Marş olayının bir değişik versiyonunu debriyajla yaşadım. Geceleri Marmara’nın Göztepe kampüsünde kapışıyoruz 3-4 arkadaş; arkadaki yola o zaman duba filan koymamışlar, kasis filan da yok, nefis bir pist. Öyleki, ister drag yap, ister pist yarışı!

O gece kaptırdık yine, sol ayak freni filan kaptırmış gidiyorum, debriyaj pedalı lank diye tabana oturdu. Durdum, arkadaşlar arabaları yanaştırdı, farların ışığında baktık ki benim debriyaj teli kopmuş.

Arkadaşlardan biri “abi çekici çağıralım” dedi, gerek yok dedim, arkadaşta kalacağım, ev de yakın. Birinci vites giderim dedim.

Neyse yola çıktım, hafif ara gaz verince bire kolay giriyor, sonra dur bir de ikinci vitesi deneyeyim dedim, öyle böyle derken baktım dördüncü viteste gidiyorum. Dört biraz zorladı, beşi denemedim.

Ertesi gün Göztepe sanayiye gideyim dedim, sonra öğlen oldu, yol açıktır karşıya da geçerim dedim. Sanırım 2-3 gün debriyajsız, otomatik vites gibi kullandım arabayı.

Sonraki sene motoru indirdim, hazır sökmüşken şanzımanı da dağıtayım dedim, baktım senkromeçlerde çizik bile yok! Gerçi sonra şanzımanı toplayamadım ama olsun! Yani çok kasmayın, debriyaj olmadan da vites değiştirmek mümkün ve oldukça da sağlıklı!