Fındık kazaları

Normalde fındık toplamak statik ve sıkıcı bir iştir. İlk üç günden sonra artık hiçbirşey Orijinal filan gelmez; artık tüm böceklerle zaten tanışmışınızdır!

Gelgelelim,dünyanın en şanssız adamlarından biri olduğum için, bazen fındık toplamak bile macera haline gelebiliyor. Bugün, beni bile şaşırtan tuhaf birkaç olay başıma geldi; daha da iyisi bunların hepsinin 1.5 saat gibi kısa bir sürede olması!

Arazinin içinde “rampa” denilen biryer var. Gerçekten de, V1 roketlerinin fırlatma rampaları ile hemen hemen aynı açıda! Bu alana herkes inip çıkamadığından, oradaki fındığı da “deneyimli” günlükçüler topluyorlar. Lakin arazi sahibi olarak, onları denetlemek(!) ve toplanan fındığı çuvallamak gibi sorumluluklarım bulunmakta.

Bunları ulvi sorumlulukları ifa etmek üzere “rampaya” inmiştim. O esnada bir sığır otlamaktaydı. Aslında ben kendisini inek sanmıştım; (insanlık hali; bazen de sığırları insan zannetmiyor muyuz!) fakat konuşmalar arasında hazretin sığır olduğunu işittim. Arkam sığıra dönük çuvalın ağzını bağlarken korkunç bir ses işiterek arkama döndüm ve yerimden bile kıpırdamadan yan dönüp öne kaykıldım; böylece sığır beni ıskalayarak birkaç metre kaydı. Olayın tamamı boyunca soğukkanlı davranmış olmama rağmen, titreyerek bir sigara yaktım ve oturdum.

Aradan çok geçmeden, teftişe devam etmek üzere Hummer’ın bile çıkamayacağı diklikte arazinin kenarından yürümeye başladım. Birsüre sonra, düz yolda yürür gibi rahat yürüdüğümü farkettim ve cıvıdım. Çok geçmeden ayağım kaydı ve zaten aramda 1-2 metre olan dikenli tellerle donatılmış çite doğru kapaklandım, sanırım sığırın ahı tuttu!

Neyseki 2-3 senede bir kendimi sağlam bir şekilde doğrayıp tetanos aşısı olurum; üstelik teller de bu sene çekildiğinden paslı değillerdi. Az bir miktar kanadım tabii; bu arada dikenli telleri artık bayağı kör yapıyorlar; çocukken bir keresinde takılmıştım da neredeyse kerpetenle sökmüşlerdi beni!

Atlattığım badirelerden sonra, arazinin hemen yanındaki çeşmeye indim. Su sesi ile rahatlamak, biraz su içip elimi yüzümü yıkamak ve sigara içmek gibi masum istekler içerisindeydim. Ne halt etmeye tabanı dümdüz ayakkabılar giydiysem, çeşmede kayarak kurnaya düştüm. Tahmin edeceğiniz üzere, içerisi hiç de temiz değildi. Bu arada sigaralar ıslandı, daha da kötüsü Zippo suyla doldu. Kıssadan hisse, sulak yerlerde Zippo’nuzu iyi muhafaza edin!




3 yorum “Fındık kazaları”

  1. ras0ir :

    Ağu 10, 07 at 1:30 pm

    geçmiş olsun :)

  2. Barış Atasoy :

    Ağu 10, 07 at 1:41 pm

    sağol:) sığırlarla başım daima derttedir zaten;)

  3. cihan :

    Ağu 10, 07 at 3:41 pm

    valla çok geçmiş olsun. bu yüzden köydeki tarla işlerinden uzak duruyorum :)


Siz de birşey söyleyin!