Karbon Salınımı ve Aptallık
Dünyanın sonunu ahmaklık getirecek. Üstelik, bu yüzyılda ahmaklık yükselen değer haline geldi. Engizisyon öncesi dönemin bir benzerini yaşıyoruz. Vahim olan, köktendinci cehaletin yerini bu kez çok daha tehlikeli olan “yarımakıllı” cehaletinin almış olması.
Dünya belki de yok oldu ve farkında değiliz; çünkü bazı bilimadamlarına göre, artık geri dönüşü olmayan noktayı geçtik ve buzul çağına -ya da küresel çöl iklimine- doğru gidiyoruz.
ABD ve kapitalizm, dünyanın yokoloşunu da dehşetle kabullenip samimi davranmak yerine, bundan da yolunu bulmanın derdine düştü.
Amerikalı ağzıyla söyleyeyim; Al Gore gibi adamların yaptığı şeyin adı “scam”. “Çevreciliğin” de yeni bir ekonomi doğurduğu ve bunun abartıldığı ortada – yoksa dünyanın yokolmak üzere olduğunu öğrendiğimde daha ortaokuldaydım. Peki neden şimdi “harekete geçtiler”?
Ekonomi daralmakta olduğu için. Daha “çevreci” arabalar, daha “çevreci” klimalar, daha “çevreci” ev aletleri, yeni bir işkolu yaratacaktı. Belki siz ya da ben, hemen “bu çok çevreci hemen alayım” diye tüketmeye girişmeyecektik ama, devlet kurumları, işyerleri, şirketler, fabrikalar daha çevreci klimalar, arabalar, bilgisayarlar kullanmaya zorlanacaktı. Şirketler bu yasaları çıkarmaları için devletlere avanta verecek, devletler de onların çöp döktükleri denizleri, hertürlü pislikle doldurdukları atmosferi görmezden gelecek, “çevreci ürünleri” sattıracak yasaları çıkaracaktı. Bu hareket kısmen başarıya ulaştı, yoluna da devam ediyor.
Fakat bu bizi kurtarmayacak. Dünyayı kurtaracak olan çevreci bir araba değil, derhal araba kullanmayı bırakmak. Çevreci klima değil, cam açmak.
Alternatif enerji kaynakları meselesi hala saçmalık düzeyinde. Dünyadaki tarım alanlarının altıda birini etanol üretmeye ayırırsak, sadece kara taşıtlarımızı yürütecek akaryakıtı üretiyoruz. Ve bilin bakalım ne oluyor, hala dünyanın kurtulduğu yok!
Bütün ormanları kesip yerine rüzgar türbini de koysak, bir boku kurtardığımız yok.
“Alternatif enerji” denilen rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi olacak iş değil. Yakıt hücresi? Şimdilik zor. Elektrikli arabalar gibi feci çözümler ise derhal yasaklanmalı. Fosil yakıtlarla üretteğiniz elektrikle, yarım ton akü taşıyan bir arabayı götürüyorsunuz. 3 sene sonra o aküler, yarım ton tehlikeli atık olarak geri dönüyor. Geri dönüşümün ne olduğunun anlaşıldığını hiç sanmıyorum. İnsanlar herhalde bunun kara büyüyle olduğuna inanıyor. Geri dönüşüm, çoğu zaman daha pahalı, daha zahmetli ve daha fazla atık çıkmasına neden oluyor.
Peki insanlığın başka çözümü var mı? Gelecek vadeden yenilenebilir enerji projeleri var ama bize hızlı ve çok enerji lazım. Bunun en muhtemel yolu füzyon reaktörleri. (Fizyon değil). Ancak, muhtemelen dünya enerji tekeli o alanı da ele geçirmiş durumda: bir TOKAMAK reaktörü yapmak için ortaya çıkan ITER projesi, projeye 30-50 yıl arası ömür biçmiş! Bu, mevcut fonları bloke edip gerçekten çalışabilecek ve hızla yol alacak reaktörlerin yapılması için takılan bir çelme, bu bir komplo. Rezillik. Ne derseniz deyin. Üstelik tek füzyon reaktörü tipi TOKAMAK değil. Merakınız varsa, buradan başlayabilirsiniz: http://en.wikipedia.org/wiki/Nuclear_fusion
En korktuğum şey, global ısınma sorununun magazinleşmesiydi ve oldu. Yağmurun bile nasıl yağdığından habersiz çok büyük bir kitle, birbirine gösteriş yapar gibi “çevreci” oldu. Bazıları da sıkılıp bıraktı. (Daha önce Prius kullanan Brad Pitt, artık BMW 750 kullanıyormuş; karısı da Bugatti Veyron!). Böylece boku çıkarılan çevre mevzusu da, Burak Kut’un deyimiyle “yaşandı bitti saygısızca”. Şimdi yarı cahil kitle bu konuyu da rafa kaldırıp daha “trendy” mevzulara yelken açabilirler.






10 Yorum “Karbon Salınımı ve Aptallık”
Ağustos 26th, 2009 saat: 5:46 am
“yenilenebilir enerji kaynakları dünyayı kurtarmaya yetmeyecektir” fikrinize katılmıyorum. şu anda güneş panelleri %15 gibi düşük verimle çalışıp da günde 1,3 kW/m^2 elektrik enerjisi üretebiliyor. bu sadece güneşten elde edilebilecek enerji miktarı, daha envai çeşit kaynak var. enerji üretimi ile ilgili teknolojinin kullanım alanı ve verimliliği arttıtıldıkça enerji ihtiyacımız fazlasıyla karşılanmış olacaktır. işte sorun da tam burada ortaya çıkıyor; deveasa bir petrol ekonomisi, otomobil piyasası varken elektrik ticaret anlaşmalarının kol gezdiği ortamda bu para kaynaklarının sahipleri elbette bu teknolojilerin gelişmesini istemezler. örneğin 3 sene içinde çöp oluyorlar dediğiniz akülerin çok daha verimli çalışmasını sağlayabilecek patentleri petrol şirketleri ellerinde tutuyor.
Ağustos 26th, 2009 saat: 7:27 am
İster katılın, ister katılmayın bunlar gerçek. Belki 2 kişilik tuhaf arabalarda güneş paneli teknolojisi 10 sene sonra kullanılabilir verimliliğe kavuşur ama konteyner gemilerini, uçakları ne yapacaksınız? İnsanlara sanki bütün sorun kullandıkları araba ya da filamanlı ampulmüş gibi şeyler yutturuluyor.
“Bu iş olmaz” derken, politik ve ekonomik gerçekleri de unutmuyorum. Bilimadamlarına kalsa bu iş olur; ama dediğniz gibi bu işin petrol lobisi tarafı var. Devletler insanları şirketlere satmış durumda; dolayısıyla V for Vendetta gibi bir ayaklanma olmadan bu düzen değişmecektir. Herifler kendilerinin de gebereceklerini bile bile, dalga geçer gibi, “aha işte karbon salınımını azaltan kol saati yaptık” gibi saçmasapan işler peşindeler.
Akü fikri çok kötü bir fikir. Ne kadar verimli olursa olsun, yapılan iş çöp üretmek. Bu işin tek çözümü hidrojen üretmek. Ucuz ve fosil yakıt kullanmadan hidrojen ürettiğinizde sorun çözülüyor. Hatta mevcut içten yanmalı benzinli motorları neredeyse LPG kiti taktırmaktan basit şekilde hidrojene çevirmek mümkün.
Yazının anafikri şu: ufak tefek tasarruf tedbirleri, elektrikli arabalar giibi şeyler çok ümti verici gelişmeler gibi insanlara yutturuluyor ama çözüm değiller. Elektrikli araba fikri tam bir saçmalık mesela. Kömür ya da doğalgaz yakıp ürettiğiniz elektriği, bir aküye doldurup arabayı bunla çalıştırıyorsunuz. Bu araba, yarım ton akü çöpü üretiyor ve hiç de pratik ve arzu edilir bir araç değil. (“Şajın kadar git!”) Üstelik, bu transferle sırasında sürüyle enerji kaybı var. İnsanlar sanıyorki pili şarj ederken pilin depoladığı kadar enerjiyi, şişeye su koyar gibi koyuyor.
Ağustos 27th, 2009 saat: 5:08 am
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2009/08/090827_trees.shtml
ne güzelmiş…
Ağustos 27th, 2009 saat: 9:11 am
Karbon salınımının sadece %15 gibi kısmı hususi arabalardan, yani elektrikli arabaya binseniz ve enerjisi uzaydan beleş gelse ancak %15 etkisi olur… Deli gibi tüketip, sadece elektrikli arabaya binerek dünya kurtulmaz, birazda buradan para yolalım hadiseleri…
Güzel şeyler oluyor, mesela Hollanda tarım araçlarında kullanmak için dışardan enerji ihtiyacı olmayan sistem için çalışıyor, rüzgar türbinleri ve güneş panelleri ile hidrojen elde edip traktörlerde kullanacak, tesisi lojistiği vs. ile bayağı iddialı proje…
Petrol devi BP dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi bu arada, fiyatlar o yüzden düşmüyor… :ıslık
Pil hadisesinin pillerde devrim olmadığı sürece tamamen göz boyama olduğuna katılıyorum… Elektrikli arabaların şase kısmı komple pil, ne olacak bu piller? Aynı şekilde sadece rüzgar türbini ve güneş enerjisiyle tüm dünyanın enerji ihtiyacını karşılamak diye bi şeyde mümkün değil…
Tamamen kişisel görüşüm dünyada enerji politikaları ancak 3. dünya savaşından sonra değişecek, şuan bu düzende mümkün değil…
Ağustos 27th, 2009 saat: 1:44 pm
Barış bey in yazısı için kullandığı görsel ve konuyla ilişkili olarak bende şöyle bir southpark Global Warming enstantenesi atıvereyim
en güzel onlar özetliyor zira.
http://rapidshare.com/files/272312539/116816605652_51137.mp4
Ağustos 27th, 2009 saat: 2:43 pm
Cursed’in verdiği video linki müthiş,yarıldım. İzlemenizi tavsiye ediyorum şiddetle:D
Ağustos 27th, 2009 saat: 6:35 pm
Ufak bir yanlışlık var sanırım, ITER projesi hakkında. ITER projesi benim bildiğim kadarıyla 30 yıl sonra başlayacak değil, 10 yıl içinde hayata geçirilecek ve 20 yıl boyunca çalışacak bir proje. Yani bir şeyin önünü tıkadığını zannetmiyorum. “Ömür biçmek” yanlış anlaşılmasın yani. 2018′de reaktör çalışmaya başlayacak. Tabii uygulamanın farklı reaktörlerle yaygınlaştırılması-sonuçta ITER bir proje, birden çok değil, yaygın kullanımı gerekiyor- ekstra zaman alacaktır.
Ağustos 28th, 2009 saat: 1:39 am
Yanlışlık yok. ITER zaten “hesapta” başlamış durumda ama ortada yaptıkları reaktör yok. Yanılmıyorsam Kore zaten TOKAMAK reaktörü yapıyor, hatta galiba yaptı ve bitirdi. ITER’in “amacı”, çalışır bir reaktörü ilk olarak yapmak zaten. Ama bunu 50 seneye yayıyorlar! Sanki 50 sene sonra dünya kalacakmış gibi. Bunun arkasında kesinlikle petrol şirketleri var.
Eylül 5th, 2009 saat: 2:50 pm
Sanırım benim Jeotermal yorumum, Herhalde sonda kuyularının birinin içine düşmüş
Eylül 5th, 2009 saat: 11:04 pm
Sanırım yorum yanlış yazıya gelmiş Acharad?
Yorum Yaz