Teknoloji ishali olmak

Internette nereye girsem bir ucu teknolojiydi, yeni cep telefonuydu, son çıkan kameraydı sitelerine,bloglarına çıkıyor. Eskiden birkaç site vardı, adamlar ciddi iş yapıyordu. Haftada bir 2-3 saat takıldınız mı, herşeyi öğrenip çıkıyordunuz.

Şimdi öyle değil. Teknolojide, bilimde devrim filan mı oldu? Hayır. Zart kamerası eski modelinde 3.2 megapiksel kullanırken, yeni modelinde hoptirik lens ile birlikte 8 mp sensör kullanıyormuş, ayrıca batarya ömrü yeni modelde %17 artmış, flaşı daha da bir kuvvetli çakıyormuş artık. Yavrunu sevindir, sadece 137 $+KDV, zurna kartına peşin fiyatına 6 taksitle, davul kartınız varsa 2 ay ekstre erteleme, sonraki ay 5 taksit, artı 20 puan bonus. Üç ay içinde ikincisini alırsan %20 indirimli + 5 puan bonusun var, 3 tane alana 6 ay içinde çıkacak modeller %18 indirimli. Ha, 2 ay sonra yenisi gelecek, onun megapixeli kaç acıba, bunun 4x optik, 20x uydurma zumu vardı, onda 30x zum olacakmış ayol Ayşe…Alsakmı kııı?

İyide ulan, biriniz de fotograf çekmeyi öğretin be!

DDR2 bitebilirmiş yakında, AMD DDR3 ile çocuğu koyacakmış, Intel DDR4 ile sopasını gösterecekmiş, Nvidia Tesla’yı masaüstüne indirip topunuzu silkelemezsem ulan diye and içmiş, Via "bırakın ülen bu ayakları, ampül kadar ceryan çekiyonus olum" demiş.

Eee, ne olmuş, artık blogları işlemciler kendi kendine mi yazacak? İşten erken çıkıp barlara filan mı akacağız?

Zokiya cep telefonunda 1 heptabayt bellek olacakmış, icabında hayatını komple kaydedecekmişin, "yetmez, daha istiyorum" diyecekmiş. Vermezsen küsecekmiş, kıskanıp seni manitanla filan konuşturmayacakmış.

Cütroyan kokpite eşek kadar televizyon koymuş, kaza yapınca ölmezsen sonradan banttan izleyecekmişin nasıl yamulduğunu.

KafadanX 11 geliyormuş, Vertex Shader’ları kaldırıp tek pikselden koskoca dünya yaratacakmış, sis istersen sis verecek, su dersen yağmur yağdıracakmış, ahmaksan ıslanacakmışsın.

Ver ayarı, pompala tüketimi.

Pozitif PC’de bundan heves kaçtı biraz. Adam 20 kanaldan RSS’i bağlamış, inen haberi spontane tercüme edip yazıyor. İngilizce bilmeyen de ondan çalıyor. Biz yapmadık mı, yaptık. Millet donanım haberine geliyor, Hülya Avşar’ın selüliti gibi. Açıkçası baydı herkesin günde zilyon kere yaptıkları işleri tekrar tekrar ısıtıp ısıtıp yazmak. Adam gibi birşey yazsan, okuyan kitle belli. Bu sefer hitin düşüyor, ordan burdan arakladığı haberle senin bir basamak üstüne çıkan siteler "işte kalite" filan diye davul zurna çalıyor.

Baktılar üç beş reklam filan da alıyorlar, akıllı uslu kedi köpek sitesi yapan adam bile bu işe girdi. Son Rus stealth avcı bombardıman uçağının avionik sistemlerini ele geçirmiş edasıyla haber döşüyorlar.

Eskiden elektronik bir cihaz alırken inceler, araştırırdım. Şimdi sigara alır gibi alıyorum. İçinden çıkılacak gibi değil, 50.000 tane sayı, hiçbiri fikir vermiyor. Banane kardeşim kameran 8 megapikselse, sensörü nasıl, objektifi naylon mudur, sen ondan haber ver. Dümenden sayılar, briç stratejisi kurmaktan zor bir kampanya haberi, kazıklanıyormusun, malı götürüyor musun belli değil.

Velhasıl, bilgisayar "gazeteciliği" bitmiştir. Bakın Teknoajan’a, Serdar Kuzuloğlu’nu 450 kişi okumuş. Adam Türkiye’nin en sağlam yazarı bu konuda. Biz ön sayfaya Motorola’nın bir modelini koymuşuz, Serdar Kuzuloğlu’ndan çok okunmuş. Olacak iş değil.

Ne oldu, artık "bilgisayar magazini" ortaya çıktı. Paris Hilton donunu nereden alıyor tarzı haberler, firma şakşakçılığı, bir megapiksel kaç piksel eder bilmeyen adam fotograf makinesi tanıtıyor, blog ve siteler bakteri hızıyla çoğalıyor.

Dergi olayı bitti. Chip için bile kapanacak diyorlar, geç bile kalmışlar. PC Magazine forumlarına bakıyorum, in cin top oynuyor. PCNet hala direniyor gibi, ADSL kotaları kalksın, onlar da biterler.

Sonunda olacağı şu: herkes bu işlerden sıkılacak, aynı benim gibi, sigara alırcasına alışveriş etmeye başlayacak. Bu bir  döngüdür. İşe yarar bilgi tekrar değer kazanacak, ama tabii cesetleri kaldırırken pis kokular yayılacak, çirkin görüntüler oluşacak. Commodore ve Amiga zamanlarında olduğu gibi içerikli ama daha amatör ruhlu, daha küçük dergiler çıkacak belki. Bloglar belki daha kaliteli olacak, içerik hırsızları artık nemalanamayacakları için bu işleri bırakıp gidecekler. Yani, Martin Luther gibi, aslında "Benim bir hayalim var…" diyorum…




9 yorum “Teknoloji ishali olmak”

  1. ras0ir :

    Tem 31, 07 at 4:17 pm

    Reklamdan öte birşey göremiyorum, boş reklamlar.
    Siyah kasası olan bir bilgisayar var ve “asrın teknoloji harikası” olarak nitelendiriliyor hala..

    Reklamlar için bile indeks konuyorsa zaten bir tuhaflık var, yani ayaküstü düdüklüyoruz birader biz seni yaklaşımı var.
    Reklamın iyisi kötüsü olmaz deriz, ama biri çıkıp da reklamın boktanı olur demez.
    Ve ben dergilerdeki çoğu reklamı, boktan olarak niteliyorum.
    Bilgi değil, pratik bilgi olacak. Yoksa oturun ben size 20 sayfa yazayım, bilişim suçları hakkında. Kimse okumaz, ama onu 10 maddede özetleyim, anlaşılacak kıvama getireyim, nasıl dikkat çeker değil mi?
    80000 sayfa dergi çıkarmanın bir mantığını göremiyorum, az olsun ama öz olsun :)

  2. Ufuk Eskici :

    Ağu 01, 07 at 3:35 pm

    İnsanların fikirlerini özgürce söylemesi yerine çok okunmak için (belki de mail kaygı burada öne çıkıyor) bu tip siteler yapıyor olması düşündürücü.

    Siz ve sizin gibi düşünenlerinin çoğalması dileğiyle…

  3. efrasiyab :

    Ağu 01, 07 at 4:56 pm

    Aynı hayali ben de paylaşıyorum. Zamanın avutuculuğuna sığınmak gerek belki… İnternetin ilk bağlandığı okullardan birindeydim. O zamanlar internette Türkçe site bulan altın bulmuş gibi sevinirdi. ADSL’de de şanslı 1000 arasındaydım (torpil yapmadım ama) o dönemde de ortam tenhaydı. Hatta internete girebilen kitle ahbap gibiydi. Bu konuda yaygınlaşma henüz çok yeni ve insanlar bolca popüler neyse ona saldırıyorlar. Biraz zaman geçsin kalitelinin farkı anlaşılacaktır belki.

    Zebil gibi Türkiye’de rock üzerine site var mesela ama hala http://psychevanhetfolk.homestead.com/TurkishProgressive.html adresindeki ilk çağdan kalma site kadar dolu bilgi bulamıyoruz hiçbirinde. Neden acaba?

  4. Barış Atasoy :

    Ağu 02, 07 at 3:49 am

    @efrasiyab

    Dediğin gibi; “köyden kente göç” yaşandı Internette. Bu bütün dünya için geçerli. Doğal olarak kalite düştü. Bunun çaresi, zaman içinde “kurtarılmış bölgelerin” oluşturulması. Belki Blograzzi gibi servislerden beklentimiz bu olduğu için hayalkırıklığı yaşıyoruz. Ama beklemeye devam!

  5. ras0ir :

    Ağu 02, 07 at 4:25 am

    @ Ufuk Eskici
    Fikirlerini herkes savunur, özgürce, sınırsızca buna diyecek elbette sözüm yok ama, bilgi vermek ile fikrini “özgürce” açıklamak arasındaki ince çizgiye dokunmadan edemiyorum:

    Birincisi, bu memlekette fikrini alıp değerlendirmek yerine bilgiyi almaya hazır bir kitle var. Yine de referans olması açısından fikirlerin belirtilmesini yadırgamıyorum. Arz - talep yasası olarak düşünmelisin bence, ortaya bir tezini koyuyorsun ama o tez neredeyse doçentlik, profesörlük tezi olmuş. Yüzlerce binlerce sayfa savunduğun bir fikre, “ne diyor la bu” gibisinden bir tepki alman da mümkün yani.
    Fikirlerin arkasında durmak hoş, güzel ama agresif fikirlerin “de” sana hayranlıktan ziyade nefret uyandıracağını “da” bilmelisin.

    “Siz ve sizin gibi düşünenlerinin çoğalması dileğiyle…”

    Şimdi bu söz öbeğine, denk bir cevap vermek istemiyorum. Fikirleri savunun diyorsun, ben de fikrimi savunuyorum, benimki hit kaygısından ziyade, okuru sıkmama kaygısı. (belki laf bana ithaf edilmemiştir, ama alındım ne yapayım).

    Ancak görüyorum ki, fikirleri savunun öğütünden bir adım öteye gidemiyorsun ne yazık ki. O öğütü verirken bir de “fikirlere saygılı olmayı” becerebilirsen ne güzel olacak.
    AKP karşıtı olabilirsin, ama bu sana “halk yanlış yaptı” demeni gerektirecek bir durum doğurmuyor açıkçası.

    O yüzden bir fikri ortaya atarken, diğer fikirleri de önemseyip ben-sen, biz-siz ayrımı yapmamanı tavsiye ederim, ha yapamıyorsan, saygı duyarım. Belki de farkımız bu ha? Ne dersin :)

    @ efrasiyab
    Ben bu tür şeyleri heves olarak değerlendiriyorum. Yıllar geçtikçe yeni “trend”ler oluşuyor. Mesela biz IRC’ye ilk girdiğimizde #zurna kanalı vardı, zorunlulukmuş gibi herkes #zurna kanalına girdi. Sonra yeni zurnalar geldi tabi. Ardından herkes kendi kanalını açmak yerine kendi sunucusunu açmaya başladı.
    Takip ederdim, yazın IRC sunucu sayısı 10 kat artardı, okullar açılınca, hoppaaa kapat..
    Bu furyayı forumlar takip etti, herkes bir forum açtı. Ortalık çöpforum doldu..
    Arkasından blog furyası başladı, 3-4 sene öncesine kadar blog nedir kaç kişi biliyordu? Geeklog diye bir cms kuruyordum 2001 senesinde, blog yazıyordu “bu ne lan yanlış yazmışlar” demiştim, bugün o lafı dediğime gülüyorum. Neyse hatıraları bir köşeye bırakayım, bu blog furyası da “out” olacak yerine başka “in”ler gelecektir muhakkak.

    Toplumda herkesin kendini liderleştirme gibi bir amacı olmuş durumda. Çalışanı olmayan şirkette genel müdürlük yapmak gibi bu. Belli bir örgütlenme yok. Belki de örgütlenmekten korktuğumuz için böyle, kim bilir.

    @ barış atasoy
    neredesin hocam ya merak ettim :)

  6. efrasiyab :

    Ağu 02, 07 at 5:29 am

    Gaz vermek gibi olmasın da ben senden (ve Pozitif tayfasından) bu anlamda bir atılım bekliyorum. Başkasının bölgeyi kurtarmasını beklemek yerine kendin kurtarmak en iyisi. Blograzzi’ye alternatif çıkartabilecek yeteneğin var :) Haa gerekirse ben de destek olurum…

    (Konu yine blograzzi’ye geldi :D)

  7. Aydın Bahadır :

    Ağu 02, 07 at 7:58 am

    Benden de bi “I Have A Dream” çakalım Barış..

  8. Barış Atasoy :

    Ağu 03, 07 at 1:31 pm

    @samed:

    Köydeyim hocam,fındık yolmaktayım:)

    efrasiyab:

    Neden olmasın, olabilir. Ama Eylülden osnra..

    @aydın:

    Daha az bilgisayar kullanan bir dünya istiyorum:)

  9. JerenCe :

    Ağu 04, 07 at 4:34 am

    Fındıkları yolarken bizim payımızı unutma emi :P


Siz de birşey söyleyin!