Dyo Nanomat faciası

nanomat.jpgBahsettiğim gibi, iki gündür evi boyuyorum, ancak pek hızlı gittiği söylenemez…

Sebebi, Dyo Nanomat. Boyada nanoteknolojiye inanmıyorum. Çok araştırmış da değilim, ancak bir fizikçi bana izah etmedikçe, boyanın kiri ışıkla attığına inanmam çok güç.

“Nanolu boya” -boyacının biri böyle diyordu Bauhaus’da- alacağım yoktu. Annem çok merak ettiği için, benim evi test amaçlı kullanmaya karar verdim. Lakin, yıllar içinde birazcık olsun bilgelik kazanmış olmalıyım ki, bu yeni boyadan sadece bir kova aldım.

Rakiplerinden %40 filan pahalı (onlarda “nano yok”). Ha 25, ha 37 diyerek aldım. Hatta, kimsenin kullanmadığını bile bile -ki Dyo’da biliyor ve hesabını buna göre yapıyordur- astar da aldım; Dyo Albin. Albino hakkaten, su gibi Bir şey. İtinayla sürdüm. 24 saat bekledim. Bir izzet-i ikram Nanomat’ı açtım. Renk güzel. Boyacı hesabı yapmayıp aynen talimatlar miktarında sulandırdım, kollarım çıkana kadar karıştırdım.

İlk katı sürdüm, bana mısın demedi. Aynen dedikleri gibi, ışıkla temizledi sanki kendini. 2. kat için 3-5 saat bekledim, geldiğimde ne hikmetse kovadaki boya bembeyaz olmuştu! Vardır bir nanosu diyerek tekrar karıştırdım,boyadım, bu sefer biraz kapar gibi oldu ama her yer dalga dalga!

Normalde 2.katta duvarın ümüğünü sıkmalıydı Nanomat. Öyle olmadı, beni sıktı. Ha gayret diyerek üçüncü katı attım; alttaki boya hala göz kırpıyordu. Duvarlar yine dalga dalga…

Çok koyu oldu herhalde, biz yine boyacı işi yapalım dedim. Bastım suyu. Dördüncü kattan sonra duvarlar hala dalga dalga, boyada bitti zaten.

Anlaşılan Nanomat’ın nanosunu çok pigmentini az koymuşlar. Pek sevimsiz bir tecrübe oldu tabi. Nano olayına tövbe ettim. Diğer odalar için, geri teknoloji, annemin boyasından alacağım. Eskiden Dyo’ya sempatim vardı, 4 kat boyadan sonra uçtu gitti. Bir daha alsam alsam tinerini alırım, o da en ucuzuysa-ki değil…

Hayır, boya kazması da değilim. Bırakın duvarı, araba ve deniz motoru boyamışlığım var. Üstelik kimyasallar konusunda özenirim de, arabayı boyarken verdiğim sipariş listesini satıcı anlamamış, Akzo Nobel Türkiye’ye telefon etmiştim. Üstüne de, “nerden gördünüz bu malzemeleri?” diye sorguya çekilmiştim.

Kıssadan hisse: bilmediğiniz şeyi önce bir başkasına denetin!

(Bu arada Bauhaus’dan 37 küsura aldığım Dyo Nanomat’ı 4.Levent’te Renk Dekorasyon diye biryer 28 civarına satıyor. Bauhaus’u ucuz sananlara duyrulur)




8 yorum “Dyo Nanomat faciası”

  1. can :

    Haz 10, 08 at 4:07 am

    Boya işinden pek anlamam ama yakın zamanda evde yapıldığı için şunu öğrendim: Camlar açık olduğunda boya duvarda, dalga dalga oluyormuş. Evin içindeki keskin kokudan dolayı sormuştum.

  2. Barış Atasoy :

    Haz 10, 08 at 4:18 am

    Evet doğru. Onun için camlar kapalı, hatta odanın kapısı bile kapalı yaptım ancak sonuç aynı.

  3. Dite :

    Haz 13, 08 at 2:16 pm

    Son derece doğru bir çıkarım yapmışsınız. Nano olayı tamamen yalan.

    Efendim “şeffaf kir”‘ler (parmak izi) eğer güneş ışığı veya florasan (UV’e ihtiyacınız var) ışığına mağruz kalırsa parçalanıyormuş. (Kısaca gevşiyor silmek kolay olur :P )

    Zaten hep duvarlarıp parmak izleri ile dolu birgün baskın falan olur diye hep korkmuşumdur :P

  4. morclient :

    Tem 20, 08 at 5:20 am

    Boyadığınız duvarda daha önce hangi renk vardı? Daha önceki boyanızı hatırlıyor musunuz? sentetik mi yoksa su bazlı mı? Ve aldığınınz ürün ne renkti?

    Yıllarca emek harcanarak üretilen bu ürünün sizin söylediğiniz gibi kotu olduğuna inanmıyorum.Dyo bu teknolojiyi birçok firmayada vermiş durumdadır.Örneğin arçeliğin parmak izi bırakmayan buzdolabı gibi? Kaldı ki kutuların üzerinde ücretsiz danışma ahtları var ve Türkiye’nin neresinde olursanız olun size ulaşarak sorununuz varsa çözerler

  5. Nurettin :

    Tem 31, 08 at 6:09 am

    Sayn Bar Atasoy
    Firmamzn gelitirmi olduu Nanoteknolojik rnleri gerek Avrupada gerekse Trkiyede Patent almtr.Trk Patent Enstits rnn vaad ettiklerini ltrmek amacyla Avusturya patent Enstitsnde testlere alnm ve doru olduu kantlanmtr.
    Bu anlamda yaadklarnzn kaynan tesbit edebilmek iin yzeylerinizde inceleme yapmamz gerekmektedir.letiim bilgileri Ambalaj zerinde mevcuttur.Ltfen iletiime gemenizi rica ederiz.
    Nurettin Tadelen
    Tel:0262 754 75 60
    Dahili184-185-186

  6. Barış Atasoy :

    Tem 31, 08 at 8:24 am

    İlginiz için gerçekten teşekkür ederim Nurettin Bey…

    Son durum şu; boyadan yaklaşık 2 gün sonra dalgalar bir hayli azaldı. Ancak kısmen hala var. Ayrıca 3 kat sürdüğüm yerler kapanmadı.

    Sanırım yeni nesil boyaların böyle bir derdi var. Nanomattan sonra denediğim Dulux tam bir kabus oldu, 4 katta bile kapanmayan yerler oldu. Marshall’ın silikonlusu da beni aynı şekilde şaşırttı. Son olarak Kale’yi denedim; salonda yine “nano bazlı” -sanırım Kalia- denedim; açıkçası istediğim sonucu alamadım ama en rahat ettiğim de bu oldu.

    ..ta ki,Kale’nin “klasik” plastiğini koridorda kullanana kadar…

    Diğerlerinin yarısı kadar fiyat etiketine sahip bu boya, 2 katta bile eşya giriş çıkışından oldukça pislenen duvarları kapatmayı başardı.

    Bu sırada, Kale’nin kutusundan 2 sene önce bitmiş bir kampanyanın kartı çıktı!

    Kafama takılan şu oldu: sorun sadece Nanomatta değil. Özellikle hemen her markayı denedim,hepsi sorunluydu. 2 sene önce biten kampanyanın kartının çıkması, boyaların çok eski olduğunu düşündürttü. Acaba bir son kullanım tarihi yok mu?

    Doğrusunu isterseniz, artık iş işten geçti. Ev boyandı ve yerleşti. Ben de bundan böyle klasik plastikleri kullanmaya karar verdim.

    Ama gösterdiğiniz ilgi sayesinde DYO’yu bir kenara yazdım. Hala nanoteknolojinin gözle görülür faydası olduğunu -boya konusunda- sanmıyorum. Moleküler düzeyde küçük reaksiyonlar olduğundan eminim, ama bunun gözle görülür bir sonucu olduğunu düşünmüyorum. Görmek inanmaktır. JB Weld filan gibi etkili demolar görmediğim sürece, mucize kimyasallara inanmıyorum. Hatta, Power Up demosu gibi hileli demoları da deşifre edecek kadar uyanık olduğumu düşünüyorum.

    Kaldı ki, bu çok da önemli değil.

    Herşeyi doğru da yapsanız, birileri yine de tatmin olmayacaktır.

    Şimdiye kadar tüketici haklarımı kullanmak konusunda son derece hırslı şekilde mücadele etmiş biriyim. Türkiye’de çoğu şirketin ne kadar ilgisiz ve lakayt olduğunu da çok iyi biliyorum.

    Benim için önemli olan,DYO’nun konuyu takip etmiş olması. Memnun kalmama riski her üründe var,ama en azından ciddi bir sorunla karşılaştığımda,DYO’yu muhatap olarak karşımda bulabileceğimi düşünüyorum.Bu üründen daha değerli birşey.

    Bu dakikadan sonra yapacak birşey yok; ama nezaket gereği arayacağım. En azından, ürün bozuksa satıcı bu konuda uyarılır ve başkaları bu durumu yaşamamış olurlar.

  7. ertan daşdemir :

    Eyl 11, 08 at 12:42 pm

    bn selçuk yaşar boyacılık lisesinde okuom yani dyo durmuş yaşar oquları nano teknolojisi gercek gerçek olmasaydı zaten tutlmazdı su anda en güzel boyalardan biri dyo nano silikonlu bunlaran daha kaliteli boya yapılmıo

  8. hatice demirel şahin :

    Kas 04, 08 at 1:36 pm

    Nurettin bey’in de bildirdiği gibi, dyo nano patentli bi ürün ve uygulama bayileri tarafından üretildiği andan itibaren en çok tüketilen ve tercih edilen marka. Ben bi toptan bayinin elamanıyım, Günlük satış miktarını çok iyi biliyorum ve aynı zamanda teknik problemlerle de ilgileniyorum. Ben bu ürünle ilgili inanın hiç şikayet almadım. Yine belirtildiği gibi teknik servise durumla ilgili bilgi verseydiniz gün içinde hemen size yardımcı olabilirlerdi.


Siz de birşey söyleyin!