. Yenilen aynı zamanda Türk aydın sınıfıdır. Umarım çöküş yeni dirilme ve toparlanma için bir fırsattır. Aksine yepyeni bir anlayış yepyeni fikirler ve düşünceler çıkacak ortaya,gelecekten çok ama çok ümitliyim. AKP umarım geçmişte ki hatları yapmaz ülkeyi, iyi bir şekilde yönetir.

  • 4 Uğur SAMSA :

    ras0ir, atasözünü kendinize söylediğinizi düşünerek ortada bir sorun olmadığını düşünüyorum. Demokrasiden kastın böyle seviyesi düşük sözler söyleyerek kendini göstermekse lütfen devam et.
    Saygı duyuyorum.

  • 5 avadil :

    ras0ir
    “İt ürür kervan yürür” atasözü bugün söylenecek söz değildir. İstediğiniz düşüncede olabilrsiniz ama nezaket kurallarına uymak koşluyla. Demokrasi kendin gibi düşünmeyenlere saygı duymaktır. %47 oy aldım herşeyi yapabilirim anlayışı yanlış bir anlayıştır.
    Başabakan oğlunu okutamıyordu?okul parasını zengin iş adamları ödüyordu? Fakir başbakanın oğlu 5 milyon dolara gemi alıyor.. Damadı da yüksek bir maaşla bir holdinge genel nüdür oldu. Hala aynı şekilde düşünüyorum yasak mı?
    Tayyip Erdoğan’ı mahkemye veremeyiz çünkü dokunulmazlığı var.Dokunulmazlığı Meclis kaldırabilir.
    AKP secimin galibidir. Demekki halkımız başarılı buldu diye düşüncemizi söylemiyelim mi?
    CHP ve benzeri partilere oy vermiyorum.. Aslinda hiç bir partiye oy vermedim.
    Alman halkı 1932 seçimlerinde Hitleri iktidara getirdi. Aynı yıllarda Musssolini İtalya da iktidara geldi. Kovboy BUSH 2000 yılında Amerika Başkanlık seçimlerini kazandı? Irak ve Afganistan’a saldırdıktan sonra daha fazla oyla ikinci sefer seçildi. BUSH secilmesi dünya halklarına kan ve göz yaşından başka bir şey getirmedi.
    Türkiye halkının seçimine saygı duyoyorum.Ancak bizim düşünce üretmemize AKP yanlış yaptığında elbette eleştireceğiz.
    Asıl yenilen kimdir biliyormusunuz Türk Aydınıdır. Sürekli konuşan hiç bir şey üretemeyen,halkının karşısına proje sunamayan, yabnacılaşmış dünyadan uzaklaşmış insanlardır.
    AKP herkesi kucaklamak güven vermek zorundadır. AKP Türkiye’ye barış ve refah getirir

  • 6 Barış Atasoy :

    Aslında bu ağız dalaşları “rating” getiriyor ama sevdiğim,saygı duyduğum insanların rating alacağım diye atışmasını istemem.

    İçindeki “it” lafına bakarak bence hakaret olarak görmeniz yanlış; Osmanlı zamanında “gay” lafı yoktu, farsçası olan “ibne” kullanılırdı. Şimdi bizde şöyle birşey oluştu; sanki “gay” deyince cinsel tercihine saygılı, ibne deyince saygısız oluyormuşuz gibi görünüyor. Genelde de böyle aslında, ama yanlış. Gay yerine ibne demeyi tercih ederim. Daha yeni kuşaksanız, eşcinsel dersiniz.

    Adil bey, Bush’un ikinci kez gelmesinde tuhaf birşey yok. Çünkü ABD açısından bakarsanız, Bush daha liberal bir ekonomi politikası uyguladı ve halk zenginleşti. Çok az insan Irak’ta ne olduğuyla ilgili, ki bütün dünyada böyledir. Zannediyor musunuz, Türk insanının gündem maddeleri Kıbrıs ve Filistin filan olsun? Sadece onlardan bahsedenlerin sesi çok çıktığı için, aslında politikayla zerre kadar ilgili olmayan Türk halkı çok ilgiliymiş gibi görünüyor. Gazetelerin en çok okunan 10 haberinden 8′i magazin, biri futbol haberi. Dünyada da durum aşağı yukarı böyle…

    Hitler’den örnek vermeniz çok isabetli oldu. Evet; Hitler seçimle geldi ve korkarım Hitler’i getiren sistem, bizim son 6 aya çok benziyordu: Almanya’da müthiş bir işsizlik vardı ve bu yabancı düşmanlığına bağlandı. Aşayiş sorunları vardı; halk devleti suçlyordu ama aslında sorumlusu ordu içindeki Hitler yanlıları ve Hitler’in ayaktakımıydı. Bizim Kıbrıs sorununa benzer bir Avusturya özlemleri vardı; nitekim Hitlerin ilk icraatı Avusturya’ya girmek olmuştur. Hitler aslında sivil değildir; askerden destek alan karton bir siyasi liderdir. Hitler’e de az muhalefet yoktu; hatta Röhm, uzun bıçaklar gecesinde sayısız muhalifle birlikte yokedildi. Doğrusunu isterseniz, ortam biraz daha gerilse, biz de o tarafa doğru gidiyorduk. Uzan’ın seçim propagandasına bakın, “Göebbels hayattamı acaba?” dedirtiyor. Bahçeli de aynı öyle. Halk aslında oyunu siyasetten yana kullandı, AKP’den değil. Bu gerçeği görmek gerek.

    Bu adamları yargılamanın neredeyse imkansız olduğunu biliyorumü, tabii siz hukukçu olarak benden 100 kat iyi bilirsiniz. Ama demek istediğim şu aslında, halkın bir şeffaflaşma talebi yok. Aslında çarpık düzen herkese yarıyor, CHP gelince AKP’li *ok atabilecek, AKP gelince CHP’li. Kimse de dokunulmazlıklar kalksın, ya da yargı yolu açılsın istemez. Herkes aynı şeyi söylüyor, meclise girince yan çiziyor. Bugün AKP dokunulmazlıkları kaldırmak için adım atsa -ki aslında hukuken yanlış ifade ediyorum, kastettiğim tam olarak “kürsü dokunulmazlığı”- meclisteki diğer partiler kamera arkasında “sen ne yapıyorsun?” tepkisi göstereceklerdir.

    Ben küreselleşmeye karşı değilim. Sanırım emperyalizm ile küreleselleşmeyi doğru ayırmak lazım. Bugün Linux,Internet küreselleşme sayesinde var. Küreselleşme daha çok emperyalizme hizmet ediyor, bu doğru. Bunun da nedeni basit aslında: küresel ekonomik sistem işimize gelirken (herkes ipod ve core 2 duo işlemci istiyor) onun getirmek zorunda olduğu anti-milliyetçilik tezi devletlerin ve statükocuların işine gelmiyor. Solculuğun çıkmazı burada: eğer solcuysanız, millet olarak değil, sınıf olarak örgütlenirsiniz. Nitekim, ABD’yi protesto etmeye gelince bunu dünya ile beraber yapabilen sadece solcular. Ama iş biraz daha ciddileşince, örneğin yeşiller çıkıp “kardeşim senin fabrikan denizlerin içine ediyor” deyince bizim yarı-solcular “hoop, sen bizim içişlerimize karışamazsın” laflarına başlıyorlar. Çünkü adama sen kimsin deyince “ben dünyanın pisletilmesine karşı biriyim, çocuklarım temiz dünyada yaşasın” lafından önce, “Türküm” diyor. Bunu kah korktuğu,kah inandığı için söylüyor. Çünkü kendi milletinizin, vatanınızın çıkarları için olsa bile, bir yabancıyla aynı şeyi söyleyip başına da “milli” sıfatı eklememek vatan haini olarak mimlenmenize yol açmakta.

    Ben son kalan solcuların, ya da solcuya en yakın kişilerin, periyodik askeri darbelerle silindiğine inanıyorum. TKP gibi “marjinal derecede sol” görülen partiler bile solcu değil statükocu. Hatta, DEP gibi kürtçü partileri sol sanan bazı avanaklar var. Herifler kürt milliyetçisi, türk bakınca sol sanıyor, ama kürt kendi içinden bakınca bal gibi anlıyor adamın kürt faşist olduğunu. Kimisi demişki “dün dep’e oy verenler bile akpye oy vermiş, anlayın akp nasıl vatan haini”. Böyle salaklar var. Bu aslında inanılmaz güzel bir gelişme, marjinal kürt taraflar bile artık devlete ilk kez güven duymuş, akp hükümetiyle biz de adilce yönetiliriz diyor. Burada parti çekişmesi anlamsız ve çok çirkin, zira devlet ve millet olarak (kürtleri de kastederek söylüyorum) çıkarlarımız var.

    AKP seçimden sonra yumuşama sinyalleri verdi. e-muhtıra akp’yi biraz düşündürdü ve bence korkuttu, ama asker de yaptığı şeyin halk tarafından tepki gördüğünü anladı. Özkök paşa zamanında bence güzel bir denge sağlanmıştı, asker bu dengeyi kurumsal hale getirirse ben çok güzel günler görüyorum. Açıkçası seçim sonuundan çok memnunum; AKP %37 alsaydı olmazdım. Ama biliyorumki, o %47 içinde demokrasiye sahip çıkmak adına AKP’ye destek veren çok insan var. Bende bunlardan biriyim. Daha da güzel olan, AKP de bunu farketmiş görünüyor. Gerçekten “millet” olduğumuz nadir anlardan biri diyebilirim. İsteyen istediğini söyler, ama biz kaprisli ve kavgacı bir milletiz ve buna rağmen, %47 ile bir düşünce üzerinde uzlaştık. Bu büyük başarı. Lütfen şunu görün; bu AKP’nin değil, demokrasi talebinin başarısı.

  • 7 ras0ir :

    @Uğur Samsa:
    Açıp da atasözleri sözlüğünü okumanızı tavsiye edebilirim ancak o yorumunuz üzerine.. Hakaret dediğin şey atasözü, lafımı çarpıtmaya hiç de hakkın yok. Ayrıca ben kimseye laf sokmadığım halde bana o lafı anladığın şeklinle ifade etmeniz sizin saygı seviyenizi gösteriyor. Sözlerim her zaman sizin gibiler için tükenmiştir.
    @avadil:
    Uğur Samsaya yaptığım tavsiye senin içinde geçerli.

    %47 oy aldım herşeyi yapabilirim anlayışı yanlış bir anlayıştır.

    Sözlerimi çarpıtmadan okursanız eğer, benim hiç de böyle bir anlayış içinde olmadığımı anlarsınız.
    Ben %47 içinde olduğum için bir takım “çevre” bana gerizekalı diyorsa, o zaman demokrasiyi sorgulamak en doğal hakkım.


    Başabakan oğlunu okutamıyordu?okul parasını zengin iş adamları ödüyordu? Fakir başbakanın oğlu 5 milyon dolara gemi alıyor.. Damadı da yüksek bir maaşla bir holdinge genel nüdür oldu. Hala aynı şekilde düşünüyorum yasak mı?

    Yasak diyen oldu mu öncelikle? Neden sözlerim bu kadar “dokunuyor” ki? Biraz derin düşünmeye çalışın bence. Başbakanın oğlunun aldığı geminin bana ne? Ayrıca sana ne? Milletin parasıyla mı alınıyor? Bunu ispatlayabiliyor musun? İspatlayamıyorsan, laf sokmayı bırakıp araştırıp öğreneceksin.

    Demokrasinin kime ne getirdiğini görmek için zamana bırakacaksınız herşeyi. Daha dün seçim olmuş bugün başlıyorsunuz “anaam laiklik, vatan elden gidiyor diye” edep ya hu! (geneldir bu, yarası olan gocunsun)

  • 8 avadil :

    Devlet malı deniz yemiyen domuz sözü sana ne hatırlatıyor ? Başabakan’ın oğlunun gemi alması beni ilgilendiriyor seni ilgilendirmiyor olabilir. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.. Özal’ın oğullarını hatırla meteliğe kurşun atar hale geldiler. Tarih tekerrürden ibarettir
    Laiklikle ilgili söz söyleyen oldumu? niye sözlerimi çarpıtıyorsun? Vatan elden falan gitmez öyle bir şey diyen olmadı.AKP Türk halkının tercihidir. Saygı duymaktan başka şansımız yoktur. Aslinda yazacak o kadar atasözü varki. Zaman en iyi ilaç hep birlikte göreceğiz.

  • 9 ras0ir :

    Bunun hesabını sen ben değil, yüce divan sorar.
    Lafını da çarpıtmadım ayrıca, ben yarası olan gocunur dedim, “algida seçicilik” yapmayın rica ederim.

  • 10 Barış Atasoy :

    @ras0ir:

    Ben şimdiye kadar yüce divanın pek hesap sorduğunu görmedim.

    Basında siyasetçilerde bu kadar şaibeliyken, insan kime inanacağını şaşırıyor. Ben artık basının söylediği hiçbirşeyi referans olarak almıyorum.

    İkinizde gıyaben de olsa sevdiğim ve takdir ettiğim insanlarsınız, en azından hatıra binaen ağız dalaşına girmeyin.

  • 11 ras0ir :

    Ben zaten girmek istemiyorum ama zorla çekiliyorum. Benim kimseye hakaret etmek gibi bir niyetim olmadı.
    Kalp kırdıysam affola, sadece bir takım düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım. Ve açıkçası bir özürü de hakettiğimi düşünüyorum.

    Gelelim yüce divan mevzuuna, yüce divan konusunda sağolsunlar işi zamanaşımına çekiyorlar, zamanaşımından dolayı mesut yılmaz paçayı kurtardı, koray aydın da kurtaracak gibi.
    Ama sanılmasın ki bu yüce divan iş görmeyecek diye. Bu kadar yolsuzluk iddiasından sonra elbet bir iki “kelle” gidecektir yüce divanda.

Yorum Yaz