Live Earth konserini bilmeyen var mı bilmiyorum; kilometrede 1 litre benzin yakan arabalarıyla fırıldaklık edip Afrika’da 100 insanın bir senede kazanamadığı parayı bir şişe suya veren dallamalar konser verecekler.
Onları da, çoğunluğunu hayatını yamuk Türkçesiyle, bir parmağını telefona esir etmiş, hiçbir konuda bilgi ve kültürü olmayan, 20 kelimeyle konuşan zibidilerin oluşturduğu güruh seyredecek, ertesi gün uyanıp bakacağız ki dünya kurtulmuş, tertemiz bir yer olmuş.
Öyle ya, sinemaya gidip bir film seyredenlerin hayatı değişiverdi, gördüler ki, dünyanın sonu geliyormuş, bunca sene boş yaşamışlar.
Ama akıllandılar şimdi; hepsinin cebinde, Bonus’un çevreye duyarlı versiyonu var. Geri dönüşümlü zarflarla geliyor tüektmeye doymayan neslin ekstreleri…
Bırakın bu çevreci ayaklarını, "napalım, sıçtık işte dünyanın içine" diye efendi gibi kabullenin, Kyoto‘yu filan da boşverin. Sizin konserlerinizle Bush filan imana gelmeyecek ne de olsa, o gelse siz gelmeyeceksiniz zaten!
Birşeyi de yapacaksanız insan gibi yapın, moda olduğu için değil.
Bob Geldof’da, bunlara fena halde kızmış,gürlemiş. Adının bu organizasyonda hatalı da olsa geçmesine fena halde bozulmuş; adam İngiliz centilmeni olduğu için "şov yapmayın, ananızı da alıp gidin" dememiş ama, ona benzer şeyler söylemiş. Şimdi siz bana inanmazsınız diye, buraya linkini de koydum.
Ayrıca bu Live Earth konserinin yatması an meselesi. Zaten, canlı konser mevzusu yatalı uzun zaman oldu; şimdi sahne kurup dev ekrandan konseri izletme derdine düştüler. Görünen o ki, onu da beceremeyecekler.
Devletin destek verip vermeyeceği meçhul, Abdullah Gül, "üzmeyelim çocukları" diye mekik diplomasisi başlatmış, ne de olsa Cumhurbaşkanı olacak, cumhurun gözüne girmek lazım…Lakin, nah buraya yazdım,
Olsun, siz yine bir şekilde kurtarırsınız dünyayı. Mesela, kırmızı iPod filan alın canım, AIDS fonuna yardımınız olsun. Hem çok moda, in olursunuz şerefsizim.
Hiç yorum yok; hadi birşeyler söyleyin!