Türban sorunu nasıl çözülür?
Aaa,türban sorunu mu vardı?
Yoktu tabii,olsa olsa AKP çıkarmıştır.
AKP, türban konusunda suçsuz değil. İşi özellikle çözümsüz bırakıp,bu gerginlik sayesinde tabanına şov yapıyor. Aynı zamanda “bakın,türbanı Çankaya köşküne kadar çıkardık” diyebilecek konuma da geldiler ve bunun yeterli olacağını sanıyorlar.
Ben AKP’ye oy verdim, ama AKP tabanından filan değilim. İkinci kez geldiklerinde anayasayı değiştirecek, YÖK’ü kaldıracak cesareti bulacaklarını sanmıştım, fena halde yanıldım.
AKP bu işi çözemez.
Tabi, “berikiler” de çözmek istemeyeceklerdir; zira tek medet umdukları şey, yersiz şeriat korkusudur.
Bu işi kim çözer? Bir mucize olup da Ufuk Uras başbakan olmazsa, olup da suikaste kurban gitmezse, Türkiye’de bu işi çözebilecek ya da çözmek isteyecek birileri yoktur.
Oysa, çözüm basittir.
Hayır; Emre Kongar’ın akla zarar “çözümü” gibi değil…
Neydi Kongar’ın çözümü? Türbanlı öğrenciyi devletin üniversitesine alacak, ama devletin kurumlarında çalıştırmayacaksın!
Bu şuna benzer; adamı polis kolejine alacak, sonra da “biz senin tipini beğenmedik, mezun olunca özel güvenlik işine girebilirsin ama” diyeceksin…
Türban sorununu çözmek kolaydır. Türbanlı doktor erkek hastaya bakmıyorsa, önce diplomasını alır, sonra da çok uzun süre, en az 20 yıl, içeri atarsın. Öyle ya, biz senin türbanına saygı gösteriyorsak, sende insan hayatına ve mesleğine saygı göstereceksin.
Ha, türbanlı doktorun sadece özel hastanede çalışmasına izin verir, erkek hastaya bakmamak gibi bir hayvanlık yaptığında da para cezası kesmekle yetinirsen, hem toplumun sağlığıyla oynarsın, hem de keyfi uygulamalara kapı açarsın. Türbanlı olmayanlar da türbanlı gördüklerinde kıl olurlar.
Türban bir siyasi tavır mıdır? Onu takana sormanız gerekir. Ama sormadan, “ya bunlar Fethullahçı” diyorsanız, Fethullahçı olmak da suçsa, önce Fethullah Gülen’i Türkiye’ye getirir ve yargılarsınız. Interpol’ü filan anlatacak değilim, bunun yasal yolları var.
Tabi bu arada nasıl orduda şeriatçı subaylar tasfiye ediliyorsa, polis içindeki Fethullahçıları da tasfiye edersiniz.
Bunu AKP yapmadı, hadi diyelim o Fethullahçı. Ondan öncekiler neden yapmadılar?
Pardus007 :
Ağu 03, 08 at 2:47 amOrduda bir subayın şeriatçı olup olmadığına nasıl karar veriyorlar. Üzerinde “ben şeriatçıyım” mı diye yazıyor yoksa namaz kılıyor oruç tutuyor ve içki de içmiyor diye şeriatçı olarak mı görüyorlar. Bir kere duymadım şu şu fillieri işlediğinden dolayı şeriatçı olduğu kanısına varılıp ordudan ihrac edilmiştir diye.
Aynısı Polis içinde bulunduğu söylenilen Fethullahçılar içinde geçerli.
Eğer polis ya da askersen ve dininin gereklerini düzenli olarak yerine getirmeye çalışıyorsan şeriatçı, fethullahçı, gerici gibi sıfatlarla her an damgalanabilirisin gibi geliyor.
Barış Atasoy :
Ağu 03, 08 at 9:13 amBilmiyorum,orduda değilim:)
Dediğin biryerde doğru. Askeriyenin mahkemesi ve hukuku ayrı ve bize de biraz yabancı; o yüzden polis iin konuşayım. Hukuk işlese, bu tip tartışmalarda tartışma olmak çıkar. Adam ister mozambikli,ister eşcinsel,ister fethullahçı,ister ateist olsun; görevini yaptıktan sonra,yasalara karşı gelmedikten sonra neye inandığının önemi yok. Ama “o bizden” diye korunduğu vakit sorunlar ortaya çıkıyor.Kamplaşma bu yüzden tehlikeli. Herkes kendini bir şekilde “sığıntı” görüyor bu ülkede,hukuka değil “eşe dosta” güvenmek zorunda kalıyor. Mesele temelde bu.
Bununla birlikte, devletin tepesinde Fethullahçı,ocu bucu adamların olması da hoş birşey değil.Dünyanın hiçbir yerinde de böyle birşeye izin verilmez.Gerçi devlet düzeniniz kurumsalsa bunlara da gerek kalmaz.Örneğin Türkiye AB’de olsa, Almanyanın başına faşist bir başbakan gelmesinden çekinmemize gerek kalmazdı; çünkü ülkelerin kanun ve nizamlarının üstünde bir de AB yasaları ve mahkemeleri olacaktı.
Pardus007 :
Ağu 03, 08 at 4:15 pmDünyanın hiç bir yerinde böyle bir şeye ocu bucu kişilere izin verilmez diyorsunuz ama şimdiki Amarikan başkanını unutuyorsunuz.
Bizde ise kim gelirse gelsin olsa da olmasa da şunculukla ya da bunculukla mutlaka itham edilir.
Benim merak ettiğim ise birşeycilikle suçlananlar kendilerini nasıl savuncaklar. Çünkü adam sırf yaşam tarzından dolayı birşeycilikle damgalanmıştır.
Bir polisin fethullahçı olup olmadığı nasıl anlaşılır? Okuduğu kitap ya da gazetelerden mi izlediği tv lerden mi dinini yaşamaya gayret ediyor olmasından mı?
Evet işini doğru dürüst yaptıktan sonra bunların hiç bir önemi yok. Ancak bu adam hangi suçu! işliyorki birşeycilikle damgalanıyor ve görevine son veriliyor merak ediyorum.
Barış Atasoy :
Ağu 03, 08 at 6:25 pmABD başkanı aynı Papa gibi temsili bir kişiliktir; herhalde küçük Bush’un gerçekten ABD’yi yönettiğini filan sanmıyorsunuz?
Son başkan olmak isteyen ABD başkanının adı seks skandalına kkarıştı,öncekini de öldürdüler…
Gerçekten son derece demokrat biriyim; ama hala çok tepelerdeki insanların nötr olması gerektiğini düşünüyorum…
Üst düzey bürokratların dindar da,ateist de olmalarını istemem mesela…
Polis memuru Fethullahçı olabilir ama amiri de fethullahçı ise bundan rahatsız olurum. Çünkü gayrimüslim birine pekala kıl olabilir ve üzerinde ona yasayı uygulayacak adam da aynı kafadaysa derdini kime anlatacaksın?
Örneğin danıştay filan olmasa,mahkemeler de çok rahatsız ederdi beni…
Ordunun kuralları serttir ve onu toplumun dışında görmek bence daha sağlıklı olur. Buradan, “ordu icabında siyasete müdahale edecek yedek güçtür” gibi düşündüğüm sanılmasın. Tam tersine,ordu sivil hayatın,sivil hayatta ordunun dışında kalmalı. Ha,Fethullah Gülen Türkiye’ye Humeyni gibi gelip sivil darbe yaparsa, elime geçirdiğim hertür silahla orduya katılırım, o da ayrı. Demek istediğim şu; ordu gibi sert düzeni olan bir kuruma girecek kişi,bu kuralları da benimsemiş olmalıdır. Sivil hayatta doğrular,fikirler,inançlar sorgulanır ama ordu başka birşey. Son derece rasyonel biri olmama rağmen, orduda komutanın,denizde de kaptanın kararını sorgulamayı aklımdan bile geçirmem. Olağandışı durumların ve kurumların elbette olağandışı kuralları olacaktır. Bir subay da,ordunun kurallarına harfiyen riayet etmeli. Saçma buluyorsa istifa etsin. Yanlış buluyorsa durmasın. Kimseyi orda zorla tutmuyorlar. Sivil hayatta herkesin istediğini yapmasından yanayım. Ordunun da siyasete en ufak müdahalesine bile son derece karşıyım. Ama çok samimi olarak söylüyorum,ordunun iç düzenini tartışmak da gerçekten bize düşmez. Kaldıki ordu ve din konusu gerçekten safsata. Benim askerlik yaptığım yerde mescid vardı. Namaz kılan subay ve astsubaylar biliyorum. Hiçbirine de birşey olmadı,kimse birşey gizliyor filan değildi. Namaz kılan subay ordudan filan atılmıyor,bunu söyleyen cidden yobazdır. Ha,gidip nöbette namaz kılarsan haklı olarak atarlar seni ordudan. Adamlar içlerinde tarikatçı istemezler,buna da hak veriyorum. Aslına bakarsanız,bu sivil hayattada suçtur.