pic351.JPGŞekil disiplinini çok severiz. Yok; herşey bir düzen-nizam içinde olsun, ne bileyim binaların dış cepheleri, kaldırımlar güzel olsun, şehir bir halta benzesin anlamında söylemedim. Bunları istemeyiz. “Köylüyüz ondan, göbeğini kaşıyan ayı çok bizde” diye müthiş bir sosyolojik tesbit yapmayacağım. Sorun köylü olmak da değil; biz daha yerleşik düzene geçemedik! Nitekim Avrupa köyleri filanda bizim köyler gibi tapon değil. Köye gidiyorum mesela; bazı evler var bahçeleri cennet kimi, kimisi de -çoğunluğu- eşsiz çirkinlikte. Zira biz Osmanlı’nın görmüş geçirmiş, çapaçul olmayan halkını defettik, elekte kalanları da “yerli mallar haftası” gibi şeylerle uyuttuk. Zengin olmak, adam gibi giyinmek ayıp ve günah sayıldı, fakirliğin namusu türünden saçmalıklarla uyutulduk. Sonra Sovyetler’in çöküşü gibi, “kapitalizm görünümlü memur diktasının” bazı kaleleri 80′den sonra çöktü; estetik yoksunluğunun yerini iğrenç, yoz ve sefil bir Arap-ABD sentezi aldı.

Çocukluğum iğrenç ilkokul forması ile geçti; ben güzel bir çocuk filan değildim ama en güzelimiz bile böceğe benziyordu o formalar içinde…

Robert Fink’in bir arkadaşının dediği gibi, hepimizin beyninin içinde küçük bir general var. Katiyen özdisiplin sahibi bir millet değiliz; herhalde bu suçluluk duygusunu bastırmak için, askerliğin gerektirdiği disipline filan sahip olmadığımız halde, “şekil”kısmını hayatın her alanına sokmayı pek bir seviyoruz!

Evimin hemen yanında okul var. Okul müdürü, bayrak törenlerinde kendini orgeneral zannediyor.

Çocuklar ortada böcekler gibi dolaşıyorlar çirkin üniformalar içinde.

Bir erkek çocuğu, askere gidene kadar 14 sene üniforma içinde kalıyor. 1.5 sene de askerlik deyin; hayatının askerlik bitene kadar olan kısmının neredeyse dörtte üçü.

Sonra birileri ondan birey olmasını, yaratıcı olmasını bekliyor. Aslında bu ortalıkta söylenen şey; gerçekte herkesin istediği robot gibi çalışan, koyun gibi itaat eden, öküz gibi hizmet eden kitleler.

Özel isimlere bile Türkçe kelime uydurmaya kalkanlar var ya, neden üniformaya Türkçe bir karşılık bulamadılar, merak eder dururum!

Oysa çok basit. Uniform işte. “Tek tip” yahu!

Hani Mao’nun kıyafet devrimi gibi!

Ne dersiniz aslanlar, tektip olsun mu üniformanın adı?