melissa boynerBak zaman geçiyor aÅŸkım
Sana vermezsem kime vereceÄŸim kalbimi
Seni sevmezsem kimi seveceÄŸim gel hadi
Var mı benim gibisi

Bu aşk benim tarzım
Sana deli oluyorum
Tutuldum harbi,ayıp mı yani
Ben ölümüne seviyorum

Bak ömür bitiyor aÅŸkım
Sen girmezsen kim girecekki devreye
Çok naz yaptım hal mi bıraktım sevmeye
Sabrım yok beklemeye

Bu aşk benim tarzım
Sana deli oluyorum
Tutuldum harbi,ayıp mı yani
Ben ölümüne seviyorum

Åžimdi bunu duyanlar, özellikle beni iyi tanıyanlar dalga geçtiÄŸimi filan sanacaklar. Alakası bile yok! Bu kıza da, ÅŸarkısına da hasta oldum!

Acaip hoÅŸuma gitti, öÄŸleden beri durmadan dönüÅŸümlü olarak iki ÅŸarkıyı -sana vermezsem kime vereceÄŸim, seviÅŸerek ölelim- durmadan dinliyorum!

Aslında dünya yıkılıyormuÅŸ da, benim bu sabah haberim oldu. Bütün Türkiye iÅŸi gücü bırakmış, Melissa Boyner’i konuÅŸuyormuÅŸ (zaten çok iÅŸ güç varda!)

Ne hissettiÄŸimi açıklamak acaip zor. Esprili sözler, yani öyle aman aman "a süper" diyemem tabi, müzik çok kötü -direk üçüncü sınıf-, kızın tatlı bir sesi var, hafif Pınar Aylin’in daha bir cilvelisi sanki. "Ooo yıkılıyo hacı" tarzı bir hatun da deÄŸil; yani arkadaÅŸ grubunuzda olsa kızcağızı görüp deli olmazsınız; ama bu tip kızlarla baÅŸlayan iliÅŸkiler giderek daha canlı,renkli filan olur, genelde de nikah masasında biter:) Çok güzel deÄŸil, eli ayağı düzgün, hafiften sevimli, tatlı bir sesi var, ne bileyim…

Åžarkıya neden takıldım? Birçok ÅŸeyin sihirli bir ayarı vardır. Mesela Peugeot 306 GTI’ın ivmesi. Biraz daha fazla olsa, o hafifçe ama sürekli, tatlı tatlı insanı koltuÄŸa bastıran ivme rahatsız edici olurdu. Ha, Corvette’den farklı bir ivme beklersiniz. Zaten kızcağızı da Pavarotti, Depeche Mode, U2, Beethoven havasında beÄŸenmiÅŸ deÄŸilim. Hayatta pop, bilhassa yerli pop dinleyen biri deÄŸilim, o yüzden bende deÄŸiÅŸik bir etki bıraktı. "Bayılana kadar dinlemeliyim; yani hem sevmediÄŸim öÄŸeler yoÄŸun, hem de farklı birÅŸey, Allahım bu nasıl ÅŸey!" dedim!

Mesela müzik bu kadar alaturka -daha doÄŸrusu arabesk- ve kötü olmasaydı, ÅŸarkı baÅŸarılı ve etkileyici olmazdı. Melissa yerine Deniz Akkaya filan olsa yine olmazdı; çünkü bu kızcağız "daha ihtimal dahilinde" görünüyor. Yani biri size gerçek hayatta böyle ÅŸeyler söylemek istese, bunu Deniz Akkaya gibi bir tipten duymazdınız, çünkü içi kavrulsa da, "aman karizmayı çizmeyeyim, çok beton hatunum" ben diye, çok zekiymiÅŸ gibi pozlar yapardı (Gidin BaÄŸdat Caddesine, hatunlar inanılmaz zeki bakıyorlar, zannedersiniz hepsi astrofizikçi filan. Rol yeteneklerini takdir etmemek mümkün deÄŸil)

Nasıl ÅŸarkıcıdır bilmem ama, hani elime bu ÅŸarkıyı verseler, "kimi istersen seç, bu ÅŸarkıyı söylesin ve bomabyı patlatsın" deseler, yine Melissa’yı seçerdim. İnanın Madonna’nın, Britney Spears’ın, sonra daha ne kadar yerli yabancı meÅŸhur varsa hiçbirinin bile yüzüne bakmazdım! Öyle bir inandırıcılığı varki, sesi öyle içten geliyor ki, ÅŸarkıya inanıyorsunuz! Sanırım Dave Gahan’ı, David Bowie’yi bu kadar sevmemin nedeni bu. Adamlar ÅŸarkıyı söylerken sanki o anda yaşıyor, sanki ÅŸarkı söylemiyor sevgilisine serzeniÅŸte bulunuyor, en iyi dostuna hayatının en büyük hayalkırıklığını anlatıyor.

Aslında sözler de iyi. Atıyorum bir Hollandalı aynı ÅŸarkıyı İngilizce söylese uyuz olurdum; çünkü onlar bizim gibi deÄŸiller. "Vereceksen ver, kalp malp kasma adamı" derler. Oysa bu sözler tam bizi anlatıyor. Yani cilveleÅŸiyoruz, yaramazlık yapmak istiyoruz ama son adımı atarken hep rasyonelize etmek, gizlemek, yavaÅŸlatmak durumundayız.

Yine hayatta yapmadığım birÅŸey yapıp, Google’a "kim lan bu Melissa Boyner?" diye sordum. Çıkan sitelerden gördüÄŸüm kadarıyla kız kendini dağıtıp orasını burasını açmamış, hatta aklı başında laflar etmiÅŸ. Son zamanın modasına uyup "aslında biz çok mutaassıp aileyiz, stüdyodan çıkar çıkmaz umreye gidiyorum inÅŸallah" gibi çiÄŸliklere de tenezzül etmiÅŸ. Kısacası, "delikanlı kız" imajı çizmiÅŸ, hoÅŸuma gitti:)

YouTube’da tabi bizim hayvanlar yine öküzlüklerini yapmışlar, ortalık küfürden iÄŸrençlikten geçilmiyor. Hayatını batakhane ve kerhanelerde geçiren bir dünya adam da yine ahlak dersi vermeye kalkmış arada.

Bence gülümseyerek dinlemek için,bir-iki gün oyalanmak için süper bir ÅŸarkı. Kız da delikanlı, dünya ahiret bacım olsun, orospuluk sırasında basılıp sonra hacı oldum ayağına yatan kevaÅŸeler gibi de kırıtmıyor,lafı dolandırmıyor, vallahi helal olsun. Söylenenden deÄŸil söylenmeyenden zarar gelir, aÄŸzına saÄŸlık Melissa:) (Umarım ben ciddi ciddi sanat yapıyorum demez bir gün)