Nedense “egzos” denince bu camiada ilk akla gelen “aşırı ses çıkaran, soba borusu çıkışlı susturucular” olmaktadır.

big bore egzosArabalar hakkında en ufak bir bilgisi olmayan bir arkadaşım, kendi arabamı modifiye etmem için beni iteleyip duruyordu. “Büyük borulu” bir egzos takarak 10 beygir alırsın gibi bir laf etti; tam bu sırada bir Doğan” ın yanından geçerken yavaşladım: Bizim arabadan hiç ses gelmediği halde Doğan 300 sınırını zorlayan bir Ferrari gibi ses çıkarıyordu. Tabii sesin Ferrari ile ilgisi yoktu; sadece kıçına kazık sokulan bir ayı gibi böğürüyordu.

Biz erkek çocuklarının doğasında az ya da çok gaza gelmek var. Gaza gelirkende bunu elimizdeki sınırlı olanaklarla yapmak zorundayız. Tahtadan kılıçlar, tekerlekli atlar, plastik “ışın kılıçları” işte bu durumun çok açık ifadeleri.

Büyüyünce de durum değişmiyor; maalesef çok azımız sağlam bir yarış arabasıyla pistte yarışma şansına sahip. Bu yüzden, kıytırık arabalarımıza soba borusu kılıklı susturucular takarak kendimizi “o ambians içinde” hayal etmeye çalışıyoruz.

Egzos modifikasyonu, en iyi sonuç veren modifikasyon yöntemi olabilir. Komik ama öyle. Arabanız kıçını yırttığı halde diğer araçların sağından solundan geçmesine aldırmıyorsanız bu tip egzoslar sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Ben bu tip modifikasyonlara “psikolojik modifikasyon” diyorum.

“En nafile” ama en yaratıcı modifikasyon yöntemlerini egzoslarda gördüm. İçine düdük takanlardan tutun(!) “sahte” çift çıkışlara birçok akla zarar uygulama gördüm. Kuşkusuz bunlardan en yaratıcı ve akla zarar olanı “vanalı” olandı! Aynı musluk gibi, koltuğun altına yerleştirilen bir vanayla egzos sesini “ayarlayabiliyorsunuz”!