Audi R8Audi’yi her zaman sevmiş ve son derece de çirkin bulmuşumdur. Aslında Audi sempatim, kurucusunun Göttlieb Daimler ile olan kavgasına kadar dayanır. (Bu Daimler, Mercedes’in kurucusu). Audi’nin kurucusu -anladınız herhalde, ismini hatırlamıyorum!- daha 1920′lerde filan Herr Daimler’e giderek, otomobillerin 4 çeker olması gerektiğini söyler. Daimler, Tahtakalevari bir yaklaşımla “bizim arabalar arkadan itişli, müşteri öyle seviyor” diyerek mühendisini paylar. “Bu adam bir halt bilmiyor” diyerek kızan fakir ama gururlu mühendis, Mercedes’i terk eder ve kendi şirketini kurar.

Gelgelelim, otomotiv mühendisliği açısından haklı olan Audi, zaman içinde pek de harika bir iş adamı olmadığını kanıtlar ve Audi Volkswagen’ın eline geçer.

Volkswagen, zaman içinde Audi’nin doğrularını alır, ama Audi ruhunu öldürmez. Audi daima çirkin, güvenilir, yetenekli bir araç olmuştur ve müşterisi de özeldir.

Audi R8 ise çok farklı bir araç. Bu bir melez: İtalyan-Alman karışımı. Şasi, Lamborghini Gallardo’dan. İşin ilginç tarafı, uyumsuz bir kombinasyon gibi görünse de, ortaya çıkan araç hem Audi’den, hem de Lamborghini’den daha iyi özellikler taşıyor.

Skidpad testleri, yol tutuşunun Ferrari F360 Modena ile aynı olduğunu gösterse de, manyetik amortisörler ve elektronik kontrol sistemleri sayesinde sürüşünün daha rahat olduğu kesin. Hatta, günlük kullanımda Porsche 911′den bile çok daha rahat olduğu rivayet ediliyor.

Tek kusuru, 1560 kg’lık anormal diyebileceğim ağırlığı; bu yüzden Audi R8′i süper spor kategorisinde bir araç olarak görmüyorum ben. Zaten 4.2 litrelik V8 motorun 414 beygirlik gücü de, ilk bakışta bu iddiada bir araba için çok yetersiz duruyor. 0-100 hızlanma 4.4 saniye.

Audi R8Audi R8Audi R8

Öte yandan, araç piste çıkınca, zamanında 106 GTI ve Saxo VTS’nin yarattığı etkiyi yaratıyor. O zamanlar, 130 beygirlik 205 GTI’ın ardından daha ağır ve sadece 1.6 litre, 120 beygirlik bir motorla ortaya çıkan bu minikler de alaycı tebessümlere neden olmuşlardı; kağıt üzerinde zayıf olmalarına rağmen, yolda hiç de öyle olmadıklarını çok şaşırtıcı şekillerde ispatladılar. Audi R8′de, kendi sınıfında aynısını yapıyor. Çok iyi yol tutuş, kolay idare edilebilme ve çok dengeli güç aktarımı sayesinde, kağıt üzerinde etkileyici olmayan değerler, ortaya Porsche 911′in en güçlü modellerini bile utandıracak bir gerçek yol performansı ortaya çıkarıyor.

Audi R8Audi R8Audi R8

Audi’nin bu aracı 2009 yılında oldukça “ilginç” motorlarla donatacağı da rivayetler arasında. Bunlardan biri, 580 hp güç üreten, çift turbolu V10. Diğeri de, Audi ve Peugeot’nun Le Mans kapışmasının yollara da taşınacağının sinyallerini veren 6 litrelik V12 TDI turbo dizel motor. Audi Q7 için tasarlanan bu motorun Audi R8′e sığmayacak kadar büyük, dengesini bozacak kadar da ağır olduğu söyleniyor. Yine de, Peugeot 908 RC‘ye haddini bildirmek isteyeceğini düşündüğüm, iki V8′i birleştirerek Bugatti Veyron‘a koyacak kadar “deli olabilecek” Volkswagen’ın bir şekilde çok güçlü bir dizelle Audi R8′i Peugeot 908 karşısına dikeceğini düşünüyorum.

Audi R8Audi R8Audi R8

Süper sporlara kafa tutan Audi R8′in ilginç özelliklerinden biri de, farlarında tamamen LED kullanılıyor olması. Bazılarının hoşuna gitmese de, ben özellikle arka ve önden görünümünü çok beğendim.

Audi R8Audi R8Audi R8

Tahmin edebileceğiniz üzere, bu Audi de 4 çeker. 6 ileri manuel vites kutusunun yanında, Audi R-tronic yarı otomatik şanzıman opsiyonel olarak sipariş edilebiliyor. Zaten araçtaki donanımın neredeyse tümü opsiyonel; ilk bakışta makul gibi gelen fiyat, bu opsiyonel özelliklerle birlikte iki katına çıkıyor. Arka görüş için kamera da mevcut; 12 hoparlörlü, 465 Wattlık Bang Olufsen ses sistemi de, diğer opsiyonel ve pahalı özelliklerden biri.