AKP, bu sefer Bekir CoÅŸkun bahanesiyle yeniden gündemde. Tayyip ErdoÄŸan bir kez daha, nezaket sınırlarını fazlasıyla aÅŸan bir laf ederek ÅŸimÅŸekleri üzerine çekti. Aslında “kıllı göbeÄŸini kaşıyan” filan gibi alıntılar yaparak Bekir CoÅŸkun’u mat edebilirdi ama bu inceliÄŸi -beklediÄŸim gibi- gösteremedi. (GöbeÄŸim yok denecek az, kıllıyımdır ama çok da kıllı sayılmam, biraz rejim ve epilasyonla bir dahaki seçimlerde oyumu CHP’ye filan veririm belki. Malum; onlar Türkiye’nin aydınlık yüzü filan, Türkiye’de demokrasiye yaptıkları katkılar(!) saymakla bitmez, bir iktidara gelseler Türkiye süper güç de olur ama benim gibi kıllı göbekler yüzünden gelemiyorlar)
Bunlar Türkiye’ye has “siyasi magazin” türünde haberler; zaten son habercileri de medya maymunu yaptık, ben Türkiye’deki durumu artık BBC’den filan takip edebiliyorum. Bütün paÅŸaların hangi takımı tuttuÄŸunu, en sevdiÄŸi ÅŸarkıları filan biliyorum ama (basında çalışırsam yaÄŸcılık yapmak için öÄŸrendim; artık bilmediklerimi Taki amcaya sorarım) örneÄŸin Genelkurmay’ın Irak planları, Türkiye’nin K.Irak’taki Kürt Devleti’ni tanıyıp tanımayacağını, tanımazsa ABD-K.Irak iliÅŸkilerinde nasıl bir ara yol izleyeceÄŸini filan öÄŸrenme ÅŸansım yok; çünkü bu tip haberler kimseyi gaza getirip küfür ettirtmiyor; dolayısıyla televizyoncu esnafı için haber deÄŸeri de yok.
Basının hiçbir dönemde bu kadar kalitesiz olduÄŸunu görmemiÅŸtim. Hani 80 döneminde bile yaÄŸ filan çekerken araya birkaç laf sokarlardı kendilerine hakim olamayıp, ÅŸimdi hepten zıvanadan çıktılar.
AKP’nin ekonomik politikasının -aslında politikasızlığının- nasıl tepemize çökebileceÄŸinin ya farkında deÄŸiller, ya da düÅŸük dolar kuru ve cüzdanlarındaki kredi kartları sayesinde ölümüne alışveriÅŸ yapabilen halk artık ekonomiye karşı ilgisiz.
Allah için, ihracatta anormal bir artış var. Öte yandan, cari açık da ondan daha büyük bir hızla artmakta. Bunun meali ÅŸu: eskiden biraz daha çok üretiyoruz ama artık yemeye doymaz hale gelmiÅŸiz! Bu arada, IMF ümüÄŸümüze çöktüÄŸü için, orayı burayı satıp bir yandan borç ödüyor, bir yandan tekrar borçlanıyoruz.
Finans sektörü filan kalmamış. (Zaten yoktu) Askerlerin bankası olan Oyakbank’da satıldı; anlayın yani durumun vehametini (OYAK normal bir ÅŸirket deÄŸildir; örneÄŸin devlet denetleyemez, neredeyse tüm vergilerden muaftırlar). Oyak banka satıyorsa, kalan yerli bankaların batmaması olası bile deÄŸildir. Zaman içinde bunlar da satılacaklar, onun için “neden kapı gibi Ziraat Bankasını sattılar” filan diye cart curt etmeyiniz; umarım henüz para ederken satarlar. Bugün tüm yerli bankaların sermayesi, enayi bir Avrupa bankasının sermayesi kadar bile deÄŸil, bakın ABD filan demiyorum bile! Tabi bunun vebali de AKP’nin deÄŸil; zamanında birleÅŸip adam gibi banka olabilirlerdi, ÅŸimdi Türkiye’yi satsanız Avrupa’da rekabet edebilecek bir banka kurma ÅŸansınız yok (Deutsche Bank’ın sermayesi Türkiye’nin birkaç yıllık GSMH’sinden fazla!)
Borsa da yabancıların elinde, sebebi de basit ve cevap yine “paranın olmaması”. Adamlar halka açılmış ÅŸirketlerden beÄŸendiklerini satın alabiliyorlar, çünkü bizim yerli sermayenin o ÅŸirketleri satın alacak parası yok.
Bu AKP’nin suçu mu? DeÄŸil. Özel sektörü tırpanlayıp, kendi adamlarını seneler boyunca devlet eliyle yemlersen, iÅŸte böyle güdük ÅŸirketlerin olur. Sonra ÅŸekil olsun diye borsa filan kurar, kapitalizm oyunu oynarsın. Bu arada, ihracat filan yapan ama “yeÅŸil sermaye” olan (ki bunlar devletten beslenmeyen gerçek kapitalistler ve paralarını Suudiler filan vermiyor) gerçek kapitalistleri arasıra oyarsın, oyarsın ki, senin adamın olmayanlar zengin olmasınlar.
Peki bu manzaradan kimler sorumlu? “Devlet bizim” diyen bürokratlar ve “nasıl olsa 5 sene sonra gidiyoruz, cebimizi dolduralım doldurabildiÄŸimiz kadar, aman bu sırada kimseyi ürkütmeyelim, başımıza bir iÅŸ filan gelmesin” diyen siyasetçi esnafı.
AKP’nin suçu, bürokratlara sonunda teslim olmaları. Medya önünde kiÅŸilerle dalaşıyorlar ama, kurumlara, geleneklere kafa tutamıyorlar.
%47′yle geldiniz, daha ne istiyorsunuz?
Bürokrasiyi küçültüp bürokratları memur haline getirin, etrafını çevirip 5 metre duvar ördükleri arazilerini halka satın, YÖK’ü kaldırın, demokratik bir anayasa yapın. Yapabilir misiniz, yoksa biz yaparız ama Müsaade etmiyorlar ki diye sızlanacak mısınız?
Bunları söylemek için daha erken. Olacakların sinyallerini 3-5 ay içinde almaya baÅŸlarız.
AKP bu reformları yapamazsa, Türkiye’de ekonomi çok geçmeden iniÅŸe geçer. Sonra binbir türlü müsibeti hep beraber yaÅŸayarak görürüz. Zira ekonomi istikrar filan deÄŸil, demokrasi ister. Benim can güvenliÄŸim yoksa, devlet malıma el koyar ya da abuk sabuk bir vergi çıkarıp beni batırır mı diye korkarsam, neden burada ticaret yapayım ki? İnsanlar, yarın darbe olur mu, ABD ile K.Irak’ta savaÅŸa tutuÅŸur muyuz türünden korkulara kapılırsa para da harcamazlar, yatırım da yapmazlar. Parası olan Türkiye’de bile durmaz; zaten zenginlerin çoÄŸunun baÅŸka ülkelerde evleri, hatta çeÅŸit çeÅŸit pasaportları var, “aman bir ÅŸey olursa” diye.
Korkum, AKP’nin de bu siyasi magazin meselesine alışmış olması.Matah birÅŸeymiÅŸ gibi derler ya “siyaseti öÄŸrendi” diye (siyaset bilimini öÄŸrendi, ilim irfan sahibi adam oldu diye söylenmez bu; mesela Demirel gibi çok konuÅŸup hiçbirÅŸey söylememe sanatını icra edebilenler için söylenir!) iÅŸte AKP’de bu zanaati icra etmeye baÅŸladı gibime geliyor; ki son bir senedeki performanslarını özellikle kötü buluyorum; İran’la yapılan sürpriz anlaÅŸma dışında.
Aslında kızgınlığımın en büyük nedeni, Zafer Üskül gibi adamların yine geride bıraktırılması. Bir anayasa profesörünün, üstelik aydın bir adamın, cumhurbaÅŸkanı olması çok şık olurdu. Olamaması da çok önemli deÄŸil; ama en azından adalet ya da içiÅŸleri bakanlığı verilmezse “yuh!” derim; ve görünen o ki, diyeceÄŸim.
Popularity: 2% [?]




Hiç yorum yok; hadi birşeyler söyleyin!