En son 1948 model bir Willys toplamıştım; ancak muamelelerin tamamlanması için bıraktığım galerinin otoparkında başına gelmeyen kalmadı. Daha 50 km yapmadan aracı sattım.

Eski arabaları çok daha fazla seviyorum. Çok daha fazla emek var üstlerinde, çok daha sıcaklar ve birçoÄŸu çok daha eÄŸlenceli. Özellikle yeni arabalar son derece kalitesizler, neresini tutsanız elinizde kalıyor. Bir yandan da mühendisler araca siz müdahale edemeyesiniz diye korkunç kafa patlatıyorlar. Elbette bu benim gibi meraklıları durdurmuyor ama, hava filtresini sökmek için ön tarafın yarısını sökmek zorunda kalmak pek de eÄŸlenceli deÄŸil!

Yıllardır bir klasik alıp modern bir motor ve fren sistemi ile modernize etmek ve çok uzun yıllar kullanmak istiyorum. EÄŸer böyle bir iÅŸe girecekseniz, elinizdeki arabayı uzun bir süre satmamanız gerek; zira restorasyon bittiÄŸinde bile birkaç ay problemlerle uÄŸraşıyorsunuz bu durumlarda yürüyen bir araç gerekli. Kısacası, bu dönem zarfında iki arabanız olması gerek. Kaba hesaplarıma göre, istediÄŸim Triumph Spitfire’ı toparlamak için en az 20.000 dolara ihtiyacım var (ve böyle bir param yok!). İkincisi, bunun için 6 ay zaman harcamam gerek, üstelik sanayide bir de dükkan tutmalıyım. Dolayısıyla, çok uzun süre hayalimi erteleyeceÄŸim herhalde.

Triumph Spitfire’ın özellikle MK3 ve MK4′leri son derece güzel. Tuhaf bir arka süspansiyonları olduÄŸu için, aslında biraz ÅŸüpheyle yaklaÅŸtığım bir araba. Bunun dışında tam istediÄŸim klasik diyebilirim. Harika özelliklerinden biri, adamakıllı bir ÅŸasisi olması ve inanılmaz bir motor bölümü var. O kadar büyükki, kolayca bir V12 koyabilirsiniz. Gerçi benim düÅŸündüÄŸüm motor, bu araçlara sorunsuz uyan Ford V8 ya da Peugeot HDI. Tabii 6 silindir!

Popularity: 5% [?]