Sokal olayı ve SCIgen

alan sokal scigenBilimadamlarının çok zeki olduğunu düşünebilirsiniz. Bunu düşünüyor olmanızın tek nedeni, muhtemelen biryerlerde böyle görmüş olmanızdandır. (Mesela TV’de) Aslında çoğu, normalin biraz üzerinde zekaya sahip ve normalden biraz daha çok çalışan insanlardır. Nasıl bir çırak, çok beceriksiz değilse, yıllar süren bir çalışma hayatı sonunda ustalığa terfi ediyorsa, doktora yapmanın, profesör olmanın da bundan çok bir farkı yoktur.

Her meslek dalında niteliksiz,vasat ya da üstün nitelikli insanlar vardır ve insanların yeteneklerini ya da zekalarını yaptıkları işe göre değerlendirmek çok da doğru değildir. Arabanızı tamir eden usta, üniversitedeki iktisat tarihi profesörünüzden çok daha zeki, hatta Entelektüel olabilir. İkisini ayıransa sadece seçimler, talih ve hayat şartlarıdır.

Bunu tek düşünen ben değilim; benden çok ama çok daha zeki, Entelektüel ve şakacı(!) çok sayıda insan bu konu üzerine kafa yormuş ve bunun böyle olduğunu ispatlamışlar da!

Bu adamlardan en meşhuru, kuşkusuz Alan Sokal. Matematik ve Fizik profesörü olan Sokal, akademik camianın göründüğünden çok daha “laçka”, hatta cahil olduğunu farkedip, tamamen uydurma bir “bilimsel makale” hazırlıyor ve bir bilim dergisine gönderiyor. Makale, tamamen uydurma ve palavra iddialarla dolu olmasına rağmen, Noam Chomsky gibi önemli isimler tarafından bile benimseniyor, hatta övülüyor. Sonunda Sokal “şakayı” ifşa ediyor ve tahmin edersiniz ki kan gövdeyi götürüyor!

Bunun benzer ama daha hafif bir örneği de Türkiye”de yaşandı. Aktüel dergisi, uydurma bir terimle ilgili görüşlerini (şimdi ne olduğunu hatırlayamıyorum) bilimadamları,”sanatçılar” gibi sıkça gördüğümüz insanlara soruyor ve inanılmaz derecede ayrıntılı yanıtlar alıyor; hatta “ödüllü” “Yaşamdan Dakikalar” programından tanıdığımız Sunay Akın, “meğerse” konunun uzmanı çıkıyor! Tuzağa düşmeyenlerin %10 gibi bir rakam olduğunu da söylemem gerek.

Sokal’dan devraldığı bayrağı daha da ileriye taşımak isteyen MIT mezunu 3 azimli genç, SCIgen adında bir bilgisayar programı yazıyorlar. SCIgen, gramer kalıpları ve bilimsel makale formatına uygun olarak, “uydurma” bilimsel makale üretiyor! Makale, 2005′de WMSCI konferansına yollanıyor. Sonuç: makale yazarları konuşmacı olarak davet ediliyorlar!

Muhtemelen aranızda üniversite mezunu, hatta akademik titre sahip birçok kişi bu vakalardan habersizdir; çünkü şimdiye kadar tanıdığım üniversite mezunu ya da akademisyen hiçkimse bu olayları bilmiyor. Bilmemeleri doğal; herhalde hocaları bunu kendileri için utanç kaynağı olarak görüyorlar. Aslında, ilkokuldan başlayarak eğitimin her kademesinde, her yıl ibretle anılması gereken bir olay bu! Belki o zaman, bilime bakışımız, şüphecilik ve sorgulama hakkında en azından kayda değer bir öz disipline sahip olabiliriz.




Siz de birşey söyleyin!