Yuh sana Beşiktaş!
‘Kendimi bildim bileli Beşiktaşlıyım; Serdar Bilgili”nin ilk zamanlarına kadar da Beşiktaşlı olmaktan gurur duyardım. Ne olursa olsun!
Özellikle benim net hatırlayabildiğim Gordon Milne zamanında, Beşiktaş eleştirenlerin bile saygı duyduğu bir takımdı. Azımsanamayacak kadar çok üniversite mezunu-öğrencisi futbolcuların yanında, kalanlar “ütopik sporcu” tanımlamasına uyan tiplerdi. Ülümüne mücadele ederler,yenilince ağlarlar,rezalete ve pisliğe bulaşmazlardı.
Serdar Bilgili’nin gelmesiyle birlikte kalite düşmeye başladı; ama Beşiktaş o haliyle bile bir “asalet” sahibiydi. (Kalite düşüşünü salt Serdar Bilgiliye bağladığımı sanmayın, yıllar içinde ülkede insan kalitesinin ne denli düştüğü zaten ortada) Ne olduysa, Yıldırım Demirören‘in gelmesiyle başladı ve takım zıvanadan çıktı.
Takımı çukurdan çekip çıkaran ve zirveye taşıyan Lucescu, resmen sabote edildi. Bunda Sergen-Sinan (Engin) ikilisinin parmağı olduğunu düşünmüşümdür hep. Sonra Lucescu, son derece kaba, hatta adice bir şekilde gönderildi.\r\n\r\nBir de ikinci Nouma dönemi var. Birçok kişi, hatta Beşiktaşlıların bile bır kısmı Nouma”dan hazzetmese de, gariptir ki asi, hatta çoğuna göre “terbiyesiz” Fransız, Beşiktaş”ın çok gerilerde kalan mücadele ve adanmışlık ruhunu taşıyan tek adamdı. Birkaç spor yazarının gazına gelinerek Nouma”da gönderildi. Burada yönetim akılalmaz bir zaafiyet gösterdi. Nouma”ya yapılan ırkçı saldırılara göz yumdular; aslında Nouma hiç de ilk geldiği gibi değildi. Sürekli tahrik edildi, tekmelendi, küfür edildi ama kafasını çevirip baksa kırmızı kart gördü. Yönetim, buna da pısırık kaldı.
Ama “Yuh sana” başlığının nedeni bu değil. şu sıralar televizyonların genel rezillik seviyesine çok uygun bir yarışma formatı var. Genç kızlar çıkıp, israrla bir zeka sorusu soruyor ve dudaklarını büze büze “ee hadi amaaa bekliyoruumm bakın çok kolaayy” diye milleti gazlıyorlar. Hemen hemen tüm televizyonlarda, öğlen saatlerinde bu tip bir yarışma oluyor. Beşiktaş TV”de de böyle bir program görünce açıkçası “kıllanıp” aradım; zira bizde insanlar TV”ye çıkmak için kainatın sırrı da sorulsa, o kanalı arayıp yalvarırlar!
Sistem şöyle işliyor:Telefonu aradığınızda, önce cep telefonunuzdan 30 kontör civarı anormal bir rakam düşülüyor. Ardından, “7-3 nedir?” gibi aşırı derecede basit bir soru soruluyor ama daha yarım saniye geçmeden “üzgünüz;süreniz doldu” yanıtı geliyor. O süre zarfında,parmağınızı kıpırdatmanız dahi olası değil. Yani insanlar soyuluyor;bunun başka bir açıklaması yok.
Şu SMS gönderme olayları tam bir rezillik,çirkeflik halini aldı. Devlette belki bu yüzden, SMS ile ödeme yaptığınızda ek olarak %26 gibi anormal bir vergi koymuş. Bu yüzden, SMS ile ticaret yapmak, örneğin bir otomattan içecek satmak neredeyse imkansız hale geliyor. Kepazelik o kadar almış yürümüş ki, vatandaşın canını burnundan getiren devlete bu uygulaması için kızamıyor, aksine hak veriyorum.\r\n\r\nAçıkçası, artık Beşiktaşlı olmaktan utanıyorum. Lucescu”ya,Nouma”ya,başka futbolculara yapılanları, sportif başarısızlıkları filan bir kenara bıraktım ama bu kadar açgözlülük Beşiktaş”a yakışmıyor. Birileri bu adamları şikayet etmeli.
carsı :
Eki 23, 07 at 11:31 pmben beşiktaşlıyım ama beşiktaşıma hakaret etmek istemem hayyatta en sevmedigim şey erkek adamın renkli takım tutması:):):) ama ben beşiktaşın dogru yolda olmasına inanıyorum şampiyon olmasada o bizim gönlümüzde şampiyon