Süspansiyon sisteminin en bilindik işlevi darbeleri emerek konforlu, ya da en azından konforluya yakın bir sürüş sağlamasıdır. Darbelerin emilmesi sadece yolcuların konforu için değildir; darbeler emilmezse birsüre sonra şaside çatlaklar, kırılmalar ve deformasyon başlar.
Şimdi yol tutuşla ilgili bildiğimiz bazı gerçeklere kısaca göz atalım: Ağırlık merkezinin yere yakın, dolayısıyla şasinin alçak olması istenir. Süspansiyon aracın keskin hareketler sonucu yatmasını ya da yalpalamasını önlemek için sert olmalı, araç ağırlık değişimleri altında fazla yatmamalıdır. Ayrıca araç alçaldığında alttan giren hava azalmakta, bunun doğal sonucu olarak yüksek hızlarda stabilite artmaktadır; zira yüksek hızlarda aracın altına dolan hava aracı kaldırır ve tekerleklerin tutunma kabiliyetleri azalır. Frenajdaki dalma ve yalpalama etkileri, süspansiyonun sertleşmesi ve alçalması ile düşürülür; direksiyon tepkileri de iyileşir.
Aracın tekerleklerinin hepsi, her durumda yolla sağlam temasta olmalıdır.
Oysa yollarda birsürü tenis topu gibi sekerek giden, en ufak bir asfalt kusurunda 4 tekerleği yoldan kesilen araçlar görüyorum!
Süspansiyon sistemi, aracın en zor tasarlanan aksamıdır. Üzellikle spor ve sportif araçların (GTI modelleri gibi) süspansiyonları üzerinde üreticiler çok ciddi çalışmaktadır. Maalesef ülkemizde fizik ve matematik eğitimi çok teorik ve işe yaramaz biçimde verildiğinden, basit fizik kuralları dahi kavranamamakta ve araç sürücüleri kullandıkları aracın dinamiği hakkında fikir yürütememektedir.
Süspansiyon sistemi tasarlayan bir mühendis olmadığımıza göre, karmaşık hesaplamaları da bilmemiz doğal olarak gerekmez; öte yandan basit fizik bilgilerinden yoksunsak, Türkiye gibi hiçbir alanda denetim ve bilginin olmadığı bir ülkede yaşıyorsak ve aracımıza modifikasyon yaptıracaksak, temel fizik kurallarını pratik düzeyde bilmemiz gerekir.
Şasiyi alçaltmanın en pratik ve yaygın yolu yay boyunu kısaltmaktır. Yay boyunu kısaltmaktan kastım, daha kısa yaylar edinmektir; mevcut yayları kestirmek değil! Yay kestirmek son derece aptalca bir uygulamadır, az sonra nedenini açıklayacağım. Yayları kesilmiş bir araç, dümdüz asfaltta bile sürekli zıplayıp durmasıyla kendini belli eder.
Yay sertliği, yayın üzerine binen yük altında ne kadar kısaldığını ifade eden birimlerle gösterilir; 250 kg/cm gibi. Bunun anlamı, yayın üzerine 250 kg yük bindiğinde bir santim kısalıyor olmasıdır.
Yine her süspansiyon sisteminin belli bir stroÄŸu vardır; buna “rebound rate” denir. Strok, aracın yüksüz haliyle tam yüklü hali arasındaki yayın sıkışma miktarıdır.
Yayların neden kesilmemesi gerektiğini ve yeni alınan yayların hangi sertlikte olması gerektiğini basit bir örnekle açıklayalım:
Diyelim ki aracın standart yaylarının sertliği 100 kg/cm ve rebound rate 10 cm. Bu durumda yayın tam kapanması için 100 kg x 10 cm, yani 1000 kilo yük gerekir.
Diyelim ki siz yayı 5 santim kestiniz. Yayın sertliği hala aynı; 100 kg/cm. Ama yay yolu 5 santim kısaldı. Bu durumda, araç sadece 100 x 5, yani 500 kg yük altında yayı tam olarak kapatacaktır! Yani aracın süspansiyonu yumuşamıştır; böyle bir araç aynı eski Amerikan arabaları gibi, dalgalı denizde kayık misali, zıplayıp duracaktır!
Böyle bir yayla, araç virajlara girerken derhal yatar ve ağırlık transferi çok hızlı olduÄŸundan aracı kontrol etmek belli hızlardan sonra mümkün olmaz. Asfalttaki ufacık bir pürüz dahi “yay tamamen kapandığından- aracın koparak savrulmasına sebep olur.
Dolayısıyla, yayları 5 santim kısaltabilmek ve mevcut sertliği korumak için en az 200 kg/cm sertliğinde yaylara ihtiyaç vardır.
Diğer sorunsa amortisörlerdir. Amortisörün içindeki basınç yay daraldıkça artar. Oysa helezon yay 5 santim kısaldığında, amortisör direk olarak yarı yarıya yüklenmiş gibi çalışacaktır. Yaylar için geçerli olan kurallar amortisörler içinde geçerlidir. Dikkat edecek olursanız, Eibach gibi kaliteli yaylar, standart amortisörlerle kullanıldığında aracı en fazla 2-3 santim alçaltır; oysa adı sanı duyulmamış markalar, standart amortisörlerle aracı 5,6 hatta 7 santim alçaltmayı vaat ederler.
Eğer aracı 2 santimden fazla alçaltmayı düşünüyorsanız, muhakkak yay ve amortisörden oluşan kitlerden satın almanızı öneririm. Hatta daha da iyisi, coil-over kitlerden edinmektir; ancak bunların fiyatları astronomik düzeydedir ve günlük kullanımda büyük rahatsızlık yaratırlar.
İyi yay ve amortisörler pahalıdır ama ödenen paranın hakkını verirler. Çoğu modifiye tutkunu genç, jant ve lastiklere servet harcarken üzerinde can taşıdıkları yayları ya kestirmekte ya da adi yaylar almakta; hatta patlak amortisörle dolaşmaktadır.
Bir diğer önemli konu, bu tip kısa yayların istenen sertliği sağlayamamasıdır. Yay satın alırken mutlaka sertliğini ölçün. her şeyin olduğu gibi yayların da sahteleri piyasada cirit atmaktadır; çünkü yay imalatı oldukça basittir.
Progresif yaylar kısa yaylara göre hem daha iyi konfor hem de daha iyi bir yol tutuş sağlar. Yalnız bu tip yayların mühendislik hesapları ve üretimi çok daha karmaşıktır; bu yüzden eğer özel bir kit olarak amortisörle gelmiyorsa, çok iyi bir marka değilse, uzak durmak daha akıllıca olur.
Basit bir düzenek yaparak yayların sertliğini ölçmek mümkündür. İlgilenen arkadaşlar bu düzenekle ilgili olarak bana mail atabilirler.
Süspansiyona yapılan en ufak müdahaleden sonra bile rot ayarı yapılması gerekir;çünkü toe açısı değişecektir. Araç çok alçalırsa camber açısı da değişir. Camber ayarı için standart araçlarda herhangi bir düzenek, somun ya da vida bulunmaz; sabittir. Bu yüzden, çok alçalan araçların ön ve arka takımlarında ciddi, profesyonel ve pahalı modifikasyonlara gidilmesi gerekir.
Hiç yorum yok; hadi birşeyler söyleyin!