Usame Bin Ladin, World Trade’i yıkarak 21.yüzyılın büyük tarihi vakaları arasına adını yazdırdı. 11 Eylül hakkında sayısız spekülasyon yapıldı, ardı arkası kesilmeyen komplo teorileri uyduruldu.
Sevil Atasoy ne der bilmiyorum(!) ama katili arıyorsan nedeni olmayanları ele derler. Usame Bin Ladin’in geçmiÅŸte ABD hesabına çalıştığını bilmeyen yok. Afganistan’daki iyi iliÅŸkilerini büyük oranda Sovyet-Afganistan savaşına borçlu. Bu savaÅŸta CIA, üstü kapalı olarak müslüman gruplara para,silah ve eÄŸitim desteÄŸi saÄŸladı. Bin Ladin de, bu nedenle savaÅŸ sırasında Afganistan’daydı. Rusya dağılınca,Bin Ladin’e ihtiyaç kalmadı.
Peki Ladin gerçekte ne istiyor? Her ABD’linin ölmesini mi? Görünen bu olabilir, ama fazlasıyla amaçsız ve “romantik” bir hedef bu. Ladin, fanatik bir terörist deÄŸil. Attığı her adımı inceden inceye planlıyor. Dolayısıyla, böyle bir adamı intihar bombacısı fanatik bir terörist yerine koymak yapılacak en büyük aptallık olur.
Aslında hikaye Suudi Arabistan’da baÅŸlıyor. Ladin, Yemen’li bir aileden geliyor ama aile çok uzun süre önce Suudi Arabistan’a yerleÅŸmiÅŸ,inÅŸaat iÅŸine girmiÅŸ ve aldığı ihalelerle son derece nüfuslu ve zengin bir ÅŸirket haline dönüÅŸmüÅŸ.Usame Bin Ladin, Beyrut’taki kumar ve seks alemlerinden kafayı kaldırmaya baÅŸlayınca, ilk önce Suudi rejimini eleÅŸtirmeye baÅŸlamış ve nazikçe kapı dışarı edilmiÅŸ.
Ladin, Suudi’ler baÅŸta olmak üzere, dağınık,ABD yanlısı ve totaliter Arap rejimlerinden rahatsız. 11 Eylül, dolaylı da olsa, Araplara karşı İsrail’in elini güçlendirdi. Åžu an İsrail’in yayılma politikasını tehdit eden en büyük güç, İran. Yıkılmadan önce Irak da İsrail’in hoÅŸlanmadığı ülkeler listesindeydi. Tam istedikleri gibi, Irak dağıldı ve Kürtler bir yana, diÄŸer Arap ülkelerinde olduÄŸu gibi Sunni-Åžii çatışması çıktı.
OrtadoÄŸu’nun sürünmesinin temel nedeni de bu Sünni-Åžii çatışması. Birbirlerini yiyip durmaktan, İsrail ve ABD’ye karşı koyacak güçte bir birliÄŸe kavuÅŸamıyorlar; bunun sonucu olarak bölgedeki ülkeler tel tel dökülüyor. En son Irak düÅŸtü, ÅŸimdi sırada Suriye var. Suriye’nin parçalanması da oldukça kolay;İsrail ve ABD’ye kök söktürecek asıl kale ise İran.
Hemen herkes İran’ı bir Arap ülkesi zannetse de,İran’ın Araplıkla alakası bile yok. Nüfusunun yarısını Persler oluÅŸturuyor ve bu nüfus, büyük Pers medeniyetinin “kalitesini” hala taşıyor. Kalan nüfusun yarısı Türk, yarısı Arap (kabaca yani). Ayetullah Humeyni denen mahluk İran’ın başına Fransız-ABD iteklemesi ile geçirilmeseydi, bugün OrtadoÄŸu’da İsrail’in dengi bir İran devleti olacaktı. Bununla yetinilmeyerek, Irak ve İran’ın savaÅŸması da saÄŸlandı; doÄŸal olarak İran önemli bir yara aldı.
Åžimdi tablo enteresan: bölgede süper güç olmaya namzet, ama irili ufaklı sayısız Arap devleti ile uÄŸraÅŸmak zorunda olan İsrail var. Bunun yanında ABD eyaleti diyebileceÄŸimiz Suudi Arabistan ve BAE gibi devletler, adı olsa da, halkı ve devleti aç olan bir Mısır, Afrika’da ortamdan biraz uzak kalıp yine birbirini yiyen Fas-Cezayir-Tunus gibi eski Fransız sömürgeleri, geleceÄŸi iyi görünmeyen Suriye ve Pakistan gibi yarı-güçlü devletler bu tabloda yerlerini alıyor. İsrail’in en büyük düÅŸmanı ve denge unsuru olmaya aday tek ülke olan İran ise, ne İsrail, ne de Araplar tarafından seviliyor. Ona herkes düÅŸman…
Åžimdi hayal kurun: bütün Arap devletleri müttefik olmuÅŸ, son derece salakça olan Sünni-Åžii çatışmaları bitmiÅŸ, Suudi ve Emirliklerde yönetim devrilmiÅŸ. İran her ne kadar sevilmese de, bu ittifakta kendine yer bulmuÅŸ; zira ortak bazı amaçlar var (İsrail’i köÅŸeye sıkıştırmak, Irak’ı Arap devletleri ve İran arasında yeniden paylaÅŸtırmak, doÄŸalgaz ve petrol fiyatlarını ABD’den bağımsız olarak belirleyecek duruma gelmek)
Bu hem ABD, hem İsrail için “kıyamet senaryosu”. Peki Ladin, Che’nin Güney Amerika’da yapamadığını Araplar arasında yapabilir mi?
Neden olmasın? EÄŸer Lawrance Arapları Osmanlı’ya karşı kışkırttıysa, Ladin’de bunu deneyebilir.
DoÄŸrusunu isterseniz, çok da baÅŸarılı olabilir. Zira, adam bir savaÅŸ kahramanı ve “kafir” ABD’nin bile zarar veremediÄŸi bir efsane. Büyük bir askeri gücü ve parası var. OrtadoÄŸu gitgide daha huzursuz bir yer haline geliyor. Pakistan ve Suriye de pekala sıranın kendilerinde olduÄŸunun farkında. Filistin halkı, İsrail ile uzlaÅŸmaktan ümidi kesmiÅŸ durumda. Kısacası, Ladin’in peÅŸinden gidecek milyonlarca müslüman Arap var; tek sorun Åžii’lerle olan sorunları çözmek. Gerilla hareketi olarak baÅŸlayacak bir direniÅŸ, iyi örgütlenirse pekala Suriye ve Pakistan’dan baÅŸlayan bir devlet düzeyinde hareketle, diÄŸer Arap ülkeleri de Ladin’in, ya da onun fikrinin etrafına toplar.
Kısacası, Ladin artık terörist olarak o kadar korkutucu deÄŸil. ABD ve İsrail için asıl tehlike, onun Arapları birleÅŸtirme misyonunu yüklenecek bir müslüman kahraman haline gelmesi. Bu olur mu derseniz, orası biraz karışık. Arap toplumlarını organize etmek çok zor, hemen her grubun çok karmaşık çıkar iliÅŸkileri var. Buna raÄŸmen, belli bir noktadan sonra Suudi’ler de dahil olmak üzere o kadar köÅŸeye sıkışacaklar ki, ÅŸöyle bir bakınca fazla da alternatifleri yok gibi.
Popularity: 2% [?]




1 yorum
Ladin hakkında görüşlerine katılmıyorum maalesef.. Ladin’in misyonu Arap birliÄŸi ilan olamaz olsa bile bu birliÄŸin kurulması olasılığı Osmanlı’nın 1800′lerdeki dağılmama olasılığıyla eÅŸdeÄŸerdir. Ladin’in misyonu Amerika lehine çalışmaktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Bu konuda yeterince kitap okuduÄŸumdan biliyorum ki Ladın ve CIA ajanları SSCB’nin dağılmasından sonra bile temaslarını sürdürmüşlerdir yani ABD asla Ladin ile arasını bozmamıştır. Aksine Ladin’i SSCB’nin dağılmasından sonra bir görevde daha kullanacaklardır ki bu görev Amerika’nın Ladin ile birlikte güçlenmesi görevidir. Çünkü sadece SSCB’nin dağılması tek başına ABD için süper güç olmak demek deÄŸildi. Aksine yeni kurulan Avrupa BirliÄŸi ABD’nin süper güç olma yolundaki SSCB’den sonraki en büyük engeliydi. Amerika BirleÅŸik Devletleri ne olursa olsun AB’yi fazla öne çıkarmamalıydı gelecekte. Öyle de oldu.. Afganistan ve Irak operasyonlarıyla ABD “Ben tek gücüm istediÄŸim yere girerim.” dedi adeta. Üstelik AB’den bir “küçük” desteÄŸi aldı. Amacına henüz ulaÅŸmış olmasa bile Ladin’in görevi bitmek üzere. ABD artık AB’yi de silmek üzere bunun için artık Suriye, Mısır, Pakistan ve İran gibi küçük adımlar kaldı sadece.
Burada kesiyorum çünkü İran ABD’nin beklediÄŸi gibi küçük bir adım çıkmadı ve olaylar karıştı. ABD düşünce kuruluÅŸları tam Ladin’in görevi bitti derken İran çıktı karşılarına.. Göreceksiniz ABD bu iÅŸe de dolaylı da olsa Ladin’i bulaÅŸtıracaktır ve OrtadoÄŸudaki eyaletlerini saÄŸlamlaÅŸtırmaya çalışacaktır.