Nihayet adam gibi bir gazete çıkıyor. Adı Taraf. Adı Taraf ama, taraf olmayacağız diyorlar. Ahmet Altan ve Yasemin Çongar’ın o gazetede olması bile, benim için garantidir.
Taraf gazetesi daha çıkmadan tartışmalar başladı. Aslında bu tartışmaların çoğunu odağında fiyatının 1 YTL olması var. Gazeteyi çıkaranlar, “reklam olanaklarımız kısıtlı olduğu için 1 YTL” diyorlar. Doğru. Bence kolay kolay reklam da alamazlar; çünkü böyle bir gazeteye reklam veren şirketler, bir şekilde hükümetlerin hışmına uğrayabilirler. Sadece hükümetler de değil tabi; gerisini siz tahmin edin.
Bir ekleme de ben yapayım neden 1 YTL’nin mazur görülmesi gereken bir fiyat olduğuna: dağıtım.
Evet; Türkiye’de sansür mansür yok. Onun yerine dağıtım tekeli var. Dağıtım tekeli hakkında defalarca yazdım. Bugün serbest, holding, daha doğrusu malum holding desteksiz bir yayının dağıtılma şansı pratik olarak çok düşük. Dağıtım kanalı, reel olarak etiket fiyatının yarısından fazlasını alıyor; sıkarsa size kalan rakamdan vergisini, telifini, giderini, matbaasını ödedikten sonra ayakta kalırsınız.
Alkım yayınevi çıkarıyor gazeteyi, iyi bir dağıtım kanalları olduğunu da biliyorum ama sanırım dağıtım işine kendileri direk girmeyecek. Keşke girselerde, şu tekellerden kurtulan insanlar da gazete, dergi filan çıkarabilse.
1 YTL gerçekten yüksek bir fiyat; ama gazete okuyan adam için değil. Ben yarı fiyatına kese kağıdı alır, vapura binerken simidimi ona sarar, arada at yarışı sonuçları ve ligi de takip ederim diyenler ayrı. Onlar zaten gazete okuru değil. Doğrusunu isterseniz ben de gazete okuru değilim; çünkü memlekette gazete çıkmıyor. Para verip bir de üstüne dezenformasyon kazığı yemeye niyetim yok. Memlekette ne olup bittiğini de BBC’den, El Cezire’den filan takip etmekteyim; zira televizyon ve gazetelerde onun donu, bunun arabası ve provokasyon, kin ve nefret şakşakcılığından gayrı bir numara yok. Bir-iki de köşe yazarı var okuduğum; onları da artık okumasam oluyor. Ne de olsa artık bütün dolapları öğrendik.
Ben 1 YTL verip alırım Taraf gazetesini; dedikleri yolda gittikleri sürece 1 YTL vermeye razıyım. Çok gazete meraklısı da olduğumdan değil; kendi çapımda desteklemek için.
Oray Eğin, Taraf gazetesi hakkında bir yazı yazarak, “taraf olmuş”…
Bakın ne diyor:
Taraf’ın yönetiminde iki genel yayın yönetmeni olacak. İki patron, ama en önemlisi iki büyük ego demek. Şimdiden gazetede kimi çatışmaların olduğunu, akşamüstü görevi devralan Ahmet Altan’ın Sabahçı Alev Er’in gazetesini beğenmediği, gündüz gazeteyi önüne alıp yapılan sayfalarla ilgili ağır hakaretler ettiği ve çalışanların da bu semi-şizofrenik yapıdan rahatsızlık duyduğu konuşuluyordu. Nasıl bir sistem oturtulacağını göreceğiz.
Bunları benim bildiğim “gazeteci”, köşesinde yazmaz. Çünkü bunlar dedikodudur. Tahmindir. Kaldı ki, insanlarla kurumları ayırmak gerek. Üstelik, kendini ifade etmek için yazmak gibi bir çabaya girişen her insan, biryere kadar egosantriktir. Gazeteler ve televizyonlar ağzına kadar egosantrik adamla dolu; ama bir şekilde işler de yürüyor.
Taraf için asıl zor olan mevut medya sisteminde yetişmiş gazetecilerin nasıl “yeni” bir şey yapacağı.
Demekki bu mantık içinde Venüs’ten birilerinin gelip gazete çıkarmasını bekleyeceğiz; tabii onların da gezegenlerinde gazetecilik yapmamış olmaları şarttır.
Dünyada her tür düzeni değiştiren, düzenin içinden çıkan adamlardır. Lenin, tornacı değildi. Lenin’in kurduğu devletin yıkılmasına neden olan Gorbaçov’da pekala politbüro üyesiydi genel sekreter olmadan önce. Hatta, Oscar’a kıl olup Sundance’i ortaya atıp hayata geçiren Robert Redford’da “o piyasanın” adamıdır. Daha mı? Karl Marx’ın babası karun kadar zengindi, kapitalistti.
Yeni Yüzyıl’ı da “Beyaz Türkler’e ait, neredeyse tam bir Nişantaşı gazetesiydi. “ diye tarif etmiş Oray Eğin; bu arada “Beyaz Türk” olduğumu da idrak etmiş oldum; zira elimden düşmezdi Yeni Yüzyıl. Gerçi ben Nişantası’na hiç takılmadım; Hakan çok takılır oralara. Biz cadde’de takılıyorduk, avanak gibi GTI’larla gezip, polisler tarafından piliç gibi çevriliyor, harçlığı trafik cezasına veriyorduk. Hepimiz de beyaz değildik; şopar tipliler de vardı, bir de kavruk, kara kuru oğlanlar.
O zamanlar Ali Bayramoğlu gibi adamları, Umberto Eco ile yanyana bir gazetede görmek mucizevi birşeydi Türkiye için. Biz o zamana dek, Hasan Pulur’u, Ertuğrul Özkök’ü, Hıncal Uluç’u bile köşe yazarı zannediyorduk.
Şimdi İkinci Cumhuriyetçiler’in gazetesi de bu işlerin ideologu Mehmet Altan’ın izinden mi gidecek; kısacası gazetecilik mi yapmak istiyorlar, rant peşinde koşmak, Star, Bugün ve Yeni Şafak gibi AKP destekçisi bir basına katkıda mı bulunacaklar?
Oray Eğin, kantarın topuzunu iyice kaçırmış. Alt alta yazdığı her paragraf içinde “ikinci cumhuriyetçiler” lakırdısı geçiyor. Lütfen şu “ikinci cumhuriyetçileri” tarif de etsin, ne istediklerini yazsın. Meseleden haberi bile olmayan insanlara “gaz verip”, “ulan bunlar cumhuriyeti mi yıkacak, bölücü müdür nedir” yaygarası üzerinden tartışma yaratmak istiyor sanırım. “Bunlar AKP destekçisi zaten” diyerek de, hesapta bu fikrine geçerlilik kazandırıyor. (Engin abi okudumu acaba Eğin’in yazısını?)
Herkes istediği boruyu öttürür tabi; ama bu işi dedikleri gibi yaparlarsa, Taraf gazetesinin çok çok az da olsa, kemikleşmiş bir kitle kazanacağını düşünüyorum. 15 Kasım’ı iple çekiyorum.
Popularity: 24% [?]
Bu yazıyı beğendiyseniz, şunları da sevmeniz olasıdır: |
| Taraf gazetesi, ilk sayı…...Gaste gazetesi: bedava gazete!...Taraf gazetesinin Cumartesi ve Pazar ekleri nerede?...Koyun kopyalamışız...Hayalimdeki hafta sonu eki (Taraf gazetesi, sen yap!)...Bedava gazete, hem de solcu!...Çok şahane bir yazı...Özgür basın mümkün: Internet ve teknolojiyle barışmak şart!...Deprem dede ne oldu?... |




24 yorum yapılmış.
yazanin yüregine, eline saglik.. ne demisler it ürür kervan yürür.. Oray egin gibilerde o kervanin birer parcasi..iki kelimelik türkcesiyle gelmis yazarlik ve bilmislik tasliyor..beyni kac gram acaba beyefendinin..?
Herşeyden önce, Ahmet Altan’dan bahsederken söyle bir durmak lazım. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz o ayrı konu ama, bu adamlar gerçek entellektüel sorumluluğu taşıyan insanlar. Hapis yatmayı, mahkemelerde sürünmeyi göze almışlar. Dedikodu ve rivayetlere dayanarak atıp tutmak kolayda, bari bu adamlar için yapmayın.
>”Daha mı? Karl Marx’ın babası karun kadar zengindi, kapitalistti.”
Yanlisiniz var. Karl Marx’in babsi Karun kadar zengin falan degildi. Eksik bilgi size doner. Herhalde Kal Marx’i Frederich Engels’ le karistiriyorsunuz. Engels’in babasi bir varlikli kapitalistti, kendisi ise bir devrimci. Marx yoksulluk icinde olmustur
@hasim
Haklısınız; üstelik Engels ve Marx’ı yıllardır bu şekilde karıştırıyorum. Benim hatırladığım, Marx’ın babasının tesktilci olduğuydu; demin kontrol ettiğimde Engels’in babası ile karıştırdığımı farkettim. Düzeltme için teşekkürler.
bencede turkiye gibi beymi yikanmis insanlarin ortasinda boyle agir bir sorumlulugu ahmet altandan baskasinin yapabilecegini zannetmiyorum eline koluna saglik sonuna kadar arkanizdayiz yasasin sizin gibi demokratlar
heehehe komik ya bu gazete. bir de çok az satan bu gazetenin parasının suyu nerden geliyor bilsek. sayın (sanırım) hikmet çetinkaya’nın bu gazete denen şeyle ilgili bir yazısı vardı. onu okumanızı tavsiye ederim. taraf da bu numaracı cumhuriyetçilerin son numarası
benim yorumlarım niye yanılanmıyor. halbuki hakaret falan da yoktu. size bir soru sorayım madem öyle sizde taksim de kadınları taciz eden hayvanlarla, iktidarın yanlışlarını kayıtsız şartsız destekleyen, toplumun eleştirilmesine kızan bu numaracı cumhuriyetçiler arasında ne fark var?
bu arada yorumumun yayımlanmadığu hakkında yanılmışm o konuda özür dilerim .tarayıcım güncellememiş sayfayı. ama diğer konuda haklıyım.
Yorumlar yayınlanmıyor diye birşey yok. Şu aralar çok yoğun olduğum için, bazı yorumları bekletiyorum bilerek. Sizin yorumunuzu da beklettim, çünkü yayınladıktan sonra cevap vermek istedim.
Hikmet Çetinkaya’nın yazısını okumadım; açıkçası okumaya da niyetim yok. Çok satan, hepsinin parası da aynı yerden gelen gazetelerde istediklerini yazarlar. Bende bazı köşe yazarlarının Pluton’daki akıllı bir uygarlığın kiralık kalemleri olduğunu yazsam, kimisi deli der, kimisi de “haklı olabilir” diyerek inanmaya meyillenir. Yalan ne kadar büyükse, hararetle inanan o kadar çok olur. Ha, para konusuna gelirsek…Belgeleri filan varsa, ispatlayabiliyorlarsa mahkemeye versinler. Emin olun 2 saatte kapatırlar; nitekim Wordpress’i bile kapatmak için muazzam hızlı davrandılar. Türkiye’de yasalar yazana çizene çok hızlı işliyor,merak etmeyin.
Taraf’ın Jakoben cumhuriyetçilik anlayışına karşı olduğunu kendileri açık olarak söylemese bile, anlamak zor değil. Açıkçası, bende Fransız ihtilalinden kalma,yargıçla savcının aynı yerde oturduğu, şimdilerde bir bizde bir de Fransa’da kalan uygulamalara pek sıcak bakamıyorum.
Kaldı ki, “numaracı cumhuriyetçiler”, cumhuriyete alternatif aramıyorlar. Sadece demokrasi arayışındalar, aklı başında her vatandaş gibi.
Türkiye’de iktidar kimdir sorusunun cevabını vermeden, AKP iktidar mıdır, bunu tartışmayı anlamsız buluyorum. AKP’nin muhteşem icraatları yok; dünyada ve Türkiye’de varolmuş her hükümet gibi.
Zamanında ben de AKP’yi YÖK’ü kaldırma, anayasayı değiştirme gibi laflarından ötürü destekledim; “lafta kaldı”. Bir dahaki seçimlerde AKP’ye oy vermeyeceğim; ama Baykal’ı sindiremediğim halde, tek alternatiftir diyen CHP’liler gibi CHP’ye de oy vermeye niyetim yok. Diğer partilerin hiçbiri de bana uymuyor. Ne dünya görüşleri -varsa!-, ne de “politikaları”.
AKP’de artık düzenin partisidir; bu kadar ürkmelerine gerek kalmadı!
Topluma gelince. Evet; bende toplumun bir yere kadar eleştirilmesine karşıyım. En azından bir entelektüel, toplumu çok kolay eleştirememeli. Bu hem vicdani, hem de “teknik” bir konu. “Türkiye’nin yarısı kıllı göbeğini kaşıyan ayıdır” diye yazarsan, aklı başında biri çıkıp, “madem entelektüel ayaklarındasın, sen ve tayfan şimdiye kadar ne yaptınız?” diye sorar.
Bu halkı Mars’tan ithal etmedik; yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyorlar. İstatistiksel olarak, dünyanın en zengin ve gelişmiş toplumlarında yaşayanlarla, en fakir ve geri toplumlarında yaşayan dahilerin yüzdesi neredeyse aynı. Halk cahil, aptal dediğin zaman, bunun nedenlerini ortaya bilimsel olarak koymalı ve neden öyle olduğunu açıklamalısın. Aynı kilden Rodin de heykel yapıyor, ilkokul çocuğu da. Hep yönetim yanlışları yapılmış, insanlar sefaletten doğru dürüst protein alamamış, eğitim kaliten yerlerde sürünmüş, gelir dağılımın dünyanın en kötü ilk 5 ülkesi arasında olmuş, sanata-bilime ülke olarak itibar etmemişsin. “Aydın” dediğin kesimin neredeyse hepsi, ona buna yamanarak para cukkalama sevdası peşinde koşmuş. Yani ortaya bir sonuç çıkmış -yarısı kıllı göbeğini kaşıyan toplum-, ama onun bir nedeni yok!
Taraf hakkındaki iddia nedir bilmiyorum ama tahmin ediyorum “laiklik karşıtı”,”bölücü” filan diyorlardır (zira “en hassas” mesele bunlar, birine saldıracaksan bunlarla vur). Eğer öyle olsaydı ve parası “dış ve iç mihraklardan” gelseydi, 1 TL’ye değil, diğer gazetelerden çok daha ucuza satılırdı! -Nitekim misyonerler İncil’i bedava dağıtıyor, öyle mi?-. İkincisi, “geniş kitlelere” hitap etsin diye, çok daha iyi dağıtılırdı, ne bileyim, “hasta donu” tarzı ilaveler verirdi, son sayfayı baştan sonra yarı çıplak hatunlarla bezerdi.
taraf gazetesi içeliyi olarak güzel bir gazete yayın hayatınızda başarılar dilerim mehmet çiçek
yayınlarım devamını dilerim ben urfalı bir gazetesi olarak gevamlı gazetenizi takip ediyorum mehmet çiçek
hatta haber konusunda ve foto bile size destak çıkabilirim mehmet çiçek
Taraf gazetesi gibi bir gazeteyi okumak en azından gerçek bir gazete okuduğunu anlarsınız, hele bu gazetenin
yayın yönetmeni sayın Ahmet Altan gibi birisi nin denetimi altında yayınlandığı sürece.. Başarılar dilerim.
bence niye gelişmemiş bir ülke olduğumuzu çok düşünmemek gerekiyor. yukarıdaki yorumlarda çok açık ama anlayana tabi. bu bidon kafalarla bu ülke zor kalkınır, zor!
taraf 25 kuruş olmuş. hadi iyisiniz. daha az paranız boşa gidecek. e noldu bu bağımsız gazete, reklam vermez kimse buna çünkü taraf diğerlerinden farklı gibi kuramlarınız nolacak?
bu arada hikmet çetinkaya çok satan gazetelerde değil cumhuriyet’te yazıyor(siz şimdi cumhuriyet’e de ön yargılı yorumlar yaparsınız.) uğur mumcu’yu andığımız şu günlerde o’nun “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözünü hatırladı. tavsiye ederim bu lafı. değerli görüşlerinizle bu 25 kuruş işine bir yanıt verirseniz. teşekkür ederim. iyi akşamlar.
Cumhuriyet, solcu olduğunu iddia edip MHP’ye yanaşan gazete değil miydi yahu?
Hani kurucusu Nadi’nin, haftasonu izinlerini protesto ettiği, “proleter yanlısı”, “acaip solcu” gazete?
Hayır,önyargı filan yok, kendi söylediklerini tekrarlıyorum sadece.
Gerçekten de, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmuyor. Daha doğrusu, doğru fikir sahibi olunmuyor…
ahmet altanı çok seviyorum denemlerini ve 1 romanını okudum çok güzel o çok farklı ve tanışmak istiyorum. ulaşmak istiyorum ama bir türlü ulaşamadım sesimi inşallah duyar.
Mevcut siyasi anlayışı eleştirebilecek bir gazete. Destekliyorum vede desteklemeye devam edeceğim.. ayrıca gerçekleri yazma pahasına her şeyi ( hapis yatmayı v.b.) göze alan bu gerçek gazetecilik anlayışını sürdürmeye devam eden insanları desteklemek lazım 1 değil 2 lirada olsa alırım en azında doğru haber okurum.. yalan yanlış haberlerle insanları, toplumu kandıran bu basında inşallah tarafı kendine örnek alır bası köşe yazarları hariç…
arkadaşla siyasi görüşünüz ne olursa olsun şunu bilmeliyizki yazılan haberlerin bir çoğu süzgeçten geçip öyle yayımlanıyor.. yada yazan kişi korktuğundan haberi zamana göre yorumluyor. Ama taraf gazetesi ve yazarları gerçek habercilik için her şeyi göze almış bulunuyorlar… nice yıllara..
Ahmet Altan AB den, Yasemin Çongar ABD den taraf. Gazetede emkçi haberlerini ara ki bulasın. Bu arada Ahmet Altan’ı romancı olarak yorumlayanlar önce Türkçeyi öğrenin.
sayın editör acaba bize taraf’ın 40 kuruş olmasının nedenlerini, bunu yapabilme cesaretini, maddi gücünü nereden bulduklarını(hani yeniler vs. falan ya) açıklayabilir mi? bir de taraf yetkilileri gazetenin 1 ytl olmasının bağımsızlıklarının güvencesi olacağını açıklıyorlardı. şimdi gazete 40 kuruş olunca artık bu gazete bağımsız değildir diyebilir miyiz?
“demokrat” kelimesinin nerden geldiğini bir araştırın.
Bu ülke yıllardan beri sağ sol diye karıştırılıyor siz hala akıllanmadınız.Bu övdüğünüz kişiler bu işi gerçekten (karıştırma) çok güzel yapıyor.Sizlerden ordan teşekkür edin durun akşama kadar.Atatürk bu övdüğünüz kişileri,yaşasaydı kılıçtan geçirirdi.
Taraf gazetesine teşekkür ederim.
Ben Taraf gazetesi çıkana kadar Ahmet Altan bey’i hep cumhuriyetçi, laik ve Atatürkçü olarak bilirdim. Fakat bu gazete çıktıktan sonra ne kadar çok yanıldığımı anladım. Meğersem gücün ve iktidarın yanında olan bunların hatalarını görmezden gelebilecek bir kişi olduğunu anladım.
Hele bugünkü yazısı ile bunu iyice perçinledi.
Ergenekon davasında ki sorgulanan kişileri ülkeyi bölmeğe çalışmakla suçlayan Katil olarak adlandıran Ahmet Altan neden acaba kendi ağızıyla ben BOP un eş başbakanıyım dediği iddaa edilen ve bununla ilgili görüntülerin olduğu söylenen sayın başbakanı araştırmasına almıyor yada doğruluk payını sorgulamıyor.
Yoksa kendiside BOP’un bu ülkeyi bölme girişimi olarak görmüyor mu.
Yine bu günkü yazısında Şemdinli davasındaki yargıcın hayatının karardığını yazmış. Burada kirada otururken davadan sonra ABD de yazlıklarda oturmak hayatının kararması ise, benimde hayatımın bu şekilde kararmasına razıyım.