İlginç bir modifiye önerisi: Motora kas yaptırmak yerine, aracı rejime sokun!

Arabada aradığım iki lüks var: ABS ve klima. Bunun dışında, iyi frenleri olması, hafif olması, kuvvetli sayılabilecek bir motoru olması ve iyi destek sağlayan koltuklar yeterli.

1995-2002 arası hayatımın yarısından fazlası sanayi mahalleleri, tornacılar, rektifiyeciler arasında geçtiğinden, haddinden fazla “komik” modifikasyon hatası gördüm. Bunları bir ara uzun uzun yazmayı düşünüyorum.

Performans istiyorsanız, birşeylerden ödün vermeniz gerek. Eski 205 GTI’ımda oldukça yüksek liftli bir Eksantrik vardı, 3000 devire kadar motor inanılmaz sarsıntılıydı. Rölanti ancak 1600 devirde “kabul edilebilir” bir düzeye geliyordu ve benzinin önemli bir kısmını “yakamıyordum”. Öyleki, 4000 devirden sonra, egzosun ucundan 10 santim kadar bir alev topu çıkıyordu! (Bunun nedeni sanılanın aksine çiğ benzinin fazla olması değildir, egzos sıcaklığının aşırı olmasından kaynaklanıyor. Hatta 10-15 sene önce üretilmiş, besleme sistemi pek de etkin çalışmayan, yanma odaları yeterince optimize edilmemiş motorun egzosuna bir buji bağlarsanız, yüksek devirlerde egzosdan alev topu çıkmasını sağlayabilirsiniz!)

Eksantrik ile birlikte emme sübaplarını da bir miktar büyüttüm, ancak egzos sübaplarını büyütmediğim için, özellikle 6000 devirden sonra güç problemleri yaşadım. Motorun sağlıklı haliyle kaç beygir verdiğini bilmiyorum, ancak ölmeye başladığında 146 beygirdi. Yalnız tork inanılmaz bir düzeydeydi. Üstelik, dereceli Eksantrik ve oldukça “fazla” rahat egzos çıkışına rağmen. Egzos hattınız çok rahatsa, özellikle düşük devirlerde önemli tork kaybına uğrarsınız. Benimki zaten 2500 devirden önce ölü olduğundan, pek problem yoktu.

Daha sıradışı bir performans arıyordum ve artık standart blokla yapabileceklerim sınırlıydı. Aslında, 8 sübap 1.9 Peugeot motorunun en ideal hali, fabrikadan çıktığı halidir. Fazla sıkıştırdığınızda, piston etekleri çok fazla ısınır ve kripaj yapar. Bunun için, bence Peugeot’nun en iyi 4 silindiri olan 16 sübap 1.9 motorlarda, yağ püskürtücüleri eklenmiştir.

Dolayısıyla, 16 ve 8 sübap 1.9 motorların blokları, hemen hemen aynı olmasına rağmen, bazı kritik detaylarda farklar gösterir. En iyisi, çok zor bulunan ama hurda bir 405 Mi16′dan bulabileceğiniz bu motoru kullanmaktır. Üstelik, biraz kasıp turbo takabilir ve rahatlıkla (tamam, biraz modifikasyonla) 250 hp’yi aşan güçler elde edebilirsiniz.

Motor değişimleri farklı marka ve modeller de uygulanabilir. Mesela Honda’larda, VTEC motorları kullanabilirsiniz. Zaten VTEC’li bir motorunuz varsa, yapacak pek Bir şey yoktur. VTEC motorların modifikasyonu son derece zordur, zira alt ve üst devirler için gerçekten çok iyi optimize edilmişler. Seneler önce 1.6 motordan 160 hp almak hiç de kolay bir iş değildi. Şimdi son baktığımda 250′ler geçilmeye başlanmıştı. HKS gibi şirketler VTEC gibi, değişken sübap zamanlamalı motorlar için çeşitli kitler üretiyor, ama fiyatlar çok pahalı ve alınan güçler verilen paraya göre düşük kalabiliyor.

Benim gözüm hep kasayı hafifletmekte olmuştur. Lotus Elise’in, Lotus Exige S’in, ya da Vauxhall VX220 gibi araçların küçücük motorlarla nasıl performans ve yakıt ekonomisi yakaladıklarına bakın.

Aslında en pahalı ama en çok yarar sağlayan modifikasyonlardan biri, aracı hafifletmek. Bunu profesyonel anlamda yapmak isterseniz, harcayacağınız para ve zamanın sınırı yok. Kit car dediğimiz ralli araçları da aslında bu mantıkla üretiliyor.

Aracınızın kaputunu sökün, ne kadar ağır olduğuna inanamayacaksınız! Hatchbacklerin çoğunda, kısmen taşıyıcı parça olmasından ötürü, bagaj kapakları da astronomik derecede ağır. (fiyat Tipo enteresan bir örnek, kısmen fiberglastan üretilen bagaj kapağı gerçekten çok hafif!) Çoğu hatchback’de, bu iki parçayı sökerseniz, 40 kg’dan fazla ağırlık tasarrufu sağlarsınız!

Fotografta gördüğünüz karbon fiber kaput (Honda Civic) sadece 6 kg, Orijinal kaput ise 13 kg. Bu verilerin, izolasyon kaplaması olmadan ölçüldüğünü söyleyeyim! İzolasyonu da söktüğünüzde, 3-5 kilo daha kazanabilirsiniz.

Elbette kaputsuz ve bagaj kapaksız bir arabayla yola çıkmayacağınıza göre, bunların yerine daha hafiflerini takmak zorundasınız. Özellikle ABD’de, Japon arabaları için karbon fiber ya da fiberglas kaputlar üretiliyor ve tüy kadar da hafifler.

İkinci büyük ağırlık kaynağı koltuklar. Aslında bir bakışta ne kadar ağır olduklarını kestirmek güç, ama yerinden söktüğünüzde arabanın dışına bile çıkarırken fıtık olabilirsiniz! Dolayısıyla, koltukları değiştirmek, size en az 20 kg, hatta bazen 30 kilonun üzerinde bir ağırlık avantajı sağlayabilir. (Özellikle, deri koltuklu, ısıtmalı ve koltuk ayarları motorlu olan araçlarda) Yarış tipi koltuklar genelde 7-8 kg, birkaç bin dolar verip oldukça rahatsız bir sürüşe razıysanız, karbon fiber koltuklar da mevcut; hatta 3 kilonun altında karbon fiber yarış koltukları var. Arka koltukları ise komple iptal edebilirsiniz. Bu alanda kazanacağınız fazla Bir şey yok; zira arka koltukların toplam ağırlığı genelde bir ön koltuk kadar etmiyor.

Stepne, kriko gibi “acil durum” ekipmanlarını devre dışı bırakarak, aracın (ve tabii lastiğin!) cinsine göre, 20 kilo üzerinde tasarruf sağlamak olası.

Yarış tipi lastikler, magnezyum alaşımlı jantlar, hafifletilmiş ve balanse edilmiş egzantirik-krank milleri, volan, yarış tipi kaliperler, özel akslar, hatta hafifletilmiş yay-amortisör ya da coil-over setleri ile daha da uçabilirsiniz, ama fiyatlar çok astronomik seviyelerde ve bu tip aracı şehir içinde kullanamazsınız.

Tipik bir hatchback, basit diyebileceğim işlemlerle (kaput değiştirmeyi göze alırsanız) yaklaşık 60-70 kg hafifler. Bunu delice bir yarış haline getirip aracınızın 2-3 katı para harcamayı göze alırsanız, 200 kilo tasarruf edebilirsiniz.

205′i boyaya hazırlarken yaklaşık 70 kilo hafifletmiştim. Doğrusunu isterseniz, son süratte belirgin bir fark olmadı, ama aracın özellikle ara hızlanmaları çok farkedilir şekilde arttı.

Her modifikasyon yönteminde olduğu gibi, bunda da bir sınır yok. Hatta, motorsiklet motoru kullananlar bile var! Standart haliyle 1100-1300 cc motorsiklet motorları, benzer bir güç üreten araba motorlarından en az iki kat daha hafifler. Yalnız, son dişli ve şanzıman, motorun şanzımana bağlanması gibi konularda inanılmaz güçlükler söz konusu!




1 yorum “İlginç bir modifiye önerisi: Motora kas yaptırmak yerine, aracı rejime sokun!”

  1. University Update - Bill Gates - Ilginç bir modifiye önerisi: Motora kas yaptirmak yerine, araci rejime sokun! :

    Tem 30, 07 at 4:06 pm

    [...] Contact the Webmaster Link to Article bill gates Ilginç bir modifiye önerisi: Motora kas yaptirmak yerine, araci rejime [...]


Siz de birşey söyleyin!