hatıratımNerelerdeyim(!)
May19
Blogdan sıkılmıştım. Belli bir nedeni yok. İnsan bazen çok sevdiği şeylerden bile sıkılıveriyor, kaldı ki burada yazmak da en sevdiğim şeylerden biri filan değil(!).
Batur Kahveci, 1 ay önce filan arayıp, kendi blogunda da bahsettiği gibi, “merak ettim” dedi. Batur Kahveci dediğime bakmayın; kendisinin de bahsettiği üzere ne o beni tanır, ne ben onu!
Elbette hoşuma gitti, gururum okşandı. Ama bundan öte, birilerinin sizden yazmanızı ya da birşeyler yapmanızı beklemesi, insana bir görev duygusu aşılıyor. Bence toplum ve insanlık olarak en büyük eksiklerimizden biri de bu. “Sosyal hayvanlarız” gibi pek de kibar olmayan yakıştırmaları onaylıyor olmamıza rağmen, bu sosyalliğin gereklerini yerine getirmiyoruz. Kendi adıma, bildiklerimi ya da tecrübelerimi aktarmayı insani bir görev (ve sorumluluk) olarak görüyorum. Bunun elbette istisnaları var (örneğin amatör olduğunu söyleyip, benim profesyonel düzeyde bildiğim konularda yardım isteyen ve bu fikirler üzerinden para yapmaya çalışanlara kılım. Hayır; sorun para kazanmaları değil-yalan söylemeleri ve kendi bildikleri üç-beş kırıntıyı aile sırrı gibi saklamaya çalışmaları)
Yazmak aynı zamanda düşünme sürecini hızlandırıyor ve artırıyor, bu konuda ve genel olarak bir disiplin kazandırıyor. Hayatta ne kadar fazla şeyle uğraşıyorsanız, o kadar fazla bağlantı kurup, orijinal fikirler üretebiliyorsunuz.
Yazmadığım süre zarfında oldukça yoğun bir iş yoğunluğu, bundan kaynaklanan yorgunluk (ve bazen bezginlik), son zamanlarda tekrar alevlenip boş zamanlarımın ciddi bir kısmını kapan akvaryum hobisi gibi nedenler beni uzun süre blogdan uzak tuttu. Umarım, bu kalıcı bir geri dönüş olur.
Bu yazıyı beğendiyseniz, şunları da sevmeniz olasıdır: |
| No related posts |
6 yorum yapılmış.
Blogmani ne alemde? Bıraktın sanırım onu :). Umutlanmıştım ben.
Neyse, geri döndüğünün farkına varmamıştım, uzun süre yazmayınca RSS okuyucumdan çıkarmıştım senin blog’u. Aynen geri ekliyorum şimdi. Hayırlı olsun.
Sağol adaş. Evet; Blogmani’yi bıraktım..sanırım..başka projeler var. Aslında bırakmış olmamın nedeni, Blogmani ile uğraşmaktan sıkılmış olmam değil. Tanıtım konusunda birşeyler yapmak fikri beni fena halde soğuttu. 1-2 hafta sadece o işle uğraşabilsem, çok güzel şeyler ekleyecek deneyim ve kodlara sahibim. Lakin baydı. Hatta Internet ve bilgisayar da baydı:)
Desenize ilk mesajlar adaşlardan gidicek,
Açıkçası bende rss’den takip ediyordum yazılarınızı ve uzun zaman geçti şimdi gördüm yeni yazınızı… Dediğin gibi şu insanın çok sevdiği şeylerden bile sıkılma dönemleri yokmu, çok zor dönemler !..
bir gariplik var üzerimde, tuhaf… Ama umay umay röprtajı ile canlanıcak gibi hereşey !. Belkide en sıkıntılı anlarımızda çok sevdiğimiz ve aslında ütopya gibi düşündüğümüz bir olgunun kabul olması yada yakın durması kişiyi yeniden güdümlüyor kimbilir…
Güzel olan bunların farkına varmak sanırım, şu aralar bende inanırmısın çok sevdiğim gece radyo yayınımı yapmıyorum
Mutlu kal.
Ah be abicim ne giderken, ne dönerken haber vermiyorsun
Ben halen yazmıyorsun diye bakmıyorum sitene. Bir baktım ki dönmüşsün.
Uzun süre yazmayınca kalktım aradım seni ama sonra çok düşündüm! Tanımadığım etmediğim sadece yazılarını okudum adamı arıyorum da ne oldu diye, yıllarca arkadaşlık ettiğim bir çok insanı aylarca hatta yıllarca aramadıklarım var. Oturdum liste yapıyorum şimdi eski arkadaşların hepsinin akıbetini merak ediyorum. Kolay olmayacak liste şimdiden 2000 kişiyi geçti.
Neyse sen yazmaya devam. Ne demişler “iyilik yap denize at, haluk bilmezse balık bilir”
Biz bunu değiştirelim biraz;
“yazı yaz bloga at, batur bilmezse, blogcular bilir”
Haydi kolay gelsin sana
sistem saatin yanlış bu arada ben sabahın 6sinda yazdım o akşam 20:12 diyor. Birden afalladımda..
Ne bileyim hocam haberin olmuştur dedim:) Nedeni de basit; senin bloga link verdim, pingback olarak nasıl olsa görürsün dedim:) Evet,sistem saatim yanlıştır. Wordpressde bir ayarı var, şu kadar saat geriyim ileriyim yazıyorsun düzeliveriyor ama üşengeçlik işte:)