666. yazı: Şeytan!
666. blog girdimi yazmak için biraz bekledim; numeroloji takıntım filan yoktur ama (kabalistler,İslam kabalistleri,19 mucizesi,vs) 666 modern kültüre o kadar girmiş ki, yazmamak ayıp olurdu.
Zamanında birileri 666′yı Timberland logosunda bile “bulmuşlardı”. Modern insanın şeytan korkusunu belki de sadece ilahiyata bağlamak sığ bir yaklaşım olur. Bence bu paranoyayı en güzel anlatan eser “Şeytanın Avukatı” filmi. Bu filmde şeytan “kötü bile değil”. Sadece insanın ne kadar kötü olabileceğini gösteren biri.
Nitekim,şeytanın ilahi tasviri de çok farklı değil. İnsana hizmet etmeyi reddeden meleğe, Tanrı bir şans veriyor. O gün bu gündür, “iyilik mi kazanacak kötülük mü?” sorusu, hayatın çeşitli alanlarında sorulup duruyor.
Bana göre şeytan sadece özgür iradeyi temsil ediyor. Kurallara göre oynamazsanız, yaptıklarınızın sonuçlarına katlanırsınız. Hıristiyanlıktaki 7 ölümcül günahta, aslında modern insanın zayıflıklarını yansıtan 7 karakter bozukluğundan fazlası değil. Yine de, bazı ilerlemeler -toplumsal ya da bireysel- için bu günahlardan en az birini işlemek şart olabiliyor. İlerlemenin ne kadar gerekli olduğu ise başka bir tartışma konusu. Sözlerim biraz dini fanatikmiş gibi algılanabilir ama, çoğu zaman yaptığımız aptallıkların sonuçlarını bertaraf etmek için deli gibi çırpınan bir uygarlığımız var. Önce kanserojen maddeler yaratıp sonra bunlarla mücadele etmeye çalışmak gibi. Bu hatalarımızın çoğu, genel olaraksa hata yapma durumu, çoğu zaman içimizdeki en insani değer olabiliyor. Gerçek şu ki, çoğu zaman sonuçları öngörebilmek pişman olmak için yeterli değil; o deneyimleri yıkıcı bir şekilde yaşamak şart. Üstelik bu bile, samimi bir pişmanlık ya da vazgeçiş için yeterli olmayabiliyor. Nitekim, “tarih tekerrürden ibarettir” gerçeği, aslında ders almadığımızı işaret ediyor.
Daha “ilahi” şekliyle söylemek gerekirse, bence asıl kusurumuz “şeytana uymak” değil, “ne kadar uyduğumuz”.
Şeytanın Avukatı’nda, şeytan (Al Pacino) sersem avukatımızı (Keanu Reeves) sürekli uyarır, ama salak ve başarılı gencimiz ona aldırış etmez.
Dindar insanların şeytan korkusu ve nefretini ise asla anlayamadım!
Eğer somut ispatı olmayan birşeylere inanıyorsanız,inancınız için ölmeyi bile göze alabiliyorsanız, sizi inancınızdan döndürecek şeylerle karşılaşmak ancak hoşunuza gitmeli. Zira, inanç kendi içinde, dış bir faktör olmadan, test edilebilecek Bir şey değil. Şeytan ise, Tanrı inancı taşıyan birine bu şansı veriyor!
Oruçlu ve şahane yemekler pişiren bir aşçının inancı, muhakkak ki berbat İngiliz yemeklerini yemek zorunda olan, sözgelimi bir Adanalı’dan,Fransız’dan daha sık test edilmektedir!
Cursed :
Ağu 31, 08 at 1:58 pmal pacino nun filmin sonunda neden hukuğu seçtiğini vs. anlattığı yerde ayrıca dikkatle izlenmeli bence:)
siminya :
Ağu 31, 08 at 11:19 pmAslına bakarsan bütün inançlı insanlar şeytandan nefret etmez bu sadece okumaktan uzak, dinde korku arzulayan bu nedenle allahı bile korku aracı olarak kullanan bir kesimin hatasıdır.
Dini pek çok kitapta şeytanın sadece tezgahın üstünde duran ekmek bıçağı olduğu ve onu alıp cinayet işleyenin insan olduğu izah edilir.
“Şeytandan korkmayın,onu dininizde ilerlemek için dinamo gibi kullanın, şeytan; siz imanda güçlendikçe etrafınızda dolaşacaktır, bu size güç versin eğer yanınızdaysa bilinki sizde onu rahatsız eden bir iman vardır” yazar din kitapları.Hatta eklemek gerekir din; şeytandan çok insan nefsinin yapabileceklerini anlatır.İnsanın kendine ve başkalarına yapacağı kötülüklerin yüzde 80′i nefis yani arzu kaynaklıdır.Şeytanın sesi, arzuların sesi yanında kaale bile alınamaz.
Ve…İnsanlar kitap okumadıkları için din kulaktan dolma bir korku hikayesi gibi yaşanır durur.
sevie :
Eyl 01, 08 at 5:19 amBen de her zaman şeytanın asıl görevinin insanları yoldan çıkmalarını destekleyerek, imanlarının inançlarının sınanmasıdır.
Şeytan Al Pacino’nun filmin sonunda dediği gibi “Kibir, en sevdiğim günahtır”. Kibirlenerek kendi hatalarının sorumluluğunu dahi alamayan insan, şeytanı günah keşisi ilan eder. Hataların sorumluluğunu başkalarına yüklemek en basit çözümdür. İnsanın içi rahatlar, yanlışı o yapmamıştır. Üstelik hatasını farkedip “Şeytan Yolundan” da dönmüştür. Dolayısıyla hatayı yapan insan masumdur
Şeytan’ın avukatı ben oldum bu sefer :p
Asıl şeytan günümüzde insanın kendisi, insanın içindeki nefis.
Barış Atasoy :
Eyl 01, 08 at 1:56 pm@Siminya:
Bundan sonra sana “hafız” diyeceğim:)
@sevie: şimdilik susma hakkımı kullanıyorum.
En çok işlediğim günah sloth,en sevdiğimse lust:)
siminya :
Eyl 02, 08 at 5:31 amYorumuma şöyle alıcı gözüyle baktımda hakkaten yatalak ali dergahında yetişmiş gibi yazmışım yav :)) hafız el siminyat-ül el-avrat